Tag Archives: kayhan yıldızoğlu

.::Türk Sinemasından Unutulmaz Kareler -13-::.

Ankara Ekspresi (1970)

Yapım Yılı: 1970

Yapımcı: Muzaffer Arslan

Yönetmen: Muzaffer Arslan

Senaryo: Bülent Oran , Muzaffer Arslan

Görüntü Yönetmeni: Cengiz Tacer

Oyuncular: Filiz Akın, Ediz Hun, Leyla Sayar, Kadir İnanır, Kayhan Yıldızoğlu, Bülent Oran

*Filmin DVD’si ve VCD’si mevcut. 5 dalda Altın Portakal sahibi olan film, Türk sinemasının köşe taşlarından.

.::’Bizim Kız’ Filminden Güzeller Güzeli Bir Hatıra Fotoğrafı::.

Ve efsane fotoğraf sizlerle! Bu güzellikleri birlikte, böylesine güzel görmek her zaman mümkün olmuyor. Bu kıymetli fotoğrafın afişi, arşivimizin en güzel yerinde durmakta…

Cevat Kurtuluş – Sami Hazinses – Nubar Terziyan – Mürüvvet Sim – Toto Karaca – Mine Soley – Şemsi İnkaya – Kadir Savun – Bilge Zobu – Ayfer Feray – Hulusi Kentmen – Zeki Alpan – Öztürk Serengil – Hüseyin Baradan – Şaziye Moral – Kayhan Yıldızoğlu – Tarık Akan – Gülşen Bubikoğlu

Bizim Kız adlı filmden…

..::Türk Sineması’nın En ‘Sürpriz Kötü Karakteri’ Kim?::..

Sevgili dostlar, bu kez sizlerle farklı türde bir anket ile birlikteyiz. Yalnızca oyuncu odaklı anketlerden bir adım daha ileri gidip, filmlerin de tanıtılacağı/hatırlanacağı bir anket türü hazırlayalım istedik. Bu anketi hazırlarken, Üçüncü Adam ekibi olarak bizlerin dikkatini çeken 11 tane film ve 11 sürpriz kötü adam seçtik.

Bu kötü adamların ‘süpriz’ olma durumları, elbette ki biz izleyiciler için değil. Çünkü bizler Nuri Alço’yu, Coşkun Göğen’i ya da Nihat Ziyalan’ı ekranda/perdede ilk gördüğünüz an onların bir kötülük yapacağını anlıyoruz. Bu anketi hazırlamamızda esas kriter, kötü karakterlerin, filmin başrolü ya da baş karakterleri için sürpriz teşkil ediyor olması. Aşağıda, sizler için seçtiğimiz 11 filmin, 11 başrolü de, filmdeki kötü adamlara koşulsuzca inandılar, güvendiler ve sonunda ne denli büyük bir hata yaptıklarını anladılar. Çoğu kez kötüler kaybetse de, bazen Kır Gönlünün Zincirini filmde olduğu gibi iyiler de kaybetti…

Aşağıdaki filmleri bir kez daha hatırlamak ve en iyi sürpiz kötüyü, siz değerli okurlarımızın oyları ile seçmek istedik. Keyifli oylamalar…

*Resimlerin üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz. 

1. Ajlan Aktuğ – Kır Gönlünün Zincirini – 1980

Kır Gönlünün Zincirini filminde Keçi Mehmet rolündeki Ajlan Aktuğ, rolü gereği yakın arkadaşı Orhan’ın hep yanındadır ve onu korumaya çalışır. Tüm film boyunca istikrarlı ‘can dostu’ duruşunu koruyan ‘Keçi Memet’ duygularının kurbanı olur ve filmin sonunda Orhan’ı öldürür.

2. Kayhan Yıldızoğlu – Keloğlan – 1971

Keloğlan filminde Vezir karakterini canlandıran Kayhan Yıldızoğlu, padişahın kızı Aykız ile evlenmek için onu ilaçla uyutur. Planına göre, Aykız’ın amansız bir hastalığa kapıldığını gören padişahın en üzgün anında Aykız’ı iyileştirecek ve padişahın sevgisini kazanarak, onu kendisine borçlu kıldıracaktır. Bütün planı Keloğlan tarafından bozulan Vezir, kellesini ve vezirliğini zor kurtarır.

