Tag Archives: üçüncü adam

.::Değerli Sanatçı Fatma Belgen Sokak Hayvanları İçin Bere Satıyor::.

Fatma Belgen - Yılmaz Köksal

Bu kadar hızlı yeni bir haber yayınlamayı düşünmüyordum. 🙂

Youtube’da az önce rastladığım bir video beni çok mutlu etti. Yıllardır yüzünü görüp sesini duymadığımız değerli bir sinema emekçisi olan Fatma Belgen ile günler önce yapılan bir röportajı izlemek için tıklayınız. 

Reklamlar

.::Bir Süredir Yaşanan Durgunluk Hakkında::.

İhsan Yüce ve Fuat Onan

Merhaba sevgili Üçüncü Adam okurları,

Aylardır siteye yazı ekleyemiyorum çünkü hem mesleğimle ilgili yoğun bir çalışma temposundayım, hem de bildiğiniz üzere İhsan Yüce üzerine oldukça ayrıntılı bir kitap yazmaktayım. Kitap öyle çok mesaimi alıyor ki, en basit işlem olan Üçüncü Adam’ın İnstagram hesabına fotoğraf eklemeye dahi fırsatım, enerjim olmuyordu. Sizlerden gelen özlem ve dolayısıyla sevgi temelli sitem mesajlarına kayıtsız kalamadığım için İnstagram hesabına bir miktar hareket kazandırmaya başladım. Umarım vakit bulurum ve siteye de geçen aylardaki gibi yazı ve fotoğraflar eklemeye başlarım.

İhsan Yüce kitabına da kısaca değinecek olursam: 60.000 sayfaya yakın dergi ve gazete ile 20.000‘e yakın lobi kartı/film fotoğrafı karıştırdım. İçinde Yavuz Turgul, Ahmet Sezerel, Kaya Ererez, Aytekin Çakmakçı, Menderes Samancılar, Alev Oraloğlu, Mazlum Çimen gibi isimlerin olduğu 60’tan fazla isimle röportaj yaptım. İhsan Yüce’nin mahalle arkadaşlarını, hatta alt komşusunu dahi buldum. Aylar sonra okuyacağınız bu kitapta, 1954 yılından, 1991 yılına kadar ülkemizde yaşanan ve çoğunu ilk kez duyacağınız tiyatro ve sinema bilgilerine ulaşacaksınız. Çok uğraştım, beğeneceğinizi ümit ediyorum.

Site ile ilgili ilk planımdan da bahsedeyim; Haftanın belirli bir gününü, sitede paylaşım günü olarak belirlemek için bir ön çalışma yapacağım. En azından ilk yayın ayını eksiksiz geçirebileceğim arşiv taraması ve yazı taslaklarına ufaktan başladım. Umarım vaadettiğim gün ya da günlerle ilgili size mahçup olmam.

Daimi sevgi ve muhabbetle.

Üçüncü Adam adına: Erhan Tuncer

.::Üçüncü Adam 10 Yaşında!::.

Yeşilçam’ın emektar karakter oyuncularına adadığım Üçüncü Adam, 10 yaşını doldurdu! Yıllarca bizimle beraber olduğunuz için sizlere sonsuz teşekkür ederim. 🙏 Yıllarca fotoğraflar paylaştık, makaleler, kitaplar yazdık, belgeseller yaptık. Hepsi onlar için, hepsi gerçek sinema emekçileri için! Bu doğum günümüz vesilesiyle Yavuz Karakaş kitabı ile başlayan 10 kitaplık serimizin devamının çok yakında geleceğini ve ayrıca bir İhsan Yüce kitabı yazmaya başladığımı müjdeleyeyim. 🤗🖐🏻 Bugüne özel 10 arkadaşınızla sitemizi paylaşarak daha çok Yeşilçam severe ulaşmamızı sağlayabilirsiniz.

.::Değerli Sanatçımız Ayşen Gruda’yı Kaybettik::.

