Tag Archives: yeşilçam oyuncuları

.::’Deli Gözel – Bir Yadigar Ejder Kitabı’ Çıktı!::.

Sevgili okur dostlarım, yazarı olduğum Bir Yadigar Ejder Kitabı‘nın yeni baskısı Kara Karga Yayınları‘ndan çıktı: ‘Deli Gözel – Bir Yadigar Ejder Kitabı’

Kitap tüm kitap satış sitelerinde mevcut. Ve bu haftadan itibaren tüm kitap satış mağazalarında sizleri bekliyor olacak. İlk baskıdan gerek yeni bilgiler gerekse fotoğraflar açısından farklılıkları mevcut. Edinmenizde fayda var.

Sevgilerimle, Erhan Tuncer.

.::Gülgün Erdem Gideli Çok Olmuş… Çok Üzgünüz…::.

Dost sitemiz Sinematik Yeşilçam‘da okuduğumuz bu haber bizleri çok üzdü… Sinemamızın güzel yıldızlarından Gülgün Erdem‘i sessiz sedasız kaybetmişiz dostlar.

______________________________________________________

Sinematik Yeşilçam;

Gülgün Erdem hakkında, hem içeriği ile hem de ortaya çıkış şekli nedeniyle çok üzücü bir haber aldık.

Yeşilçam’ın en güzel kadınlarından, Fantastik sinemamızın Dişi Killing‘i, Dişi Tarzan‘ı Gülgün Erdem meğer 2 yıl önce aramızdan sessiz sedasız ayrılmış. Ölümü hakkında ne bir haber var medyamız da ne de bir ilgi. Pek çokları için ana bilgi kaynağı Wikipedia‘da da ölüm bilgisi yer almıyor. Türkan Şoray‘ın alışveriş merkezini ziyaretini bile haber yapan, sosyal medyada toparladıkları yazılar derleyen Ulusal basınımız bu sefer gerçekten sınıfta kaldı anlayacağınız ama Yeşilçam emektarlarının kaderi bu. Şahsen ben bu habere yeni ulaştığım için utandım. Bu acı haberi Agah Özgüç bizlere ulaştırdı. Bizim yapmamız gereken de haberin daha fazla kişiye ulaşmasını sağlamak…

Dört yapraklı yonca değilse Türk sinemasında yer alan bir kadın oyuncuların haber değerleri yok belki de… Hele hele Gülgün Erdem gibi sinemadan elini eteğini çekmiş oyuncularımız hakkında bilgi almamız pek mümkün olmuyor. Oyuncumuz artık göz önünde olmamayı seçmiş olsa da ölüm haberini 2 yıl sonra almış olmamız ve haber paylaşımındaki dengesizlik ister istemez bazı soruları sordurtuyor…

Dişi Killing, Süpermen Fantoma’ya Karşı, Korkusuz Kaptan Swing, Tarzan Korkusuz Adam, Casus Kıran, Kızıl Maske, Altın Çocuk Beyrut’ta, Keloğlan, Çifte Tabancalı Damat, Demir Pençe Casuslar Savaşı, Red Kit, Killing Ölüm Saçıyor, Dişi Tarzan gibi pek çok Fantastik filmde yer almış olan Gülgün Erdem sinemaya 1963 yılında başlamıştı. 1976 yılında evlenip sinemadan ayrılana kadar da 100’ün üzerinde filmde yer alan bu güzel oyuncumuz 1976 yılında bir daha geri dönmemek üzere sinemadan ayrılmıştı. Bir süreden beri rahatsızlık çeken 2 çocuk sahibi oyuncumuz 2014 yılında sessiz sedası aramızdan ayrılmış…

İlerleyen günlerde bu konu hakkında daha fazla bilgiye ulaşırsak yazımızı güncelleyeceğiz.

Güle Güle Gülgün Erdem!

Kaynak: Sinematik Yeşilçam

.::Kudret Karadağ – Yılmaz Kurt::.