3. Nihat Ziyalan – Sezercik Aslan Parçası – 1972

Tutkulu aşık Nedim, filmin başlarında ‘aşkı için her şeyi göze alan sadık aşık’ gibi gözükse de, ilerleyen dakikalarda hastalıklı bir ruha sahip olduğu ortaya çıkıyor.

4. Coşkun Göğen – Batan Güneş – 1978

Batan Güneş filminde Sait karakterini canlandıran Coşkun Göğen, bu sefer bilindik sapkın durumunun dışında farklı bir rolde karşımızda. Yardımsever bir tavır göstererek Ferdi’nin güvenini kazansa da, birbirini seven iki genci ayırmak için elinden geleni de yapar.

5. Enis Fosforoğlu – Derbeder – 1977

Derbeder filmi; konusu ve süreci ile aslında Batan Güneş filmine benzer bir yapıda. Bu yüzden, Coşkun Göğen ile aynı kıskanç tavrı gösterir Enis Fosforoğlu (Tarık).

6. Kuzey Vargın – Seni Sevmek Kaderim – 1971

Seni Sevmek Kaderim filminde Kuzey Vargın, sevgisi ile kendi menfaati arasında çelişen Bülent karakterini canlandırıyor. Gerçek yüzü ortaya çıktığında kendi cezasını kendisi veriyor.

7. Memduh Ün – Cemil Dönüyor – 1977

Tüm film boyunca namuslu bir iş adamı gibi görünen Adnan Bey’in, tüm kötülükleri organize eden adam çıkmasının yanında, kızının da kendi pisliğinde boğularak can vermesi, ortaya trajik bir sonuç çıkarıyor. Bu kez kötü adamımız kendi cezasını bizzat kendisi veriyor.

8. Bülent Kayabaş – Şaşkın Damat – 1975

Şaşkın Damat filminde Kadir karakteri ile izlediğimiz Bülent Kayabaş, zengin kişileri dolandıran bir oto tamircisidir. Filmde herkese kendini zengin göstermiş, ancak ava giderken avlanmıştır. Paçasını kurtarmak için de şantaj ile fidye yoluna başvurur.

9. Sümer Tilmaç – Acıların Çocuğu – 1985

Aşağıda okuyacağınız, Nuri Alço’nun ‘Ayrılamam’da gösterdiği performansın aynısı… Tek fark, Sümer Tilmaç’ın canlandırdığı Yusuf karakterinin, Emrah’ın amcası değil, patronu olması. İki kötü adamın da sonu aynı…

10. Nuri Alço – Ayrılamam – 1986

Dillere destan olan “amcanım ulan, baba yarısı” cümlesi ile başlarda babacan tavırlar sergilese de, çok geçmeden esas niyetinin Emrah’ın annesine sahip olmak olduğunu anlıyoruz. Biraz geç olsa da Emrah da bu durumu anlıyor ve filmin kötü adamına hak ettiği cezayı veriyor.

11. Muzaffer Tema – Macera Yolu – 1974

Film boyunca ‘kötü adamın’ kim olduğuna dair gel-git’ler yaşasak da, Muzaffer Tema’nın canlandırdığı Ayhan karakterinin, Zeynep Değirmencioğlu’nun canlandırdığı Ayşe karakterini istismar etmeye çalıştığı an, esas amacının ne olduğu ortaya çıkıveriyor. Onun cezasını ise, tüm film katil olduğunu düşündüğümüz Aykut Bora’nın canlandırdığı Cemil karakteri veriyor.

Değerli oylarınız ile sonuçlanan Türk Sineması’nın En ‘Sürpriz Kötü Karakteri’ Kim?” adlı anketimizde, en çok oy alan oyuncumuz, oyların 19.43%’ünü alan ‘Nuri Alço’ olarak belirlenmiştir.

Kullanılan Toplam Oy: 530

1-Nuri Alço – Ayrılamam  19.43%  (103 oy)

2-Muzaffer Tema – Macera Yolu  14.91%  (79 oy)

3-Ajlan Aktuğ – Kır Gönlünün Zincirini  13.58%  (72 oy)

4-Enis Fosforoğlu – Derbeder  11.13%  (59 oy)

5-Coşkun Göğen – Batan Güneş  9.62%  (51 oy)

6-Nihat Ziyalan – Sezercik Aslan Parçası  8.87%  (47 oy)

7-Bülent Kayabaş – Şaşkın Damat  7.74%  (41 oy)

8-Memduh Ün – Cemil Dönüyor  4.53%  (24 oy)

9-Sümer Tilmaç – Acıların Çocuğu  3.77%  (20 oy)

10-Kayhan Yıldızoğlu – Keloğlan  3.4%  (18 oy)

11-Kuzey Vargın – Seni Sevmek Kaderim  3.02%  (16 oy)

.::Türkiye’de Çekilen Yabancı Filmlerde Yer Alan Karakter Oyuncularımız::.

