İndirme linki:
*Link aracılığı ile dergimize ulaşamayan okurlarımızın, bu haberin altına mail adreslerini yazmaları yeterlidir. Dergi kendilerine mail yolu ile ulaştırılacaktır.
İndirme linki:
*Link aracılığı ile dergimize ulaşamayan okurlarımızın, bu haberin altına mail adreslerini yazmaları yeterlidir. Dergi kendilerine mail yolu ile ulaştırılacaktır.
Posted in HABER KÖŞESİ
Posted in TÜRK SİNEMASI ANKETLERİ
Değerli oylarınız ile sonuçlanan “Türk İzleyicisi, Türk Sineması’nı Sahipleniyor Mu?” adlı mini anketimizde en çok oy alan şık, oyların %65.89’unu alan “Hayır” olarak belirlenmiştir. Oylamaya katılan okurlarımızın yarısından çoğu, Türk izleyicisinin Türk Sineması’nı sahiplenmediğini düşünmektedir.
Kullanılan Toplam Oy: 302
Hayır 65.89% (199 oy)
Evet 34.11% (103 oy)
Karşılıklı fikir alışverişi yaparak bu sonucu değerlendirmek adına, anket sonucu ile ilgili yorumlarınızı bekliyoruz efendim…
Posted in MİNİ ANKETLER

1- Çocukluk yıllarınızdan kısaca bahseder misiniz? Sanata ilginiz hangi yaşlarda başladı?
Mehmet Bulduk: Esnaf bir ailenin çocuğu olarak İstanbul’da dünyaya geldim. Ailem beni çocuk oyunları izlemem için tiyatroya götürürdü. Arkadaşlarımla kurduğum oyunlar hep, tiyatro tarzında olurdu. Onlara taklit ve muzipçe hareketlerde bulunurdum. Benim bu halime çok gülerlerdi, birlikte eğlenirdik. Okul yıllarımda müsamere çalışmasıyla tanıştım. Ortaokul son sınıfta Türkçe öğretmenimin beni keşfetmesiyle içimde bastırılmış yetenek ortaya çıktı. Eskiden Liseler arası tiyatro yarışmaları vardı. Okulumuzda bu yarışmaya katılmak için hazırlıklara başlamış. Türkçe öğretmenimiz, ortaokul ve lise bölümünde okuyan bütün öğrencileri, yetenek sınavına sokarak başaracağına inandığı öğrencileri seçerek takımını oluşturdu. Bu takımın içinde bende vardım. Çok heyecanlıydım. Provalar yapıldı, gösteri günü geldi çattı. Sahneye çıktık, işte ne olduysa o zaman oldu. Bu işin eğitimsiz olmayacağına inandığım için Şehir Tiyatrolarının kursiyer çocuk bölümüne ailem kaydımı yaptırdı. Ben artık mesleğimi buldum dedim. Deyiş o deyiş, hala sahnelerdeyim. Okuldaki ilk amatör oyunum Moliere’nin “Cimri” adlı oyunu. Bu mesleği seçmeme neden oldu.
2) Sinema ve dizi kariyeriniz öncesinde bir tiyatro geçmişiniz var. Okul yıllarınızdan ve oyunlarınızdan bahseder misiniz?
Mehmet Bulduk: İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü mezunuyum. Bölüm Başkanımız ve sahne hocam Sayın Yıldız Kenter’dir. Kendisinden çok şey öğrendim. Konservatuarda her yıl sergilenen gösterilerde okula ilk girdiğim yıldan mezun olana kadar bütün oyunlarda rol aldım. Bu oyunları hocam Yıldız Kenter yönetti. Oynadığım oyunlardan bazıları şunlardır: Brian Friel’in yazdığı “Ver Elini Yenidünya”, Shakespeare’in oyunlarından birer kolaj çalışması ve Anton Çehov’un “Martı” adlı oyunu v.b.
*Resme tıklayarak büyütebilirsiniz.
3) Sinema kariyeriniz nasıl başladı? Hatırlıyorsanız, ilk set gününüzü anlatır mısınız?
Mehmet Bulduk: Şehir Tiyatrolarında yevmieli oyunculuğa başlayıp gece oyunlarında rol alınca, tiyatrodaki ağabeylerimiz, sinemada çalıştıkları yönetmenlerle beni tanıştırdılar. Şehir Tiyatrosunda ilk oyunum “Yunus Emre”dir. 1974-1975 sezonu… İlk filmim Cüneyt Arkın’ın oynadığı “Yarınsız Adam” (Remzi Jöntürk). İlk set günüm de çok heyecanlı ve aşırı dikkatliydim. Hata yapmak istemiyordum. Bunu fark eden yönetmen beni rahatlattı, bol provalı bir çalışmadan sonra çekime geçildi. Yönetmen çıkardığım işten çok memnun kaldı. O anı unutamam.