Değerli sanatçımız Ayşen Gruda, bir süredir tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Sinemamıza kattığı tüm güzellikler için kendisine minnetarız. Ruhu şad olsun!

.::Kemal Sunal, Kartal Tibet ve Memduh Ün, “Şaban” Filmlerini Anlatıyor::.

Tüm Yeşilçam sever dostlara merhaba,

Geçen haftalarda Behçet Nacar röportajını paylaştığım Film Market dergisinden, yine çok önemli bulduğum bir röportajı daha sizlerle paylaşıyorum. Bu röportajda Memduh Ün yapımcı (Uğur Film) kimliği ile, Kartal Tibet, “Katma Değer Şaban” ve “Orta Direk Şaban” gibi filmlerin yönetmeni kimliğiyle, Kemal Sunal da oyuncu kimliği ile “Şaban” filmlerini değerlendiriyor.

Film Market Dergisi

Sayı: 32 / Yıl: 3 / Tarih: 3 Haziran 1985

_____________________________________________________

Kemal Sunal

“Şaban” filmlerimin, mevsimin en büyük işini yapmasının “Şaban” sözcüğü ile bir ilgisi yok bence. Halk komedi filmini seviyor. Seyirci gülmek istiyor. En çok da Kemal Sunal filminde rahatlıyor, kendini buluyor. Onunla özdeşleşiyor. Şaban, halktan bir kişi, halkın içinden gelmiş, onun sorunlarını, isteklerini, dertlerini yansıtıyor. Her filmimde halktan birini canlandırdığım için bu tipi halk beğeniyor, tutuyor ve bırakmak istemiyor.

“Şaban” adını kullanmasam, halk filmlerime yine gelecektir. Örneğin “Şaban” yerine “Gerzek Niyazi” de olabilirdi. Ama filmlerim yine iş yapardı.

Geçen yıl beş “Şaban”lı film yaptım. Bunların hepsi gişe yönünden başarılı oldular. Örneğin “Ortadirek Şaban” ve “Katmadeğer Şaban” güncel bir deyim içeriyor, halkın sıkıntılarını yansıtıyordu. Katma Değer’in kazığını yemiş bir Şaban, binlerce Şaban’ın duygularına tercüman olduğu için görülmemiş ilgiyle karşılandı.

“Şaban” adını ilk kez “Hababam Sınıfı” filminde “İnek Şaban” rolünde kullandım. Halk bu tipi çok tuttu, beğendi. Yani bir bakıma Şaban’ın isim babası “Hababam Sınıfı”nın yazarı Rıfat Ilgaz diyebilirim. Sonra “Şaban” sinemada kökleşmeye başladı. Seyirci, aptal görünüşü altında cin gibi uyanık “çarıklı erkan-ı harp” diyebileceğimiz bir tipi sinemada sürekli görmek istedi. Biz de halkın bu isteklerini yerine getirmekten başka bir şey yapmadık.

“Şaban”lı filmler kanımca Türk Sineması’nda devam edebilecek. Ancak bu yılki filmlerimin hepsi Şaban olmayabilir. Her işi tadında bırakmalı. Daya iyi anlaşabileceğimiz için bir de komedi filmi yönetmeni bulmanın güçlüğünü düşünürsek “Şaban” filmleri için Kartal Tibet’le çalışma yaptık. “Şaban” filmlerini Uğur Film ve Cem Film firmalarıyla gerçekleştirdim. Bunlarla daha rahat çalışma olanağı bulabildiğim için… Bu yıl da bu düzenin süreceğini sanıyorum.

Memduh Ün:

Şaban filmlerinin büyük iş yapması ticari potansiyele bağlı değil. Bu, doğrudan doğruya Kemal Sunal’ın halkla bütünleşmesine bağlı, star sistemi ile ilgili. Kemal Sunal, sinemamızda “hasılat” bir ölçüyse, büyüklerin en büyüğü.

