Tag Archives: kavgacılar

.::Cüneyt Arkın’ın Bağışlamadığı 10 Film::.

Sevgili dostlar bir süredir yine işlerimin yoğunluğundan dolayı siteye yeni çalışma ekleyemiyordum. Bu sıralar biraz rahatım ve yine birlikteyiz. Yazı yayınlayamasam da Üçüncü Adam’ı terketmediğiniz, hep sahip çıktığınız için sonsuz teşekkürler.

Şimdi sizlere, yumruğu tekmesi bol, Cüneyt Arkın’ın düşmanlarını tabiri caizse eşek sudan gelinceye kadar dövüp öldürerek intikamını aldığı en iyi 10 filmin listesini sunuyorum. Elbette ki herkesin listesi farklı olacaktır ama bu çalışma için birçok filme baştan göz attığımı söylemeliyim. Aşağıda 10’dan 1’e doğru sıralanan filmlerde gerçekten Cüneyt Arkın’ın yumruklarını saymak imkansız. Bu filmlerde elinden kimse kurtulamamış…

Bu listeyi yapmamın esas nedenine gelince; Bu filmler, Üçüncü Adam’ın esas ev sahipleri kavgacı karakter oyuncularımızı en çok gördüğümüz filmler. Onların yer aldığı birbirinden teklikeli onlarca sahneyi görmek için bu filmleri izlemelisiniz! Aramızda olmayanlara rahmet, yaşayanlara selam olsun!

Son olarak, listeye almadığım Soysuzlar, Adalet, Yarınsız Adam, Üç Kağıtçılar, Yalnız Adam, Yıkılmayan Adam, Cemil, Cemil Dönüyor, Battal Gazi Serisi, Kara Murat Serisi, Cüneyt Arkın-Çetin İnanç birlikteliğin 80 sonrası filmleri ve diğer tüm Cüneyt Arkın’lı avantürleri unuttum sanmayın. Hepsinde aksiyon üst düzeyde lakin aşağıdaki filmlerde bazı sahneler var ki, bu filmlerden biraz daha fazla anılmayı hak ediyorlar. Aşağıda kısa cümlelerle anlattım.

*Ayrıca kavga sahnelerinin nasıl çekildiğini anlattığım “Bir Kavganın Anatomisi: Opuuuaaa Pişşşş’uuu” adlı yazıyı okumak için tıklayınız.

İşte o 10 film!

10- Deli Yusuf

Bu filmin birçok yerinde onlarca kavga sahnesi var ama filmde Cüneyt Arkın’ın Kudret Karadağ‘la uzunca kavga ettiği öyle bir sekans var ki… İzlemeye doyum olmaz.

9- Kılıç Arslan

Bu filmin özellikle finali, diğer tüm Battal Gazi ve Kara Murat’lardan çok daha fazla ve çok daha estetik kavga sahnesi içermekte. Cüneyt Arkın’ın en güzel uçtuğu filmlerden biri -hatta en önemlisi- diyebilirim. Tüm Bizans askerlerinin toplanıp kalkanlarını duvar gibi ördüğü ve Kılıç Arslan’ın üzerlerinden uçtuğu sahne nasıl unutulabilir. Kadir Kök ve Mehmet Uğur hiç ölmedilerse en az 200 defa ölmüşlerdir bu filmde!

8- Çaresizler

Çaresizlerin finali, sanırım en çok ağladığım Cüneyt Arkın film finallerinden biridir. Bir baba ve oğul, kum deposunda, ellerinde birer silah, tüm kötü adamlara karşı yürüler…. Öleceklerini bile bile… Finaldeki Hakkı Koşar‘ın trajik ölümünü de unutmamak gerek.

7- Alın Yazısı

Bu filmle ilgili söylenecek çok şey yok sanırım. Çoğu Cüneyt Arkın severin açık ara en favori filmi Alın Yazısı‘dır. Filmde abisinin ve kız kardeşinin intikamını alan Cüneyt Arkın öyle güzel sahnelere imza atar ki, tüm tekli ölüm sahneleri defalarca izlenmeye değedir. Özellikle de İhsan Gedik‘in hamamda öldürüldüğü sahne… Kare kare ezbere bilirim. Aynadan onu takip etmesi, asılı usturayı alması… İçeri girmesi ve bir süre duşta akan suyun altında bekleyip karar vermesi… Ve final!