4) Tiyatro kökenli genç bir oyuncu olarak, sinemada ne tür zorluklarla karşılaştınız?
Mehmet Bulduk: Yeşilçam piyasası tiyatro sanatçılarına, sinemada pek rağbet etmezdi. Şimdiki gibi değildi durum. Şimdi tam tersi, tiyatrocu değilsen hiçbir işte çalışamazsın. Yeşilçam da önce filmciler, sonra tiyatro oyuncuları gelirdi. Bunun sıkıntısını yıllarca çektim.
5) Çalışma disiplini açısından kendinizi nasıl değerlendiriyorsunuz? Rolü üzerine düşünen bir oyuncu muydunuz yoksa her şey sette başlayıp sette mi bitiyordu?
Mehmet Bulduk: Rolümü ince eler sık dokurum. İşkolik bir yanım vardır. Yorgunluk nedir bilmem, çılgınlar gibi çalışırım. Bir çalışmaya girdiğim zaman, asosyal bir insan olurum, rolümü ortaya çıkarana kadar. Rol hazırlığımı son dakikaya bırakmam, sete ezber giderim. Ezberlemek, tiyatronun vermiş olduğu bir disiplin. Onun için sette bana sufle vermezler.

6) İzleyicilerimiz sizi ağırlıklı olarak Şener Şen ve İlyas Salman ile birlikte oynadığınız Erkek Güzeli Sefil Bilo ve Ferdi Tayur ile birlikte oynadığınız Benim Gibi Sevenler adlı filmlerden tanıyor. Bu filmlerle ilgili anılarınızı ve sizin için ne ifade ettiklerini anlatır mısınız?
Mehmet Bulduk: Bu her iki filminde bende özel bir yeri ve anısı var. Şehir Tiyatrosunda Münir Özkul ve Şener Şen ile oyunda beraberiz. Bir gün Münir Özkul bana, gel seni Ertem Eğilmez’e götüreyim dedi. İlyas Salman da Şehir Tiyatrosundaydı, hep beraberdik. Ertem Eğilmez’in Gümüşsuyu’ndaki evine gittik, beni tanıştırdılar. Ertem Eğilmez beni görür görmez, İlyas Salman’ın filminde rol verdi. Ben teşekkür ederek senaryomu alıp dışarı çıktım. Sinema yapımcıları artık Mehmet Bulduk ismini iyi biliyorlardı. Hulki Saner “Benim Gibi Sevenler” filminde oynamam için teklif getirdi, beni sinemada çok tutardı. Onun için özel bir oyuncuydum. Aramızda böyle güzel bir elektrik oluştu.
7) “Keşke oynamasaydım” dediğiniz ve “keşke o filmde ben de oynasaydım” dediğiniz filmler var mı?
Mehmet Bulduk: Ben sinema da ve televizyonda da hep seçici oldum. İyi işlere imza attım. Keşke oynamasaydım dediğim bir iş olmadı. Yaptığım bütün işleri severek yaptım.
8 ) Sitemiz sinemamızın Üçüncü Adam’ları, emektarları üzerine bir site. Bizler çalışmalarımızda sıklıkla, onların hak ettikleri değeri göremediklerinden bahsediyoruz. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Mehmet Bulduk: Bu düşünceye katılmamak mümkün mü? Benim gibi çok yetenekli bazı oyuncular her nedense hak ettiği yere gelemedi. Bunun adı belki beceriksizlik, belki de kısmetsizlik, adını koyamadığım bir şey. Şunu çok iyi biliyorum ki, hangi projede rol aldıysam oynadığm rolle hep akılda kaldım, adımdan söz ettirdim piyasada.

