Tag Archives: kemal sunal

.::Yeşilçam Film Fragmanları Youtube Hesabımızda!::.

Merhabalar,

Yıllar önce edindiğim VHS kasetlerdeki orijinal Yeşilçam fragmanlarının bir kısmını bilgisayar ortamına aktarıp DVD’lerde saklamıştım. Yakın zamanda başka bir konu için arşivimi karıştırırken denk geldiğim bu fragmanlar beni bir hayli heyecanlandırdı. Sizleri de heyecanlandıracağını düşündüğümden hevesle paylaşmak istedim.

Arşivimde ayrıca DVD’lere basılı olarak sakladığım Arzu Film’e ait Kemal Sunal film fragmanlarını ise yaklaşık 15 sene önce DVD filmler satan bir dükkandan edindiğimi hatırlıyorum. Eğer Arzu Film yetkilileri izin verirse onları da sizlerle paylaşacağım.

Bir de Üçüncü Adam’dan takip edenler bilecektir ki, 300’den fazla 35mm Yeşilçam film fragmanı arşivimde gün ışığına çıkmayı bekliyor. Maliyetli bir işlem olduğundan uygun koşulları yaratabilirsem dijital ortama aktaracağım birer birer.

Herkese keyifli seyirler dilerim.

.::Bir Süredir Yaşanan Durgunluk Hakkında::.

İhsan Yüce ve Fuat Onan

Merhaba sevgili Üçüncü Adam okurları,

Aylardır siteye yazı ekleyemiyorum çünkü hem mesleğimle ilgili yoğun bir çalışma temposundayım, hem de bildiğiniz üzere İhsan Yüce üzerine oldukça ayrıntılı bir kitap yazmaktayım. Kitap öyle çok mesaimi alıyor ki, en basit işlem olan Üçüncü Adam’ın İnstagram hesabına fotoğraf eklemeye dahi fırsatım, enerjim olmuyordu. Sizlerden gelen özlem ve dolayısıyla sevgi temelli sitem mesajlarına kayıtsız kalamadığım için İnstagram hesabına bir miktar hareket kazandırmaya başladım. Umarım vakit bulurum ve siteye de geçen aylardaki gibi yazı ve fotoğraflar eklemeye başlarım.

İhsan Yüce kitabına da kısaca değinecek olursam: 60.000 sayfaya yakın dergi ve gazete ile 20.000‘e yakın lobi kartı/film fotoğrafı karıştırdım. İçinde Yavuz Turgul, Ahmet Sezerel, Kaya Ererez, Aytekin Çakmakçı, Menderes Samancılar, Alev Oraloğlu, Mazlum Çimen gibi isimlerin olduğu 60’tan fazla isimle röportaj yaptım. İhsan Yüce’nin mahalle arkadaşlarını, hatta alt komşusunu dahi buldum. Aylar sonra okuyacağınız bu kitapta, 1954 yılından, 1991 yılına kadar ülkemizde yaşanan ve çoğunu ilk kez duyacağınız tiyatro ve sinema bilgilerine ulaşacaksınız. Çok uğraştım, beğeneceğinizi ümit ediyorum.

Site ile ilgili ilk planımdan da bahsedeyim; Haftanın belirli bir gününü, sitede paylaşım günü olarak belirlemek için bir ön çalışma yapacağım. En azından ilk yayın ayını eksiksiz geçirebileceğim arşiv taraması ve yazı taslaklarına ufaktan başladım. Umarım vaadettiğim gün ya da günlerle ilgili size mahçup olmam.

Daimi sevgi ve muhabbetle.

Üçüncü Adam adına: Erhan Tuncer

.::Kemal Sunal, Kartal Tibet ve Memduh Ün, “Şaban” Filmlerini Anlatıyor::.

Tüm Yeşilçam sever dostlara merhaba,

Geçen haftalarda Behçet Nacar röportajını paylaştığım Film Market dergisinden, yine çok önemli bulduğum bir röportajı daha sizlerle paylaşıyorum. Bu röportajda Memduh Ün yapımcı (Uğur Film) kimliği ile, Kartal Tibet, “Katma Değer Şaban” ve “Orta Direk Şaban” gibi filmlerin yönetmeni kimliğiyle, Kemal Sunal da oyuncu kimliği ile “Şaban” filmlerini değerlendiriyor.

Film Market Dergisi

Sayı: 32 / Yıl: 3 / Tarih: 3 Haziran 1985

_____________________________________________________

Kemal Sunal

“Şaban” filmlerimin, mevsimin en büyük işini yapmasının “Şaban” sözcüğü ile bir ilgisi yok bence. Halk komedi filmini seviyor. Seyirci gülmek istiyor. En çok da Kemal Sunal filminde rahatlıyor, kendini buluyor. Onunla özdeşleşiyor. Şaban, halktan bir kişi, halkın içinden gelmiş, onun sorunlarını, isteklerini, dertlerini yansıtıyor. Her filmimde halktan birini canlandırdığım için bu tipi halk beğeniyor, tutuyor ve bırakmak istemiyor.

“Şaban” adını kullanmasam, halk filmlerime yine gelecektir. Örneğin “Şaban” yerine “Gerzek Niyazi” de olabilirdi. Ama filmlerim yine iş yapardı.