Şaban filmlerininin konuları öyle ahım şahım şeyler değil. Üzerlerine titrenerek, büyük harcamalar yapılarak özenle de çekilmiyor. Ama halk hep bu filmler gidiyor. Konunun iyi oluşu, titiz bir çalışma, halkı o kadar ilgilendirmiyor. Hangi filmde 5-10 dakika daha fazla gülüyorsa, seçimini o film doğrultusunda yapıyor.

Bir Türk kovboyu da diyebiliriz buna. Kovboyun sırasıyla yaptığını, Kemal Sunal “çarıklı erkanı harp” kafasıyla, aptal görünümü altında çarıklı zekasıyla, kötüleri altederek kolaylıkla yapabiliyor. Aynı şeyi başka biri yapsa, seyirci ondan lezzet almıyor.

Nice yakışıklı oyuncuların, starların filmleri çalışmıyor, Kemal Sunal çirkinliği ile seyircinin kolaylıkla beğenisini kazanmasını biliyor. Seyirciyle çok iyi diyalog kurabiliyor, çok iyi bütünleşiyor. “Şaban”lı filmlerin ticari başarısını burada aramamız gerek. Kemal Sunal – seyirci ilişkisi sürdüğü sürece “Şaban”lı filmlerin de yapımı sürecektir.

Kartal Tibet

Sinema seyircisi artık yalnız komedi filmine gidiyor. Komedi filmi çevirmek zevkli ama zor. Birbirinin benzeri dramatik konulara ise kimsenin ilgi duyduğu yok. Halk, sinemada somurtmak değil, biraz gülmek, boşalmak istiyor. Onun sorunlarınu, sıkıntılarını gülmece yoluyla yansıttığımız için de o filmde kendini bulup, koşa koş sinemaya geliyor.

Örneğin Türkiye’de kazık yiyen adamın öyküsünü yaptık mı, bu seyirciye tüm konulardan daha çekici geliyor. Son zamanların güncel deyimi “Ortadirek”li ya da “Katma Değer”li bir şaban güldürüsü, seyirciyi kaçtığı sinemaya yeniden koşturmaya yetiyor. Dramatik filmler yatarken, komedilerin büyük bir iş yapması buna bağlanabilir.

Filmin kahramanının tipini de güncel modalara göre çiziyoruz. “Punk” denilen saçlarının yanları kazınmış, yarısı rengarenk boyanmış, kulakları küpeli günümüz gençliğine özenen bir “Şaban” tipi, ortalığı kırıp geçiriyor.

“Şaban”lı filmlerle seyirciyi yeniden sinemaya çeken Kemal Sunal’la çok uyumlu bir ekip oluşturduk. Birlikte birçok film yaptık. Bundan sonra da birlikte çalışacağız. Kemal Sunal’a duyduğum sevgi ve onun filmlerinin iş yapması bizi sürekli birlikte çalışmaya itiyor.

___________________________ &______________________

Youtube Kanalımız Aktifleşti, son çalışmamızı aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.

www.youtube.com/user/erhan6487

.::Bir Yeşilçam Son Dakikası: Öldü Sanılan Gülgün Erdem Yaşıyor!::.

Sevgili dostlar, bu kez sevindirici bir haber ile sizlerleyiz.

Kardeş sitemiz Sinematik Yeşilçam‘ın değerli emekçisi Utku Uluer ağabey bize az önce müjdeyi verdi ve Gülgün Erdem’in yaşadığını aşağıdaki yazı ile duyurdu:

“2016 tarihinde Gülgün Erdem hakkında, hem içeriği ile hem de ortaya çıkış şekli nedeniyle çok üzücü bir haber almıştık.

Yeşilçam’ın en güzel kadınlarından, Fantastik sinemamızın Dişi Killing‘i, Dişi Tarzan‘ı Gülgün Erdem ‘in 2 yıl önce aramızdan sessiz sedasız ayrıldığı haberini yayınlamıştık.