9) Mehmet Bulduk olarak, hayal ettiğiniz yerde misiniz? Sitemiz aracılığı ile bu mesleği yapmak isteyen okuyucularımıza söylemek istedikleriniz var mı?
Mehmet Bulduk: Ben şu an bulunduğum yeri hak ettiğimi düşünmüyorum. Çok daha iyi olabilirdi, çünkü öyle bir yeteneğim. Ben şu an piyasada “star” olan oyunculardan bin kat daha iyi bir oyuncuyum.
Bu işi yapmak isteyen genç yeteneklere tavsiyem, seviyorlarsa bu mesleği seçsinler. Fedakarlık yapacaklarsa, açlığa, tokluğa katlanacaklarsa, sabırlılarsa yapsınlar. Bu özelliklere sahip değillerse bu mesleği seçmesinler. Sonra acı çeker ve üzülür, dönüşü olmayan bir yola girmiş olurlar.
10) Şu an ne yapmaktasınız? Sinema filmi ya da dizi olarak yeni projeleriniz var mı?
Mehmet Bulduk: İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Sanatçısı ve Seslendirme Yönetmeni olarak halen görevime devam ediyorum. Şu an sinema ve dizi projem yok.
Özel olarak adıma hazırladığım, resmi bir internet sitem var: www.mehmetbulduk.com
Bir sonraki konuğumuz: Nilgün Kasapbaşoğlu
Posted in RÖPORTAJ KÖŞESİ
Bugün Üçüncü Adam 4. yaşına bastı. Geçen süre içerisinde bizden ilgi ve alakasını esirgemeyen tüm takipçilerimize teşekkürlerimizi sunarız…
4. yaşımızla birlikte Üçüncü Adam, sizlerle her ay bir “e-dergi” armağan ediyor. Biz bu şekilde, düzenli bir arşiv çalışması yapmış olmanın yanı sıra, okurlarımızın bilgisayarında saklayacağı, canı istediğinde okuyup, arkadaşlarına yollayabileceği bir dergi de oluşturmuş olacağız…

Üçüncü Adam dergimizin ilk sayısını aşağıdaki linkten ücretsiz indirebilirsiniz. Şubat ayını bitirdiğimizden, ilk sayımız “Mart 2012″ sayısı olacak. Dergimizde eski çalışmalarımızın yanında, sitemizde hiç yayınlanmamış çalışmalarımız da yer alacak. Sonraki sayılarımızda, sitemizin konuk yazarlar bölümündeki yazar arkadaşlarımızın yazılarına da yer vereceğiz. Böylelikle, bizlerle gönül birliği yapmış olan tüm okurlarımızla iletişimimiz daha da sağlamlaşacak…
İndirme linki:
*Link aracılığı ile dergimize ulaşamayan okurlarımızın, bu haberin altına mail adreslerini yazmaları yeterlidir. Dergi kendilerine mail yolu ile ulaştırılacaktır.
Paylaşımlarla dolu güzel bir senemiz olması dileğiyle!
Hatırlanmaya değer herkes için…
Üçüncü Adam.
Posted in ÜÇÜNCÜ ADAMLAR

Karakterin Adı: Şakir’in Annesi
Karakteri Canlandıran: Nezahat Tanyeri
Karakterin Amacı: Oğlunun hizmetçi parçası ile birlikte olmasına engel olmak.
Şu An Ne Yapıyor?: Oğlu evlendikten sonra kaynanalık mücadesi başlattı. Ayrılmaları için elinden geleni yapsada başarılı olamadı.
Şakir’in Annesi diyor ki:
Amir: Anne! Anne kalk!
Anne: Hıı? Ne var?
Amir: Anne, ben Hacer ile evlenmeye karar verdim.
Anne: Aaa! Tu Allah boyunu devirsin senin! Giitt! Gitt! Benim senin gibi oğlum yok bundan sonra! Ahh! Ahh! Yazık oldu emeklerime! Aslan gibi evladım hizmetçi parçası ile evlenecek!
Amir: Doğru konuş! Hanımefendi yapıcam onu!
Anne: Nee?! Ölürümde vermem seni o sürtüğe anladın mı?! Hııı?!
Amir: Sana fikrini soran yok! Evlenicem! Süprüntü değil o! O bir hanımefendi…
Anne: Gözün kör olsun inşallah! Sürün! Kenarın o…pusu ile değiştir ananı! Kan işersin inşallah! Çarpılırsında böyle olursun.
Amir: Lan sen benim başıma belamısın?!
Anne: Ahh! Yapma! Dur! Öldürücek beni! Yetişin komşular oğlum delirdi. Öldürecek beni imdaat! Ahh ümmet-i Muhammed kurtarın beni! Kurtarın komşular! Ahh! Ahh! Çıldırdı! Çıldırdı! Allah rızası için kurtarın beni! İmdaat! Komşular kurtarın beni! Çıldırdı bu çıldırdı! Allah rızası için!
Posted in UNUTULMAZ KARAKTERLER