Değerli karakter oyuncularımız Kudret Karadağ ve Yılmaz Kurt, sinemamızın buhranlı günlerinde okullarda tiyatro gösterileri düzenlerken…

Bu değerli fotoğrafı ve diğer birçok fotoğrafı dijital olarak arşivimize hediye eden, Kudret Karadağ’ın değerli oğlu Can Korudağ‘a sonsuz teşekkürler…

.::Türk Sinemasından Unutulmaz Kareler -18- (Tanju Gürsu Özel)::.

*Yukarıdaki fotoğrafın üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz.

.::Üvey Baba, Esrar ve Yeşilçam’lı Bir Hayat: Güzeller Güzeli Bir Melek Ayberk Vardı::.

Sinemamızdan sessiz sedasız bir Melek Ayberk geçti.

1959 yılında Ankara’da doğdu. Orta okulu bitirdi.

15 yaşında Sinema Güzeli seçildi.

25 filmde oynadı.

1980‘de uyuşturucu madde kullanmaktan ve satmaktan hapis yattı.

1994 yılında, 35 yaşında, daha hayatının başında uyuşturucu komasına girdi ve bir daha gözlerini açamadı…

1980 yılında, Hayat dergisinde kendisi ile yapılmış bu nadide röportajı sizler için derledik.

Dergiden Deşifre eden: Asiye Hande Nur Başar

Hayat Dergisi / 1980

Her şey tek bir sigarayla başlamıştı… Evet, her şey o tek, esrarlı sigarayla…

Neden içmişti o esrarlı sigarayı? İsteyerek mi, bilmeyerek mi? Yoksa… Kimler itmişti onu bu yola? Bir nefes dumanın nasıl esiri olmuştu? Nasıl düşmüştü bu hale bu güzelim kız? Kimler düşürmüştü onu bu tuzağa?

Henüz 22’sinde yeni girmişti. Fakat altmışında, yetmişinde hissediyordu kendini. Yaşamdan bir zevk almıyor, ağır bir yük gibi geliyordu yaşamak ona.

“Benim hayatım baştan sona bir dram…” diye başladı bir zamanların sinema güzeli Melek Ayberk, 22 yıllık çileli yaşam öyküsüne.

Gözlerinden yağmur gibi boşanan yaşlarla başladı tek tek anlatmaya. Ve gözleri daldı gitti anlatırken ta gerilere, çocukluk yıllarına doğru:

“Altı yaşındaydım, annemle babam ayrıldılar. Her ikisini de çok seviyor, sayıyordum. Bu beni yıkan ilk olay oldu. Annem Tekel’de işçiydi. İki küçük kardeşimle fakir ama mutlu hayatımız vardı. Ben dokuz yaşındayken annem üvey babamla evlendi. Üvey babam sadist bir insandı. Sürekli beni döverdi… Elindeki şövalye yüzükle suratıma vurur, kulaklarımdan tutar havaya kaldırırdı. Annem bazen müdahale eder, “Kızım suçun ne?” diye sorardı. Ben de ağlayarak “Bilmiyorum anneciğim…” derdim. Bir gün İzmir’de üvey babam beni parka gezmeye götürdü. Beni bir köşeye oturttu. “Sen burada bekle.” dedi. Biraz sonra da polislerin arasında geldi almaya. Üvey babam “tırnakçılık” yapıyormuş meğer.

Karakolda polisler babama ‘Ulan, parmak kadar çocuğu yanında gezdirip suçuna alet etmeye utanmıyor musun?’ dediler ve beni serbest bıraktılar. Babam hapse girdi, be de eve…”

EVLENDİĞİ KİŞİ DE ESRARKEŞ ÇIKTI

“Bütün bu fırtınalı ve buhranlı aile düzenimizde ancak ortaokul birinci sınıfa kadar okuyabildim. Çalışkan ve zeki bir öğrenciydim ama evimize annemden başka bakacak kimsemiz yoktu. Annemin aylığı ile zaten kıt kanaat geçinip gidiyorduk. Ve zorunlu olarak okulu bıraktım. Küçük yaştan beri sevgi nedir bilmedim, şefkat nedir görmedim. Bir gün olsun gülmedim, çok kez özendim gülenlere…”

İki yılını daha bu koşullar altında geçiren Melek Ayberk on altı yaşında güzel bir kızdı artık. çevresinden evlenme teklifleri alıyordu sık sık.