Okurlarımız bilirler, ağırlık verdiğimiz diğer kategorilerimizden dolayı, çok sık güncelleyemesek de, sitemizin “Türk Sineması’ndan İstanbul Kareleri” adlı bir kategorisi var. Sitemiz, İstanbul’da yaşayan ve bu şehre aşık olan iki kişi tarafından hazırlandığından, böyle bir kategorinin açılması kaçınılmaz olmuştu. Yakın zamanda bu kategorimize de ağırlık vereceğimizi söyleyip esas meselemize gelelim.

Yazımın başlığında belirttiğim gibi aşağıdaki kareler, Türkiye’de çekilmiş yabancı filmlerde yer alan emektar sinema sanatçılarımıza ait. Yukarıda bahsettiğim İstanbul tutkumuzun yalnızca Türk filmlerinden ibaret olmadığını tahmin etmişsinizdir. Bu nedenle içinde İstanbul geçen tüm film, belgesel ve dokümanlara elimizden geldiğince sahip olmaya çalışıyoruz. Yakın zamanda İstanbul’da çekilmiş yabancı filmleri araştırdığımızda hem birbirinden güzel İstanbul kareleri elde ettik, hem de bir sürprizle karşılaştık. İstanbul’da geçen yabancı bir filmde önemli Türk aktör ve aktrislerinin konuk oyuncu olarak yer alması şaşılacak bir şey değildi ama bol figürasyonlu kalabalık sahnelerde karakter oyuncularımıza yer verilmesi üzerinde durulması gereken bir konuydu. Biz de araştırmalarımız devam ederken, elimize geçen yabancı filmlerdeki emektar sanatçılarımızı sizlerle paylaşmak istedik. İtiraf edelim ki filmlerin tamamını izleyecek ne zamanımız, ne de tahammülümüz vardı. Tahammül konusuna kısa bir açıklık getirmek gerekirse; bu yazıyı hazırlayan ben, tam bir B filmi ve ucuz aksiyon hayranı olmama rağmen, müthiş mantık hataları ve birbirinden kötü oyunculuklarla dolu bazı filmlere pek sabır gösteremediğimi söylemeliyim. Tabii ki, ilk James Bond filmi olan ‘007 From Russia With Love’ ve Elia Kazan’ın ‘America America’ filmlerini bir kenara koymak gerek.

Bu çalışmamızı detaylı hale getirmeden “Bunları Biliyor Muydunuz?” adlı sayfamızda paylaşmayı planlıyorduk ama dayanamadık. Başlı başına bir çalışma olması gerektiğini düşünerek sizlerle bu şekilde paylaşmak istedik. Yine de, ne olursa olsun 60’lara, 70’lere dair İstanbul görüntüleri için filmlere detaylı şekilde bakmakta fayda var diye düşünüyor, sizleri Türkiye’de çekilen yabancı filmlerde yer almış emektar sinema sanatçılarımızla baş başa bırakıyoruz.

*Fotoğraflara tıklayarak büyütebilirsiniz.

-America, America (1963) – Necdet Mahfi Ayral

Bu filmde usta tiyatro sanatçısı Necdet Mahfi Ayral‘ı taşıdığı yükün altında kalıp ezilen hamal rolünde izliyoruz.

 -007 From Russia With Love (1963) – Hasan Ceylan

Hasan Ceylan bu filmde, bir Türk  ajanı canlandırıyor.

-Murder On The Orient Express (1974) – Nubar Terziyan   

Nubar Terziyan bu karede, filmin baş kadın oyuncusuna tespih satmaya çalışan bir satıcıyı canlandırıyor. (en sağda)

-Tintin et le mystère de la Toison d’Or / Tenten İstanbul’da (1961) – Faik Coşkun ve Kamer Sadık (Kamer Baba)

Bu filmde Faik Coşkun (tezgahın arkasında) bir sahil kahvecisini, Kamer Sadık‘da İstanbul’a gelen Tenten’e yardımcı olan bir görevliyi canlandırıyor.