6- Akrep Yuvası

Cüneyt Arkın çıldırmış olmalı! Yolda dur durak bilmeden giden bir tırın üzerine, hiçbir can güvenliği olmadan, paralel giden bir arbadan nasıl atladın? Nasıl tırmandın. Üst geçitlerde nasıl hızlı hareket edip kendini korudun? O binanın tepesinden, Kudret Karadağ‘ı etkisiz hale getirmek için nasıl aşağıya sarktın? Nasıl, nasıl, nasıl? Akıl almıyor. En sağlam aksiyona sahip Cüneyt Arkın filmerindendir kesinlikle…

5- Deli Şahin

Her anı kavga sahnesiyle dolu, Cüneyt Arkın’ın tüm kavgacı ekibini döndürüp dolaştırıp defalarca dövdüğü en ilginç filmlerden biridir. Sanırım ilk yönetmenlik denemesi. Bu nedenle de nerde filmde hikayesel boşluk varsa oraya kavga sahnesi koymuş. Özellikle Mehmet Uğur ve Yadigar Ejder, bu filmde ondan çok fazla dayak yiyor. Ayrıca finale yakın geniş bir arazide Yavuz Selekman’la öyle bir kavga sahnesi var ki…

4- Kin

Cüneyt Arkın’ın sürekli dayak yiyip, sabredip, susup, unutmaya çalışıp, en sonunda yeminini bozduğu filmlerden. Elbette izlemeye doyum olmayan sahnelerle dolu. Yeminini bozduğu ve kötü adamların mekanını dağıtmaya gittiği sahnede kendisinin ve Kemal Sunal’ın yıllarca dublörlüğünü yapmış olan Ferhat Ünal’a öyle bir uçan tekme atıyor ki! Birkaç kez dikkatlice izlediğinizde tekmenin yüzünde patladığını görebilirsiniz.

3- Baba’nın Oğlu

Cüneyt Arkın’ın bir villanın ikinci katına camı parçalayarak girip, İbrahim Uğurlu‘yu üst kattan alt kata kadar hiç durmadan dövdüğü sahne ve hapisteki ‘Sana hırladım! Hepinize hırladım! Tüm dünyaya hırladım! Bugüne kadar hep insanlar beni ısırdır, artık ben onları ısıracağım!” diye bağırıp Tarık Şimşek‘e 3 dakikada 100’e yakın yumruk attığı meşhur hapishane sahnesi nasıl unutulur!

2- İnsan Avcısı

Punisher çizgi romanını bilirsiniz. Adam intikam için geri döner ve herkesi en akıl almaz işkencelerle öldürür. İşte bu, Punisher‘ın yerli versiyonu. Cüneyt Arkın filmin hiçbir anında durmuyor. Önüne gelen kötü adamı ilk kez yerli sinemamızda gördüğümüz yöntemlerle paramparça ediyor! Adnan Mersinli, Aydın Haberdar ve Cihan Alp‘e kendi mezarlarını kazdırıp çift kırma ile vurarak öldürdüğü sahne harikadır!

1- Hınç

Ve 1. film elbette ki Hınç! “Alo… Ben Kemal… Geliyorum!” diye başlayan her sahnede yerimde duramam. Yıllarca dayak yiyip tüm kötü adamların ayaklarını öpen Arkın, müthiş bir intikam alevi ile geri döner ve kötü adamları dünyaya geldiğine pişman eder. Öyle enfes kavga ve ölüm sahneleri var ki, Cüneyt Arkın filmografisinin kendi türünde “kült” olarak nitelendirilebilecek en önemli filmlerinden biri! Turgut Özatay‘ın ölümü nasıl unutulur?

Benim ilk 10 filmim bunlar.

Sizin kavga ve ölüm sahneleri ile izlemeye doyamadığınız ilk 10 Cüneyt Arkın filminiz hangileri?