Değerli bir Sinema Yazarı abimiz kendisine ulaşan bilgiyi bizlerle paylaşmıştı. Biz de hiç bir yayın organında belirtilmeyen, üzerinden zaman geçtiği için magazinciler için haber değeri taşımayan bu bilgiyi daha fazla kişiye ulaştırmak istedik. Çünkü kaynağımız önemli bir kaynaktı ve ortada her zaman yaşadığımız gibi önem vermeme ve ilgisizlik durumu vardı. Biz de yapmamız gerekeni yaparak haberin daha fazla kişiye ulaşmasını sağlamaya çabaladık…

Bu konuda taraf olduğumuz için haberi vermemiz önemliydi çünkü dört yapraklı yonca dışında Türk sinemasında yer alan kadın oyuncuların haber değerleri çok fazla olmuyordu… Hele heleGülgün Erdem gibi sinemadan elini eteğini çekmiş oyuncularımız hakkında bilgi almamız da pek mümkün olmuyordu. Oyuncumuz artık göz önünde olmamayı seçmiş olsa da bu şekilde ortaya çıkan bir ölüm haberini 2 yıl sonra almış olmamız bizi de harekete geçmeye yöneltti.

Ancak Gülgün Erdem Hayattaymış!!!

Ancak bu sefer bir haberi elimizde olmayan sebeplerden dolayı olsa da yanlış verdiğimize çok sevindik. Çünkü Gülgün Erdem aramızdan ayrılmamış! Oraya çıkan haber ise isim benzerliğinden dolayıymış. Ayrıca bu sefer işimizi sağlama aldık ve haberi bize verebilecek en yetkin isimden doğrulattık. Yani Gülgün Erdem‘den.

Öncelikle kendisinden özür diledik, istemeden de olsa bu gibi haberlerin yayılmasının bir parçası olduğumuz için de mahcubiyetimizi ilettik. Çok sağolsun bizim iletişime geçme isteğimizi kabul etti. Bizler de sizleri bilgilendirmek istedik.

Sayın Gülgün Erdem gerçekten de sinemadan elini ayağını çekmiş, basından uzak ve uzun zamandır sinema sadece izleyici olarak ile ilgileniyormuş. Ayrıca kendisi hakkında çıkan haberlerin bazı akrabalarını endişelendirdiğini bizlere iletti. Ulusal basın bu haberi Sinematik Yeşilçam veya Üçüncü Adam sitelerinden aldığı için kendisini detaylı olarak bilgilendirdik. Değerli sanatçımız ile ilgili bize ilk haberi ulaştıran değerli sinema yazarı büyüğümüz ile de iletişime geçtik. Kendisi de Gülgün hanım ile görüştü ve haberin yanlış olduğuna o da sevindi.

gülgün erdem sabu korkusuz kaptanGülgün Hanımın tüm sevenlerine selamı var. Artık sinema ile ilgilenmediği için bazı bilgilerinin saklı kalmasını bizlerden rica etti. Biz de gösterdiği kibarlık ve bilgilendirmeden dolayı kendisine teşekkür ettik. Kendisine uzun ömürler dileriz!

Dişi Killing, Süpermen Fantoma’ya Karşı, Korkusuz Kaptan Swing, Tarzan Korkusuz Adam, Casus Kıran, Kızıl Maske, Altın Çocuk Beyrut’ta, Keloğlan, Çifte Tabancalı Damat, Demir Pençe Casuslar Savaşı, Red Kit, Killing Ölüm Saçıyor, Dişi Tarzan gibi pek çok Fantastik filmde yer almış olan Gülgün Erdem sinemaya 1963 yılında başlamıştı.1976 yılında evlenip sinemadan ayrılana kadar da 100’ün üzerinde filmde yer alan bu güzel oyuncumuz 1976 yılında bir daha geri dönmemek üzere sinemadan ayrılmıştı.”

*www.sinematikyesilcam.com

.::Değerli Sinema ve Tiyatro Sanatçısı Uğur Kıvılcım Hayatını Kaybetti::.

Değerli sinema ve tiyatro sanatçısı Uğur Kıvılcım‘ı kaybettik dostlar. Ruhu şad olsun.

*Görsel: listeist.com