Tag Archives: yeşilçam figüranları

.::Değerli Kavgacı Karakter Oyuncumuz Ata Saka’dan 81 Yaşında Yeni Fotoğraf::.

Değerli takipçimiz Ali İhsan Tunç‘tan bizleri çok mutlu eden bir fotoğraf geldi. Değerli kavgacı karakter oyuncumuz Ata Saka 81 yaşında, oldukça sağlıklı ve Londra’da yaşıyor.

Kendisine Üçüncü Adam ailesi olarak sonsuz sevgi ve saygılarımızı yolluyoruz.

.::Üçüncü Adam E-Dergimizin Mart 2017 Sayısı Sizlerle::.

Üçüncü Adam E- Dergimizin Mart 2017 sayısı, Mart’ın son günü de olsa, sizlerle. 🙂

Dergimizi okumak ve bilgsayarınıza ücretsiz indirmek için tıklayınız.

.::’Deli Gözel – Bir Yadigar Ejder Kitabı’ Çıktı!::.

Sevgili okur dostlarım, yazarı olduğum Bir Yadigar Ejder Kitabı‘nın yeni baskısı Kara Karga Yayınları‘ndan çıktı: ‘Deli Gözel – Bir Yadigar Ejder Kitabı’

Kitap tüm kitap satış sitelerinde mevcut. Ve bu haftadan itibaren tüm kitap satış mağazalarında sizleri bekliyor olacak. İlk baskıdan gerek yeni bilgiler gerekse fotoğraflar açısından farklılıkları mevcut. Edinmenizde fayda var.

Sevgilerimle, Erhan Tuncer.

.::Üçüncü Adam E-Dergimizin Şubat 2017 Sayısı: “Bilal İnci Özel Sayısı”::.

Üçüncü Adam e-dergimizin Şubat sayısını “Bilal İnci Özel Sayısı” olarak hazırladık. İşlerimizin yoğunluğundan dolayı ayın son günü, son saatlerinde sizlerle buluşabildik.

Dergimizi okumak için tıklayınız.

.::Üçüncü Adam Arşivinden Bir Yavuz Karakaş Belgeseli::.

Sevgili Üçüncü Adam okurları merhabalar,

Herkese güzel haftasonları dilerim. 2012 yılında çektiğim bu belgeseli yıllardır arşivimde bekletiyordum. O dönemde, bir internet televizyonu için çekmiş olduğum bu belgesel ilk kez burada yayınlanıyor. Daha sonra TRT Belgesel için tekrar, daha detaylı şekilde çektiğim belgeselin bir ön taslağı niteliğinde sayılabilir bu belgesel.

Birbirinden güzel onlarca fotoğraf ve bilgi eşliğinde, 30 dakika boyunca keyifli seyirler dilerim herkese. 🙂

Erhan Tuncer

 

.::Kör Nizam’ın Bombaları::.

Öncelikle Yeşilçam’ın İsviçre Çakıları adlı iki bölümlük çalışmama göstermiş olduğunuz yoğun ilgiden dolayı çok teşekkür ederim. Çalışmamın birinci bölümünde yer verdiğim Nizam Ergüden ile ilgili önemli mesajlar aldım ve yeni bilgiler edindim. Değerli yönetmenimiz Hidayet Pelit‘in oğlu Bülent Pelit, yazının yayınlandığı akşam bana bir mesaj attı;

“Nizam Ergüden ile ilgili bir şey hatırlatayım; Hayatının son yıllarında sinemaya küsen Nizam Ergüden yarış atı seyisliği ve antrenörlüğüne başladı. Veliefendi ve İzmir Şirinyer Hipodromu’nu kendine mekan tuttu. Orada da büyük başarılar elde etti ama antrene ettiği Atıl isimli arap atının darbeleriyle hayatını kaybetti. Oğlu Hüseyin Ergüder de piyasanın iyi set elemanlarından biriydi…” 

İlginç, zor ve tehlikelerle dolu bir yaşamın böylesine bir trajedi ile bitmesine gerçekten çok üzüldüm. Yaptığım röportajlarda herkesten duyduğum “Bu kadar aksaklığına ve sakarlığına rağmen Yeşilçam’ın ev sevilen insanlarından biri…” olduğuydu. Özellikle Yılmaz Güney‘le yakın dost olan Nizam Ergüden, en çok onun avantür filmlerine çalışmıştır. Güney de bu dostluklarının neticesi olarak ona küçük roller vermeye başlamıştır. Şüphesiz onu milyonlara tanıtan en önemli rolü, Natuk Baytan‘ın yönettiği Üç Kağıtçı filmindeki Sabri karakteridir. Tabii ki Banker Bilo’daki kaçakçı karakterini de unutmamak gerek.