Yorum olarak yazarsanız çok sevnirim.

Şimdiden yukarıdaki filmleri tekrar tekrar izleyeceklere keyifli seyirler dilerim. 🙂

Erhan Tuncer

.::Değerli Kavgacı Karakter Oyuncumuz Ata Saka’dan 81 Yaşında Yeni Fotoğraf::.

Değerli takipçimiz Ali İhsan Tunç‘tan bizleri çok mutlu eden bir fotoğraf geldi. Değerli kavgacı karakter oyuncumuz Ata Saka 81 yaşında, oldukça sağlıklı ve Londra’da yaşıyor.

Kendisine Üçüncü Adam ailesi olarak sonsuz sevgi ve saygılarımızı yolluyoruz.

.::Değerli Kavgacı Karakter Oyuncumuz Ali Ateş Hayatını Kaybetti::.

Ali Ateş

Değerli karakter oyuncumuz Ali Ateş, 3 gün önce sessiz sedasız aramızdan ayrılmış. Kavgacı karakter oyuncumuzun vefat haberini dün meslektaşı Sönmez Yıkılmaz facebook profilinden paylaştı ve duyduğu derin üzüntüyü dile getirdi.

Sanatçımızın nasıl vefat ettiği ile ilgili bir araştırma yaptığımızda, şu an için en sağlıklı bilgileri yine bir diğer meslektaşı Hasan Yıldız‘dan aldık. Hasan Yıldız, kendisiyle yaptığım telefon görüşmesinde şunları söyledi;

“Bu ayın 15’inde beni aradı. 14’ünde kalp krizi geçirdiğini ve acilen ameliyata alındığını söyledi. Sanırım bulunduğu yerde telefon çekmediğinden defalarca araştık ama adresi alamadık. Dün de, Sönmez Yıkılmaz’dan öğrendim vefat ettiğini. Çok kıymetli bir arkadaşımızdı. Allah gani gani rahmet eylesin.”

Ben de kendisi ile Hakkı Kıvanç’ın cenazesinde tanışmış, uzun uzun sohbet etmiştim. Yukarıdaki fotoğraf da o günden yadigar. Neredeyse bir röportaj sayılacak sohbetimize dair notlarımı bulup kısa bir sürede yayınlamaya çalışacağım. Onunla aralıklarla sokakta buluşup sohbet eder, Yeşilçam’ı ve kavgacıları konuşurduk. ‘Bir gün şöyle detaylıca konuşalım Ali abi…’ demiştim en son görüşmemizde. ‘Zevkle… Çok şey var anlatacak. Çok teşekkür ederim bizlerle, kavgacı arkadaşlarımızla röportaj yaptığın için…’ demişti. Yine bir keşke eklendi sinema araştırmaları mücadeleme. Keşke daha erken davransaydım da uzun uzun konuşsaydık.

Ruhun şad olsun Ali ağabey.

.::’Üçüncü Adam E-Dergi’mizin 24 Sayfalık ‘Adile Naşit & Münir Özkul Özel Sayısı’ Sizlerle!::.

Türkiye’nin ilk Yeşilçam e-dergisi ‘Üçüncü Adam E-Dergi’ geri döndü!

Hem de 24 sayfalık ‘Adile Naşit & Münir Özkul Özel Sayısı’ ile…

Bu özel sayıda, hem sitemizde yayınlanan onlarla ilgili tüm röportajları, hem de daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış 4 röportaj ve ilk kez göreceğiniz Adile Naşit & Münir Özkul fotoğraflarını göreceksiniz.

ÖZEL SAYIMIZI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ!

*Emeklerimizin tek karşılığı kıymetli teşekkürleriniz. Hiçbir beklenti gütmeden, sizlere sinema emekçilerimizi tanıtmak için var gücümüzle uğraşmaktayız. En azından dergimizin kaç kişiye ulaştığını bilmek adına, yorum kısmına ‘Teşekkürler” ya da “Okudum” yazarsanız çok sevindirirsiniz bizleri. Güzel seneler, keyifli okumalar.

.::Kör Nizam’ın Bombaları::.