-The Red Headed Corpse (1971) – Aydın Tezel ve Ekrem Dümer

Aşağıdaki karelerde görmüş olduğumuz Aydın Tezel, varlığı ile filmin baş kadın oyuncusunu ele geçirmeye çalışan bir adamı, dördüncü karedeki Ekrem Dümer de Kapalı Çarşı’da çalışan bir antikacıyı canlandırıyor. Filmde Aydın Tezel’in rolünün bir hayli büyük olduğunu belirtelim.

-Kriminal (1966) – Nermin Özses, Nimet Tezel ve Sıdıka Duruer

Nermin Özses (çocuğunun elinden tutan kadın), Nimet Tezel (ikinci karede, sağdaki kadın) ve Sıdıka Duruer (üçüncü karede, sağdaki kadın) filmin finalinin geçtiği trende yolculuk eden kadınları canlandırıyorlar.

-Zombie and The Ghost Train (1991) – Süheyl Eğriboz

Bu filmde Süheyl Eğriboz ikinci sınıf bir otel sahibini canlandırmakta. Kendi sesi ile oynadığı bu filmde onun dışında yönetmen Ali Özgentürk ve Halil Ergün de konuk oyuncu olarak görev almaktadır.

-You Cant Win Em All (1970) – Yüksel Gözen, Süheyl Eğriboz, Kayhan Yıldızoğlu

Birçok karakter oyuncumuzun yer aldığı bu filmde Fikret Hakan ve Salih Güney‘in yanısıra, aşağıda ilk iki karede gördüğünüz üzere Yüksel Gözen, üçüncü karede, ortada, en arkada elinde silahla gördüğünüz Süheyl Eğriboz ve dördüncü karede en solda ayakta duran Kayhan Yıldızoğlu‘nu da yan rollerde görmek mümkün.

Genseriko (nam-ı diğer: Lüzumsuz Adam)

.::Kayhan Yıldızoğlu (25.12.1936)::.

*Kayhan Yıldızoğlu Türk sinema ve dizi oyuncusudur. 26 Aralık 1936 yılında İstanbul’da doğmuştur İlk filmini 1966 yılında çeviren sanatçı, 150’nin üstünde filimde rol almış, ayrıca televizyon dizilerinde oynamıştır. Kayhan Yıldızoğlu, kendisi gibi sinema sanatçısı olan ingiliz asıllı Suna Yıldızoğlu ile bir evlilik yaşamıştır. Türk Sineması’nda genellikle rahip, doktor, komiser, profesör, haydut, eşkiya vb. yardımcı rollerde oynamıştır.Kanal D de oynayan dizi Akasya Durağı’nda oynamaktadır.İyi eğitim almıştır…

*http://tr.wikipedia.org

    Canlandırdığı “kılkuyruk/sinir bozucu adam” tiplemeleri ile sinemamızda önemli bir “tip” yaratmayı başaran, değerli karakter oyuncumuz Kayhan Yıldızoğlu

          Kendisi bir söyleşisinde Cihangir‘de merdiven altı tek göz bir dairede, Şener Şen ile birlikte kaldıklarını, sabahları yapımcıların camlarını tıklatıp “dublaj var…  figüranlık için iki adam lazım… muhafız rolü için biriniz gelin…” söylemiş, nerelerden nerelere geldiğine dikkat çekmişti. Başarılı Üçüncü Adam’ımıza selam ve saygılarımızı iletiyoruz. Ömrü uzun olsun…

Fotoğraflar:

Üçüncü Adamlar Hakkında…

Sinemanın “yıldız”ları vardır. Yakışıklıdırlar, güzeldirler, alımlıdırlar, bir bakışları ile insanı kendilerine aşık edebilirler. Bu yıldızların posterleri vardır. Her sinema severin odasında, en güzel yerde, en az bir tane bulunurlar. En güzel bakış ve duruşları ile bazen bize bakarlar, bazen de ulaşılmaz ufuklara. Öyle güzel ve yakışıklıdırlar ki, uğruna akrostiş şiirler yazılabilir, geceler boyu resimleri ile uyunabilir, hatta çoluğumuza çocuğumuza bile onların isimleri konabilir. Bir tutkudur yıldızlara bağlanmak. Onlar hep afişlerde en önde durur,isimleri en üstte yazılır. Paranın da,şöhretin de,sevginin de en fazlasını hep onlar alırlar. Çünkü buna hem layıktırlar hem de muhtaçtırlar. Başka türlü yaşayamazlar, var olamazlar. Başka türlüsünü düşünemezler dahi. Bu iniş çıkışları gözden kaçıran yıldızların bazıları kayar, düşer, yok olur. Yalnız asla değerlerini kaybetmezler. “Bir yıldız vardı bir ara…” diye başlayan cümlelerin de başrolleridirler hep. Kısacası hayat, kader, dünya -ne derseniz deyin-, onları zirveden indirmemekte karar kılmışlardır. Unutulmazlar, her daim hatırlanırlar…