Şimdi sizleri, yaptığım röportajlardan derlediğim Kör Nizam lakaplı Nizam Ergüden’in yol açtığı iş kazaları ile ilgili bölümle başbaşa bırakıyorum;

Yılmaz Atadeniz (Yönetmen)

Hiç unutmuyorum, Ölmek Var Dönmek Yok diye İrfan Atasoy, Feri Cansel’in oynadığı bir filmi çekiyoruz Abraham Paşa Çiftliği’nin arka tarafındayız. Kameraman Kenan Kurt, “Ya Yılmaz ağabey burada bomba patlatacaksın benim kameram bundan başka zenginliğim yok, bunu geriye alalım, ben zoomla idare ederim” dedi. O ağaçların bulunduğu kısma kadar geriye aldı. O devirlerde bu türlü patlamaları yapan Nizam isminde bir arkadaşımız vardı. Nizam, Yılmaz Güney filmlerinde aktör olarak da oynadı. Şimdi o patlamaları çatlamaları kendi çocuğu yapıyor. Kısa boylu, genç bir oğlan. Onunla da çalıştım ben. O gün bomba koyacaklar, İrfan ile Feri Cansel o kapıdan çıkacak, arkadan kavgacılar gelecekler, ateş edecekler, Feri bomba atacak, bomba attığı zaman bomba patlayacak. Bu kadar yapıyoruz. Kameraman hazır, her şey hazır… “Motor!” Feri ile İrfan Atasoy çıktılar. O 4 kişi çıktı. Ahmet falan vardı hatta içlerinde. Çıktılar. Çıkınca, bombayı attı Feri, “Bombayı düştüğü yerde patlatın!” dedim. Yerden bir alev sütunu çıktı. O taraftaki ne kadar cam, çerçeve var ise her şey indi aşağıya. Toz, duman içerisinde kaldı. Bir de arkadan da Nuray diye dansöz bir kızımız var, belden yukarısı çıplak silahı öyle tutacak ki göğüslerini kapayacak. Şimdi bomba patladı, patladı ama kaldırım taşı yukarıdan vınlayarak Feri’nin üstüne düşecek, gördüm ben olayı. Feri’ye, “Kafanı yukarı kaldır bak!” demeye vakit yok, “Kamerada görünüyorsun kaç!” dedim ben. O benim emirlerime uyarak hareket etti. Kaldırım taşı pat diye düştü. Nuray çıktı, kız panikten titriyor, kızın göğüsleri meydanda… “Hemen yukarıya alın…” dedim. Öyle ve stop. Oradaki adamların katiyetle inanamıyorsun yaşadıklarına. Yani yerden o alev sütunu filmde de gördüm, kurgularını ben yaptım filmlerin. İnanılmaz bir şey. Dinamit koymuş Nizam… O dinamit yere 1 metre çukur açmış. Orada kanalizasyon kanalı varmış, alttan geçen o kanala kadar açmış. Ben Nizam’ı kovaladığımı biliyorum yani. “Ulan nasıl bu kadar dinamiti koyarsın?” diye…

 Mehmet Uğur (Dublör / Kavgacı Karakter Oyuncusu)

Bomba patlayacak bir gün… Koşacağız, mayına basacağız bomba patlayacak. Beni çağırdılar gittim. “Hazır mısın?” “Hazırım…” Geldim bir bastım, basmamla bombayı bir patlattılar, inan pantolonum ikiye bölündü. 2 metre çukur açıldı içine düştüm Nizam’ın bombasından…

 Selahattin Geçgel – Godzilla Selahattin (Set Amiri / Efekt Uzmanı)

Kargacı Halil filmini çekiyoruz Yılmaz Güney’le Polenezköy’de. Ben de ufak bir rolde oynuyorum. Yılmaz abi “Selahattin’e fünye hazırlayın…”dedi. Nizam fünyeyi hazırladı, bağladı. Yılmaz abi karşıda, ben de köşeden çıkıyorum. Yılmaz abi vuruyor beni. Fünye bir patlıyor ben uçuyorum. Yılmaz abi bağırmış ‘Eşşoğlu eşşek, ben yılların aktörüyüm böyle ölemedim!” diye. Herkes alkışlamış tabii. Yılmaz abi bağırmış: “Godzilla kalk! Godzilla!” Godzilla gözünü bir açtı SSK Hastanesinde…

Erhan Tuncer 

.::Yeşilçam’ın İsviçre Çakıları -1. Bölüm-: Sadece Oyuncu Olmayanlara Dair::.