Öncelikle Yeşilçam’ın İsviçre Çakıları adlı iki bölümlük çalışmama göstermiş olduğunuz yoğun ilgiden dolayı çok teşekkür ederim. Çalışmamın birinci bölümünde yer verdiğim Nizam Ergüden ile ilgili önemli mesajlar aldım ve yeni bilgiler edindim. Değerli yönetmenimiz Hidayet Pelit‘in oğlu Bülent Pelit, yazının yayınlandığı akşam bana bir mesaj attı;

“Nizam Ergüden ile ilgili bir şey hatırlatayım; Hayatının son yıllarında sinemaya küsen Nizam Ergüden yarış atı seyisliği ve antrenörlüğüne başladı. Veliefendi ve İzmir Şirinyer Hipodromu’nu kendine mekan tuttu. Orada da büyük başarılar elde etti ama antrene ettiği Atıl isimli arap atının darbeleriyle hayatını kaybetti. Oğlu Hüseyin Ergüder de piyasanın iyi set elemanlarından biriydi…” 

İlginç, zor ve tehlikelerle dolu bir yaşamın böylesine bir trajedi ile bitmesine gerçekten çok üzüldüm. Yaptığım röportajlarda herkesten duyduğum “Bu kadar aksaklığına ve sakarlığına rağmen Yeşilçam’ın ev sevilen insanlarından biri…” olduğuydu. Özellikle Yılmaz Güney‘le yakın dost olan Nizam Ergüden, en çok onun avantür filmlerine çalışmıştır. Güney de bu dostluklarının neticesi olarak ona küçük roller vermeye başlamıştır. Şüphesiz onu milyonlara tanıtan en önemli rolü, Natuk Baytan‘ın yönettiği Üç Kağıtçı filmindeki Sabri karakteridir. Tabii ki Banker Bilo’daki kaçakçı karakterini de unutmamak gerek.

Şimdi sizleri, yaptığım röportajlardan derlediğim Kör Nizam lakaplı Nizam Ergüden’in yol açtığı iş kazaları ile ilgili bölümle başbaşa bırakıyorum;

Yılmaz Atadeniz (Yönetmen)

Hiç unutmuyorum, Ölmek Var Dönmek Yok diye İrfan Atasoy, Feri Cansel’in oynadığı bir filmi çekiyoruz Abraham Paşa Çiftliği’nin arka tarafındayız. Kameraman Kenan Kurt, “Ya Yılmaz ağabey burada bomba patlatacaksın benim kameram bundan başka zenginliğim yok, bunu geriye alalım, ben zoomla idare ederim” dedi. O ağaçların bulunduğu kısma kadar geriye aldı. O devirlerde bu türlü patlamaları yapan Nizam isminde bir arkadaşımız vardı. Nizam, Yılmaz Güney filmlerinde aktör olarak da oynadı. Şimdi o patlamaları çatlamaları kendi çocuğu yapıyor. Kısa boylu, genç bir oğlan. Onunla da çalıştım ben. O gün bomba koyacaklar, İrfan ile Feri Cansel o kapıdan çıkacak, arkadan kavgacılar gelecekler, ateş edecekler, Feri bomba atacak, bomba attığı zaman bomba patlayacak. Bu kadar yapıyoruz. Kameraman hazır, her şey hazır… “Motor!” Feri ile İrfan Atasoy çıktılar. O 4 kişi çıktı. Ahmet falan vardı hatta içlerinde. Çıktılar. Çıkınca, bombayı attı Feri, “Bombayı düştüğü yerde patlatın!” dedim. Yerden bir alev sütunu çıktı. O taraftaki ne kadar cam, çerçeve var ise her şey indi aşağıya. Toz, duman içerisinde kaldı. Bir de arkadan da Nuray diye dansöz bir kızımız var, belden yukarısı çıplak silahı öyle tutacak ki göğüslerini kapayacak. Şimdi bomba patladı, patladı ama kaldırım taşı yukarıdan vınlayarak Feri’nin üstüne düşecek, gördüm ben olayı. Feri’ye, “Kafanı yukarı kaldır bak!” demeye vakit yok, “Kamerada görünüyorsun kaç!” dedim ben. O benim emirlerime uyarak hareket etti. Kaldırım taşı pat diye düştü. Nuray çıktı, kız panikten titriyor, kızın göğüsleri meydanda… “Hemen yukarıya alın…” dedim. Öyle ve stop. Oradaki adamların katiyetle inanamıyorsun yaşadıklarına. Yani yerden o alev sütunu filmde de gördüm, kurgularını ben yaptım filmlerin. İnanılmaz bir şey. Dinamit koymuş Nizam… O dinamit yere 1 metre çukur açmış. Orada kanalizasyon kanalı varmış, alttan geçen o kanala kadar açmış. Ben Nizam’ı kovaladığımı biliyorum yani. “Ulan nasıl bu kadar dinamiti koyarsın?” diye…