Ünlü Yönetmen Yusuf Kurçenli (65), tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. 1,5 senedir kanserle boğuşan ve dün akşam rahatsızlanan Kurçenli, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
1947′de Rize doğumlu olan Yusuf Kurçenli, İstanbul Üniversitesi Gazetecilik bölümünden mezun oldu. 1973 ile 1980 arasında TRT’de yapımcı ve yönemen olarak çalıştı. İlk filmi ‘Ve Recep Ve Zehra Ve Ayşe’yi 1983′te çekti. Ölmez Ağacı, Merdoğlu Ömer Bey, Gramafon Avrat, Gönül Garip Bir Kuştur, Karartma Geceleri, Çözülmeler, Gönderilmemiş Mektuplar adlı yapımları ile Türk Sineması’nın unutulmazları arasına giren yönetmen, son filmi Yüreğine Sor‘u 2009′da perdeye getirdi.
Kurçenli’nin yönettiği filmler: Yüreğine Sor (2010), Gönderilmemiş Mektuplar (2002), Antika Talanı (1997), Aşk Üzerine Söylenmemiş Her şey (1995), Çözülmeler (1994), Karartma Geceleri (1990), Raziye (1990), Gönül Garip Bir Kuştur (1989), Gramofon Avrat (1987), Merdoğlu Ömer Bey (1986), Ölmez Ağacı (1984), Ve Recep Ve Zehra Ve Ayşe (1983).
*http://www.stargazete.com
Posted in HABER KÖŞESİ

*Karakaş, 1960 yılından itibaren Yeşilçam’da jön karakter rollerinde oynamaya başladı. Önemli filmleri arasında; Çanakkale Aslanları, Kocamın Nişanlısı (Sadri Alışık, Gönül Yazar ve Çolpan İlhan‘la beraber), Bir Dağ Masalı (Türkan Şoray’ın ağabeyisi rolünde), Başımı Belaya Sokma (Eşref Kolçak’la), İyi Aile Çocuğu, Şark Bülbülü, İnek Şaban (Kemal Sunal ile) gibi filmleri sayılabilir. STV’de Sır Kapısı, TGRT’de birçok dizide, Berivan adlı dizide Merdan Ağa roluyle Sibel Can ile beraber olmak üzere birçok TV dizisinde rol aldı ve çalışmalarına devam etmektedir.
1970 senesinde Yeşilçamdaki seks filmleri furyası başlayınca, sinemaya küserek filmlerine ara verdi ve Almanya’ya, Hamburg’a gitti. Sonra Türkiye’ye döndü. Eskiden okuyuculuk yaptığı için alt yapısı olduğundan, film yerine 2 plak doldurdu, 4 parça okudu. Şu anda hem film çalışmalarına devam etmekte ve oğlu ile beraber, bir fotoğraf stüdyosu işletmektedir.
*http://tr.wikipedia.org
Kendisi ile ilgili yapmış olduğumuz ayrıntılı çalışmayı okumak için tıklayınız.
Posted in SİNEMA SANATÇILARIMIZ