“On altı yaşındaydım. Üvey babam zorla evlendirdi beni. Evlendiğim kişi esrarkeş çıkmıştı. Annesi ise tam anlamıyla ünlü bir kadın satıcısıydı. Ama Allah var, ne kocamdan ne annesinden hiçbir kötülük görmedim. Üstelik bana da çok iyi davrandılar. Beni tüm kötülüklerden mümkün mertebe korumaya çalıştılar. Ama esrarkeş bir kocayla ömür boyu mutlu olamayacağımı, böyle bir adamla mutlu hayat süremeyeceğimi anlamıştım. Üstelik kocamın hiçbir geliri de yoktu. Annesi para veriyor, kocam da hazırdan bu parayı yiyordu. Önce kocamdan ayrılıp annemin yanına kaçtım. sonra da boşandım.”

BİR HAYATIN ÇÖKÜŞÜ

Ve Melek Ayberk koca evinden sonra, arada bir Ankara’daki anne evinden de kaçamaklar yapıp tesadüfen tanıştığı kızlı erkekli gruplarla diskoteklerde sabahlamaya başlar.

İşte böyle bir gün, Ankara’da gittiği bir diskotekte, kız arkadaşlarından biri “Yak hele şuradan Melek… Her şeyi unutursun…” der ve bir tek esrarlı sigarayı eline uzatır. Ve kıramaz Melek. Arkadaşının verdiği bu tek esrarlı sigarayı sonuna kadar içer. Bu içiş ilk içiştir ve son olmayacaktır.

“İlk kez içtiğim sigara beni hayali mutluluklar aramaya itti. Artık günde iki-üç esrarlı sigara içer olmuştum. Bu sigaralar bana gelip geçici mutluluk veriyordu. Bu arada bir gazetenin açtığı yarışmada şansımı denemeye karar verdim. 1974 Türkiye sinema güzeli seçilmiştim artık…

25 filmde başrol oynadım. Türkiye’yi İtalya’da temsil edecektim. Yaşım tutmadığı, ailem de izin vermediği için İtalya’ya gidemedim. Gidebilseydim, yaşantım herhalde değişirdi.”

HALE SOYGAZİ HAYATIMI KURTARDI

Melek Ayberk Yeşilçam‘dadır artık. Sinemada Cüneyt Arkın, Kadir İnanır, Serdar Gökhan, Aytaç Arman ile başrollerde oynar. Fakat ne gariptir ki sinemada en fazla kazandığı para film başına üç bin lirayı geçmez. Sinema hayatında unutamadığı bazı olaylar da olmuştur. Örneğin “Unutama Beni” adlı film setinde başından geçen bir anıyı şöyle anlatır:

“Filmin bir sahnesinde barut patlatıldı. Göz gözü görmez oldu. Bir boşlukta ayağım kaydı. Tam düşerken Hale (Soygazi) Hanım kolumdan tutarak beni kendisine doğru çekti. Hayatımı ona borçluyum… Bu arada Aşk-ı Memnu adlı televizyon filminde öpüşmediğim için benim rolümü Müjde Ar’a verdiler ve sayemde Müjde Ar diye birisi doğdu.”

2 yıl önce ise Melek’in üvey babası öldürülür. Aile İstanbul’da Tarabya sırtlarında yaşamını sürdürmeye çalışır. Bu arada adını açıklamadığı, açıklamak istemediği bir kişi onu özel bir klinikte tedavi ettirir. Karaciğeri büyümüştür, 15 şişe serum verirler. Hastaneden çıkar. Artık söz vermiştir bir daha esrar kullanmayacağına dair. Bir süre içmez. Fakat onu bırakmayan, esrarkeşlerden oluşan kızlı erkekli bir arkadaş grubu vardır. İstanbul’un gece kulüplerinde hem içip hem satan bu grup kısa zamanda Melek’i de kendilerine alet ederler.

Bu dram burada bitmiyor. Bitmeyecek de. Şimdi tutuklu olan sanatçı Sağmalcılar Cezaevi‘nde hakkında verilecek kararı bekliyor. Bakalım yazgısı onu daha nerelere sürükleyecek.