Sevgili dostlar merhaba,

Bu çalışma dizisinde sizlere, Yeşilçam’da sadece oyunculuk ya da yönetmenlik yapmamış, sinemamızın gerçek emekçilerinden bahsedeceğim. 2 bölüm olarak yayınlanacak bu çalışmanın ilk bölümünün konukları Zeki Alpan, Cemal Konca, Nizam Ergüden, Niyazi Vanlı ve Necdet Kökeş olacak. Sadece oyuncu olarak izlediğiniz değerli sanatçılarımızın, Yeşilçam içerisinde ayrıca uzman olduğu alanları öğrenince gerçekten şaşıracaksınız.

Bu çalışmayı hazırlarken, sanatçılarımızın sosyal hayatlarındaki özel yeteneklerini/uğraşlarını değil, Yeşilçam içerisindeki bir nevi ikinci –hatta bazıları için birinci- mesleklerini gün ışığına çıkarmaya dikkat ettim. Bu nedenle, gençliğinden beri profesyonelce keman çalmakta olan Hulusi Kentmen gibi özel yeteneklileri değil, -çalışmamızın ikinci kısmında yer alacak olan- sinema filmleri için besteler yapan Sami Hazinses’i sizlere anlatmayı uygun buldum. Çalışmamda yer alan 10 isim de, sinemaya farklı alanlarda eş zamanlı olarak hizmet etmiş isimler olacak.

İlk 5 isim sizlerle…

İşte Yeşilçam’ın İsviçre çakıları…

İşte Yeşilçam’ın maharetli elleri…

1) Zeki Alpan

Zeki Alpan’ı Kemal Sunal ve Keloğlan filmlerinden hatırlamayanınız yoktur sanırım. Özellikle kostüme filmlerde boy gösteren Alpan, sinemamızın ilk ‘profesyonel’ makyajcılarından birdir. Profesyonel kelimesini özellikle tırnak içine almak istedim çünkü bu işi kendine meslek edinmiş, özel sakal ve bıyıklar üretmiş ve kendine tam donanımlı bir makyaj çantası oluşturmuştur. Sanatçımızın oğlu ile yaptığım bir söyleşide, Kadir İnanır’ın Yeşilçam’da çekilen ilk bıyıklı fotoğrafındaki takma bıyığın Zeki Alpan tarafından yapıldığını ve hatta kariyerine bıyıklı olarak devam etmesini öneren ilk kişi olduğunu öğrenmiştim. Araştırmalarım doğrultusunda vardığım sonuç, sanatçımızın oğlunun anlattıklarını doğrular nitelikte çünkü 1950’li yıllardan itibaren sakal-bıyık ihtiyacı olan neredeyse tüm filmlerdeki sakallar-bıyıklar Zeki Alpan’a ait. Aşağıda kendisi ile yapılan söyleşiyi okuduğunuzda, işine ne kadar özenle yaklaştığını göreceksiniz.

*Röportajın üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz.

_______________________________________________________

2) Cemal Konca

cemal-konca-portre

Sinemamızın adı bilinmen önemli makyajcılarından biri de Cemal Konca’dır. Onlarca filmde karakter oyuncusu olarak görev alan Konca, özellikle plastik makyaj konusunda kendini oldukça uzmanlaştırmıştır. Aşağıdaki fotoğrafta kendisini, Natuk Baytan’la birlikte Duvardaki Kan dizisinin setinde görüyorsunuz. Gerçekleşmesi güç bir makyajı kendi yöntemleri ile dakikalar sonra bitirdiğini okuyacağınız bu dergi haberinde, Konca’nın kendi gibi yetiştirdiği oğlunu da göreceksiniz.

*Haberin üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz.