Bir de “üçüncü adamlar” vardır. Bu üçüncü adamlar, her daim vardırlar, lakin nedense yokmuşçasına uzaklarda, kıyılarda, köşelerde dururlar da, yıldızlara bakalar. Yıldızlardan -rol icabı- devamlı dayak yerler, küfür yerler, öldürülürler, bağışlanırlar, sevilirler… Üçüncü adam olmak zordur, önce bunu bilirler. Hiç bir afişte isimlerinin yer almayacağını bilirler ama yine de bazen bir sevda uğruna, bazen de karın tokluğuna yıldızların gölgesinde yer alırlar. Bazı yıldızlar onları önemsemez, aynı evrende bulunmaktan dahi çekinirler. “Kestik!!” denildi mi, bir üçüncü adam ile yıldız hemen ayrılır başka masalara giderler. Ama yıldızların iyileri de vardır. Kendi yemez üçüncü adamlara yediririler. “Ben ısınıyorsam o da ısınacak derler”… Sevgileriyle ısıtırlar. Varlıklarıyla ısıtırlar. Ama bu türlü yıldız her daim gözükmez insana, her daim nasip olmaz üçüncü adama. Yıldız, yeni işlerde yine yıldız olmak için,elbette ki köprüden atlamacaktır. Öyleyse köprüden kim atlayacaktır? Tabii ki kolunun kırığı geçen ay düzelmiş, üçüncü adam… Üstelik kendisine sorulmadan “ben yaparım diyecektir…” Peki niye yapacaktır bunu üçüncü adam. Çünkü iki kuruş daha kazanacaktır. Çünkü bütün iş için aldığı ücreti, önceki gün kahvedeki borcuna saymış, yine cebi delik gelmiştir yıldızların yanına…

Sonra yıllar geçmiştir. Üçüncü adam yaşlanmıştır. Bedeni kendini taşıyamaz olmuştur. Hiç bir hayat güvencesi yoktur. Ve… Bir üçüncü adam terk ediverir alemi. Ki bu adam,üçüncü adamların en devi, en yufka yüreklisi, Yadiğarı… Bir kış sabahı, İstanbul’un bir parkında, donarak ölmüş bulurlar Yadigar’ı… Üçüncü adamların en kocamanı, terk eder yıldızlarını. Cebinden yeni rolü için giymesi gereken beyaz elbisesinin parası dahi çıkmaz. Bir kez dahi ısınamadan göçer, göçer gider sessizce. Kendi gider, adı kalır Yadigar… Üçüncü adamların kaderi budur. Üç kuruş için en olmadık filmlerde oynamışlardır. Zamanında kötü adamların en kötüsü olan üçüncü adamlar, 78’lerde anadan üryan soyunup, sönmüş yıldızlarla “kaçak” filmlerde oynarlar. Bazı yıldızlar renki kutu aracılığı ile onları eleştirdiklerinde de “mecburduk” dahi demezler. Diyemezler. Diyemeden göçüp giderler. Kimi bir kahve köşesinde, kimi bir otel odasında, kimi pis bir apartman dairesinde, kimi belediyelerin bakım(!) evlerinde, ilk ve son başrollerini oynayıp, hayatlarında ilk kez yıldız olurlar….

İşte bu blog, üçüncü adamlarımız için, Yeşilçam’ın “üçüncü adamları” için hazırlanmıştır. Bu blog, geç kalmış bir vefa borcunun temsilcilerinden biri, en sonuncusudur! Vefalı abilerimize teşekkür, en büyük övgüyü hak eden “Üçüncü Adamlarımız” a saygıyla….İlk konuğumuz Savaş Başar usta…

.:Genseriko:.