 Mehmet Uğur (Dublör / Kavgacı Karakter Oyuncusu)

Bomba patlayacak bir gün… Koşacağız, mayına basacağız bomba patlayacak. Beni çağırdılar gittim. “Hazır mısın?” “Hazırım…” Geldim bir bastım, basmamla bombayı bir patlattılar, inan pantolonum ikiye bölündü. 2 metre çukur açıldı içine düştüm Nizam’ın bombasından…

 Selahattin Geçgel – Godzilla Selahattin (Set Amiri / Efekt Uzmanı)

Kargacı Halil filmini çekiyoruz Yılmaz Güney’le Polenezköy’de. Ben de ufak bir rolde oynuyorum. Yılmaz abi “Selahattin’e fünye hazırlayın…”dedi. Nizam fünyeyi hazırladı, bağladı. Yılmaz abi karşıda, ben de köşeden çıkıyorum. Yılmaz abi vuruyor beni. Fünye bir patlıyor ben uçuyorum. Yılmaz abi bağırmış ‘Eşşoğlu eşşek, ben yılların aktörüyüm böyle ölemedim!” diye. Herkes alkışlamış tabii. Yılmaz abi bağırmış: “Godzilla kalk! Godzilla!” Godzilla gözünü bir açtı SSK Hastanesinde…

Erhan Tuncer 

.::Yeşilçam’ın İsviçre Çakıları -2. Bölüm-::.

6) Sami Hazinses

Onu yakından tanıyorsunuz. Sinemamızın en renkli karakter oyuncularından biri Sami Hazinses. Oynadığı filmlerin afişinde ‘Ve çocukların sevgilisi Sami Hazinses’ yazan, oynadığı her filme neşe katan, özellikle mimikleriyle Yeşilçam izleyicisinin gönlünde taht kuran bir isim o. Özel bir yüz, özel bir oyuncu. Tabii onu özel kılan tek unsur mimikleri değil, aynı zamanda esaslı bir bestekar olması. Fatma Girik’in başrolünde oynadığı Şoför Nebahat filminin aynı adlı bestesi ona ait. ‘Derdimi Kimlere Desem’, ‘Yeter Ağlatma Beni’ gibi birçok sanatçının seslendirdiği şarkıların da söz ve müzikleri ona ait. Özellikle ‘Derdimi Kimlere Desem’, sanki onun içini döktüğü, kendini en samimi hislerle ifade ettiği en kıymetli bestelerinden biri.

7) İhsan Gedik

Sinemamızın birçok dönemine şahit olmuş unutulmaz kavgacı karakter oyuncusu İhsan Gedik, set çalışanı olarak başladığı Uğur Film’den ‘Ben oyuncu olmak istiyorum.’ diyerek ayrılır ve yüzlerce filmlik sinema serüveni başlar. ‘Kavgacıların elebaşı’ olarak adlandırıldığı 70’li yıllarda, birçok kavga sahnesini o düzenler, mizansenleri o belirler ve hatta dönemin yeni jönlerine yumruk atıp yumruk almayı o öğretir. Set çalışanı olarak görev aldığı dönemlerden kalan ve onun Yeşilçam’da andının anılmasına sebep olan bir başka meziyeti de şaryo kullanımındaki ustalığıdır. Avantür filmlerin önemli aktörlerinden İrfan Atasoy kendisiyle yapmış olduğumuz bir söyleşide: ‘Setler geç saatlere kadar sürerdi… Bizim İhsan da hem uyur, hem şaryoyu iterdi. Ve her şeye rağmen ufacık dahi titrezmezdi.’ demişti. Şaryo kurulumundaki ve kullanımındaki ustalığı, onun kavgacı olarak gittiği setlerde set çalışanı olarak da görev almasına sebep olmuştur. Kendisi şimdilerde ‘Dünden Bu Güne İhsan Gedik’ adlı fotoğraf albümünü satarak geçimini sağlamaktadır.