Geçen yıl beş “Şaban”lı film yaptım. Bunların hepsi gişe yönünden başarılı oldular. Örneğin “Ortadirek Şaban” ve “Katmadeğer Şaban” güncel bir deyim içeriyor, halkın sıkıntılarını yansıtıyordu. Katma Değer’in kazığını yemiş bir Şaban, binlerce Şaban’ın duygularına tercüman olduğu için görülmemiş ilgiyle karşılandı.

“Şaban” adını ilk kez “Hababam Sınıfı” filminde “İnek Şaban” rolünde kullandım. Halk bu tipi çok tuttu, beğendi. Yani bir bakıma Şaban’ın isim babası “Hababam Sınıfı”nın yazarı Rıfat Ilgaz diyebilirim. Sonra “Şaban” sinemada kökleşmeye başladı. Seyirci, aptal görünüşü altında cin gibi uyanık “çarıklı erkan-ı harp” diyebileceğimiz bir tipi sinemada sürekli görmek istedi. Biz de halkın bu isteklerini yerine getirmekten başka bir şey yapmadık.

“Şaban”lı filmler kanımca Türk Sineması’nda devam edebilecek. Ancak bu yılki filmlerimin hepsi Şaban olmayabilir. Her işi tadında bırakmalı. Daya iyi anlaşabileceğimiz için bir de komedi filmi yönetmeni bulmanın güçlüğünü düşünürsek “Şaban” filmleri için Kartal Tibet’le çalışma yaptık. “Şaban” filmlerini Uğur Film ve Cem Film firmalarıyla gerçekleştirdim. Bunlarla daha rahat çalışma olanağı bulabildiğim için… Bu yıl da bu düzenin süreceğini sanıyorum.

Memduh Ün:

Şaban filmlerinin büyük iş yapması ticari potansiyele bağlı değil. Bu, doğrudan doğruya Kemal Sunal’ın halkla bütünleşmesine bağlı, star sistemi ile ilgili. Kemal Sunal, sinemamızda “hasılat” bir ölçüyse, büyüklerin en büyüğü.

Şaban filmlerininin konuları öyle ahım şahım şeyler değil. Üzerlerine titrenerek, büyük harcamalar yapılarak özenle de çekilmiyor. Ama halk hep bu filmler gidiyor. Konunun iyi oluşu, titiz bir çalışma, halkı o kadar ilgilendirmiyor. Hangi filmde 5-10 dakika daha fazla gülüyorsa, seçimini o film doğrultusunda yapıyor.

Bir Türk kovboyu da diyebiliriz buna. Kovboyun sırasıyla yaptığını, Kemal Sunal “çarıklı erkanı harp” kafasıyla, aptal görünümü altında çarıklı zekasıyla, kötüleri altederek kolaylıkla yapabiliyor. Aynı şeyi başka biri yapsa, seyirci ondan lezzet almıyor.

Nice yakışıklı oyuncuların, starların filmleri çalışmıyor, Kemal Sunal çirkinliği ile seyircinin kolaylıkla beğenisini kazanmasını biliyor. Seyirciyle çok iyi diyalog kurabiliyor, çok iyi bütünleşiyor. “Şaban”lı filmlerin ticari başarısını burada aramamız gerek. Kemal Sunal – seyirci ilişkisi sürdüğü sürece “Şaban”lı filmlerin de yapımı sürecektir.

Kartal Tibet

Sinema seyircisi artık yalnız komedi filmine gidiyor. Komedi filmi çevirmek zevkli ama zor. Birbirinin benzeri dramatik konulara ise kimsenin ilgi duyduğu yok. Halk, sinemada somurtmak değil, biraz gülmek, boşalmak istiyor. Onun sorunlarınu, sıkıntılarını gülmece yoluyla yansıttığımız için de o filmde kendini bulup, koşa koş sinemaya geliyor.

Örneğin Türkiye’de kazık yiyen adamın öyküsünü yaptık mı, bu seyirciye tüm konulardan daha çekici geliyor. Son zamanların güncel deyimi “Ortadirek”li ya da “Katma Değer”li bir şaban güldürüsü, seyirciyi kaçtığı sinemaya yeniden koşturmaya yetiyor. Dramatik filmler yatarken, komedilerin büyük bir iş yapması buna bağlanabilir.

Filmin kahramanının tipini de güncel modalara göre çiziyoruz. “Punk” denilen saçlarının yanları kazınmış, yarısı rengarenk boyanmış, kulakları küpeli günümüz gençliğine özenen bir “Şaban” tipi, ortalığı kırıp geçiriyor.

“Şaban”lı filmlerle seyirciyi yeniden sinemaya çeken Kemal Sunal’la çok uyumlu bir ekip oluşturduk. Birlikte birçok film yaptık. Bundan sonra da birlikte çalışacağız. Kemal Sunal’a duyduğum sevgi ve onun filmlerinin iş yapması bizi sürekli birlikte çalışmaya itiyor.

___________________________ &______________________

Youtube Kanalımız Aktifleşti, son çalışmamızı aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.

www.youtube.com/user/erhan6487