_______________________________________________________

3) Nizam Ergüden

Nam-ı diğer Kör Nizam… ‘Kör Nizam bir bomba yapmış abi… Bir patladı, pantolonum falan parçalandı…’ gibi onlarca cümle duyarsınız Yeşilçam sokağında. Aksiyon ve avantür filmlerdeki patlamaların büyük bir bölümü yapan kişi, Yeşilçam’ın özel efekt uzmanlarından Nizam Ergünden’dir çünkü. Elinin ayarının olmadığı ve patlamalı sahnelerde barutu biraz fazla kaçırdığı söylenir hep. Yaşayanların şimdilerde gülerek anlattığı birçok ‘patlamalı’ kazanın altında onun parmağı vardır. ‘Kör Nizam’ın Bombaları’ üzerine sayfalar dolusu anı var arşivimde. Uygun bir zamanda bu başlıkta bir yazıyı sizlerle paylaşacağım. Unutmadan, Nizam Ergüden’in ‘kör’ lakabı işini gözü kapalı yaptığından değil, gözlerinin şaşı olmasından kaynaklanmaktadır. Yeşilçam’da özellikle set çalışanlarının böyle ilginç lakapları vardır. Bu yıl içinde kaybettiğimiz, sinemamızın bir diğer özel efekt uzmanı Godzilla lakaplı Selahattin Geçgel’i de rahmetle analım. Onun uzmanlaştığı en önemli alan da fünye üretimiydi. Bir oyuncu vurulduğunda vücudundan patlayarak çıkan –çoğu sade dumanlı- kanların etrafa saçılmasını sağlayan fünyeleri Godzilla Selahattin hazırlardı.

_______________________________________________________

4) Niyazi Vanlı

‘Ah Nerede’ filminin finalinde kalabalığı yararak gelen polis memurunu hatırladınız mı? Evet, onun adı Niyazi Vanlı. Peki o yararak geldiği kalabalığı sete kim getirdi? Bu sorunun cevabı da aynı: Niyazi Vanlı. O, Yeşilçam’ın en büyük figürasyon ajanslarından birinin sahibi. Hatta 70’li yıllarda filmlerde yeni yeni görmeye başladığımız kavgacı karakter oyuncularının büyük bir bölümünü sinemamıza kazandıran kişi o. Yeşilçam Sokağı’nda arkadaşlarından duyduklarım, görüldüğünün aksine son derece egosu yüksek ve piyasanın kurdu bir insan olduğu yönünde. Elinden hiçbir zaman düşürmediği viskisi ile ‘Onu ben oyuncu yaptım… O benim bulduğum adamdı… Kapımdan ayrılmazdı…’ gibi ‘benim sayemde’ başlıklı onlarca cümle duyulurmuş Niyazi Vanlı figüranlık bürosunda. ‘Seni artist yapacağım…’ diyerek kandırılan genç kızların uğrak yerlerinden biri olduğu da söylenir bu büronun. Setlerde sakatlanan kavgacıların da uğrak yeridir aynı zamanda. Niyazi Vanlı’nın eşinin, zeytinleri, otları ezerek oluşturduğu özel bir karışımla çıkıklar hemen tedavi edilir, oyuncu bir gün istirahatten sonra sete çıkabilir hale getirilirmiş.

_______________________________________________________

5) Necdet Kökeş

Sivori Necdet… Brezilyalı bir futbolcuya benzerliğinden dolayı ona takılan bu lakap, yıllarca setlerde prodüksiyon amirliği yapmış Necdet Kökeş’in hızını ve çalışkanlığı özetler nitelikte. “Bir set kaç kişiden oluşur? Kimler işini en iyi şekilde yapar? Bir film kaç günde biter? Biraz da daha zorlarsak kaç günde biter?” Bu soruların tamamının cevabını veren en önemli kişilerden biridir Necdet Kökeş. Yapımcının en güvendiği insan, tüm seti emanet ettiği gerçek bir profesyoneldir. Özellikle Hulki Saner prodüktörlüğünde gerçekleşmiş 70’li yıllara ait filmlerin önemli bir bölümünün prodüksiyon amiri odur. İzleyiciler onu oyuncu olarak tanısa da, Yeşilçam Sokağı –özellikle de eski yapımcılar- onu daha çok prodüksiyon amiri özelliğiyle hatırlamaktadır.

*Fotoğrafın üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz. 

*Çalışmamızın 2. Bölümü birkaç gün içerisinde sizlerle.