8) Danyal Topatan

Yeşilçam’ın Camoka’sı, en sevimli çirkin adamı Danyal Topatan da İhsan Gedik gibi işinin ehli bir şaryo teknisyenidir. Tahta bir masanın 4 ayağının altına çakılan çivilere saplanmış 4 kalıp sabun ile –yanlış duymadınız, bildiğiniz sabun- diklemesine oyulmuş uzun tahtalara yerleştirilen şaryoyu, kayması için başına ve sonuna sürekli su dökerek en doğru/titremesiz iten şaryoculardandır. Ayrıca bir önceki yazımızda andığımız Nizam Ergüden gibi o da senaryoda yer alan patlama, vurulma, yıkılma ve çökme gibi efektlerin yapımında da çalışmıştır. Yeşilçam’ı tırnakları ile vareden gerçek emekçilerden biridir.

9 ve 10) Memduh Ün ve Osman F. Seden

Çalışmama konu olan son iki isim, sinemamızı var eden iki usta yönetmenimiz Memduh Ün ve Osman Seden. Onlar hem yazdılar, hem yönettiler, hem de oynadılar. Hatta bazen kendi filmlerinin yapımcığını da yaptılar. Memduh Ün sinema kariyerine oyuncu olarak başlayıp yönetmenliği tercih ederken, Osman Seden tam tersini uyguladı. İkisi de içlerindeki oyunculuk ateşini, -özellikle de kendi filmlerinde- söndürmemek adına profesyonel meslek yaşantılarının son zamanlarına kadar hep oynadılar. Hatta bazı Yeşilçam izleyicileri eminim ki Osman Seden’i sadece oyuncu zannedip, ‘Aa bu adam mı çekmiş bu filmi?’ diyorlardı. Bir dönem, yönetmenliğini yaptığı türkücü filmlerinin hemen hepsinde kendisini büyük keyifle izliyorduk. Memduh Ün ufak kompozisyonlar çizerek 2-3 dakika gözükse de, Osman Seden filmin hikayesel yapısına etki edecek rollerle izleyici karşısına çıkıyordu.

Çalışmamı bitirirken bir konunun önemle altını çizmek istiyorum; Yeşilçam’ın on parmağında on marifet olan en önemli İsviçre çakıları, kavgacı karakter oyuncularıydı. Dağların tepelerine setler kuran, olmayacak yerlere şaryoları, ışıkları çıkaran, setin tüm yükünü taşıyan onlardı. Her birini rahmetle anıyor, emekleri karşısında her zaman olduğu gibi saygıyla eğiliyorum.

Erhan Tuncer  

.::“Sizce ‘En İyi Dövüşen’ Aksiyon ve Avantür Aktörü Kim?” Adlı Mini Anketimiz Sonuçlanmıştır::.

Değerli oylarınız ile sonuçlanan “Sizce ‘En İyi Dövüşen’ Aksiyon ve Avantür Aktörü Kim?” adlı mini anketimizde en çok oy alan aktörümüz, oyların 63.39%’unu alan “Cüneyt Arkın” olarak belirlenmiştir.

Kullanılan Toplam Oy: 2.715

1) Cüneyt Arkın 63.39%  (1,721 oy)

2) Yılmaz Güney 10.28%  (279 oy)

3) Tamer Yiğit 8.47%  (230 oy)

4) Yılmaz Köksal 5.41%  (147 oy)

5) Serdar Gökhan 4.24%  (115 oy)

6) Kadir İnanır 4.16%  (113 oy)

7) Behçet Nacar 4.05%  (110 oy)