*İzer, babasının hakimlik görevi nedeniyle 1944 yılında Erzurum’da doğdu.Çocukluğunu Anadolu’nun değişik illerinde geçirdi.Liseyi Bursa Erkek Lisesi’nde tamamlayan İzer,Bursa Halkevi Oda Tiyatrosu‘nda tiyatroya adım attı. Daha sonra Dormen Tiyatrosu‘nda birçok oyunun kadrosunda yer aldı. 1971 yılında İstanbul Belediye Konservatuvarı’nın Tiyatro Bölümü’nden mezun oldu. Ertesi yıl yeni kurulan Poyrazoğlu Tiyatrosu‘na geçti. İki yıl boyunca burada oynayan sanatçı, daha sonra erotik-komedi filmi olan Gariban Şakir’de rol alarak sinemaya atıldı. Birçok erotik filmde oynadıktan sonra Bitirimler Sınıfı filmindeki Selim rolüyle tanınmaya başladı. Artık erotik filmlerde çok az rol alarak, dram ve komedi türündeki filmlerde rol aldı.
İzer, 1976′dan 1979 yılına kadar sinemaya ara verdi ve sadece iki sinema filminde oynadı. Bu dönemde Ali Poyrazoğlu‘nun yazdığı Darısı Başınıza ve Levent Kırca‘nın yazdığı Ne Olur Ne Olmaz adlı mini dizilerinde rol aldı. 1979 yılında tekrar sinemaya dönen İzer, Kemal Sunal‘ın başrollerinde oynadığı Bekçiler Kralı ile Devlet Kuşu filmlerinde bakkal, Umudumuz Şaban‘da Muhtar Yaşar Şereflikoç ve Zübük‘te Avukat Burhan karakterlerini oynadı. Alpay İzer, bu filmlerden sonra sinema kariyerine uzun süre ara vererek tekrar tiyatroya yöneldi. Aydemir Akbaş’ın kurduğu tiyatro ile Akbank Çocuk Tiyatrosu‘nda bir süre çalıştı. Bunun yanında televizyonlarda yayınlanan birçok parodi yazdı ve bu parodilerin bazılarında rol aldı. İzer, 1986 yılında yayınlanmaya başlayan Perihan Abla dizisinde Kahveci Saffeti canlandırdı. Hayatının son dönemlerinde ise daha önce de görev yaptığı Poyrazoğlu Tiyatrosu ve Akbank Çocuk Tiyatrosu ile sahneye çıktı.
Alpay İzer, uzun süre akciğer kanseri tedavi gördüğü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde 20 Ekim 1989′da vefat etti.Sanatçının cenazesi bir gün sonra Teşvikiye Camii’nde öğle namazına müteakip kılındıktan sonra Zincirlikuyu Mezarlığı’nda defnedildi.
*http://tr.wikipedia.org
Kendisi ile ilgili yapmış olduğumuz ayrıntılı çalışmayı okumak için tıklayınız.
Posted in SİNEMA SANATÇILARIMIZ

*Gerçek adı Gönül Özkökleşen olan Gönül Beyhan 1932 yılında İstanbul’da doğdu. 1950′de Çamlıca Kız Lisesi’nde okurken güzellik yarışmasına katıldı. 1952′de ‘‘Kanlı Feryat’’ filmiyle sinemaya geçti. Bir süre tiyatro oyunculuğu yaptı. Beyhan, belirli bir dönemin en tutulan vamp kadınlarından biri oldu. Çoğunlukla bu tiplemesiyle filmlerde gözüktü. Fikret Hakan, Yılmaz Güney, Ahmet Mekin, Eşref Kolçak, Yılmaz Duru, Göksel Arsoy ve Hüseyin Peyda gibi Türk sinemasının büyük oyuncularıyla aynı filmde oynadı. Rol aldığı bazı filmler şunlar: Kaderin Mahkumu (1953), Sahildeki Kadın (1954), Kör Kuyu, Sazlı Damın Kahpesi (1957), Ağlarsa Anam Ağlar, Kahpe Zalim (1960), Başa Gelen Çekilir, Ölüm Film Çekiyor (1961), Yaban Gülü (1962), Evcilik Oyunu (1964), Anadolu Kini (1970)
*http://tr.wikipedia.org
Kendisi ile ilgili yapmış olduğumuz ayrıntılı çalışmayı okumak için tıklayınız.
Posted in SİNEMA SANATÇILARIMIZ