_______________________________________________________

Röportajdan sonra Melek Ayberk bir süre hapis yattı.

Hapisten çıktıktan sonra bir daha ne sinemaya, ne de hayata tutunabildi…

Sinemamızdan, güzeller güzeli bir Melek Ayberk geçti…

.::”Sizce Neden Karakter Oyuncularımızın Büyük Çoğunluğu Son Günlerinde Sefalet Çekti?” Başlıklı Anketimiz Sonuçlandı!::.

Değerli oylarınız ile sonuçlanan Sizce Neden Karakter Oyuncularımızın Büyük Çoğunluğu Son Günlerinde Sefalet Çekti? adlı anketimizde, en çok oy alan görüş, oyların %18.47’sini alan ‘Çok para kazanmadıkları için.’ olarak belirlenmiştir.

Kullanılan Toplam Oy: 1,435

1- Çok para kazanmadıkları için  18.47%  (265 oy)  

2- Birikim yapmadıkları için  17.07%  (245 oy)

3- Yapımcılar onları sigorta yapmadıkları için  15.19%  (218 oy)

4- Oynadıkları filmlerden telif haklarını alamadıkları için  13.31%  (191 oy)

5- Devlet desteği olmadığı için  11.43%  (164 oy)

6- Kötü alışkanlıklara sahip oldukları için (alkol, sigara, uyuşturucu maddeler, kumar vb.)  7.39%  (106 oy)

7- 60’lı-70’li yıllar sinemasının hep aynı hızda devam edeceğini düşündükleri için  7.25%  (104 oy)

8- Hepsi  5.16%  (74 oy)

9- Artık onların meslek disiplini ile filmler yapılmadığı için  1.67%  (24 oy)

10- Zor günler yaşadıklarını düşünmüyorum, herkes hak ettiği gibi yaşadı  1.11%  (16 oy)

11- Ezber yetenekleri olmadığı ve bu nedenle -yeni dönem- sesli çekilen filmlerde yer alamadıkları için  0.91%  (13 oy)

12 – Yeniliğe açık olmadıkları için  0.63%  (9 oy)

13-Yetenekleri sınırlı oluğu için  0.35%  (5 oy)

14- İyi oyuncu olmadıkları için  0.06%  (1 oy)

Böyle bir anket düzenlemeden önce, yaptığımız çalışmaların bir çoğunun altına ‘Devlet onlara yardımcı olmalı!’, ‘Niye bu insanlara bakılmıyor?’ gibi onlarca yorum alıyorduk. Lakin anket sonucunda gördük ki; okurlarımızın büyük kısmı onların çok para kazanmadıklarını bilmekle birlikte, birikim yapmadıklarını da düşünmekte. Yukarıda bahsettiğimiz ‘Devlet Desteği’ meselesi ile ilgili görüşleri ise anketimizin 5. sırasında yer almış durumda. Yani okurlarımızın büyük bir bölümü, ‘Çok kazanmadılar ama kazandıklarını da tutmadılar.’ demekte. Bizce oldukça şaşırtıcı bir sonuç bu. Daha doğrusu, bizim karakter oyuncularımıza bakış açımız için değil, anket öncesi okurlarımızın düşünceleri için şaşırtıcı bir sonuç. Bu tutumlarının değişmesinde ve meseleye farklı bir bakış açısından bakmalarında az da olsa bir katkımız olduysa biz görevimizi yapmış olacağız. Çünkü Üçüncü Adam’ın çalışmalarında ve özellikle de Bir Yadigar Ejder Kitabı’nda, ‘Ah yazık…’dan çok daha ötesi var. Bu nedenlerle bu anketimize oy kullanan tüm okurlarımıza teşekkür ediyor, çalışmamıza kazandırdıkları boyuttan ötürü heyecan duyduğumuzu belirtmek istiyoruz.

Teşekkürler.

Üçüncü Adam

 

.::Üçüncü Adam 7 Yaşında!::.

Üçüncü Adam 7 Yaşında

Bizlerden 7 yıldır ilgisini esirgemeyen tüm okurlarımıza sonsuz teşekkür ederiz! 🙂