SİNEMAMIZIN KAVGACILARI

   Sevgili Üçüncü Adam okurları merhaba;

    Sitemiz kurulduğundan beri sinemamızın kavgacıları ile ilgili birçok çalışma yaptık ve sizlerin de desteği ile onları emeklerine layık bir şekilde andık. Aşağıda yer alan sanatçılarımızı “Sinema Sanatçılarımız” kısmında anlatmak yerine, her şeyiyle onlara ait bir sayfaları olsun istedik. Bu durumun onları diğer sanatçılarımızdan ayrı tuttuğumuz anlamına gelmesin sakın. Biz Üçüncü Adam olarak onlara hak ettikleri değeri vermek için çabalamaktayız. Sitemizi açtığımızda haklarında ufak tefek bilgilerden başka hiçbir şey yoktu. Biz istedik ki pırıl pırıl fotoğrafları olsun, haklarında bilmediklerimizi öğrenelim, onları siz değerli okuyucularımıza doğru düzgün tanıtalım. İlginiz ve alakanızla, bu amaç doğrultusunda çok yol kat ettik. Kadir Kök gibi ulaşıp konuşabildiklerimiz de oldu, hakkında ufak bilgiler edinip fotoğraflarla ve anketlerle anlattıklarımız da…

      Biz, vaktimiz olduğunca onlarla ilgili çalışmalar yapmaya devam edeceğiz. İlgi ve alakanıza çok teşekkür ederiz.

*Aşağıda görmüş olduğunuz sanatçılarımız hakkındaki bilgiler ve en alt kısımda bulunan “fotoğraflar” kısmı sürekli güncellenecektir.

*Sitemize eklediğimiz tüm resimler gibi, bu sayfadaki resimler de bizim hazırladığımız resimlerdir. Böyle olmasına rağmen bu sayfadaki sanatçılarımızın ana resimlerine logo koymama kararı aldık. Çünkü resimlerinin internette dolaşması ve onların bu güzel fotoğraflarla hatırlanmaları bizleri çok mutlu edecek. Sayfamızın en altındaki karma fotoğraflar, tahmin ettiğiniz sebeplerden dolayı her zamanki gibi logolu olacaktır.

Süheyl Eğriboz

Doğum Tarihi: 1927
Ölüm Tarihi: 10.01.2014 / 04:00

1927 yılında İstanbul Mercan’da dünyaya gelen oyuncu, Pertevniyal Lisesi mezunu. Sinemayla buluşması 1940′ların sonunda gerçekleşmiş. Nam-ı diğer “Sütçü”. Lakabı, yaygın bir inanış olan “Gençliğinde sütçülük yapması” ndan değil, 1978-80 yılları arasında çekilen ve başrollerini oynadığı “Sütçünün Rüyası”, “Sütçü Kıbrıs’ta”, “Sütçü ve Eşeği” ile “Sütçünün Çocukları” isimli seri filmlerden gelmektedir. Rol aldığı bir çok filmde tırnaklarını törpülemesiyle de ünlüdür. Rahmetli Erol Taş gibi Süheyl Eğriboz da filmlerde kötü adamı oynamanın cezasını, halktan dayak yiyerek çekenlerden.

Kendisinden dinleyelim:

“Sene 1971, Hz. Ömer’in Adaleti filmini çektik. Ben Hz. Ömer karakterini namaz kılarken öldürüyorum. Bu film Düzce’nin Konuralp nahiyesinde oynamış. Biz de Ramazan Bayramı’nın ikinci günü Konuralp’e gidiyoruz. Arabadan indim. Çantam elimde. Yusuf ismindeki bir arkadaşımla yürüyorum. Üç dört kişi önümü kesti. ‘Ulan Hazreti Ömer’i öldürürsün haaa’ diyerek üstüme çullandılar. Kafama da bir odun parçasıyla vurdular. İzmit 305 numaralı askeri hastanede kendime geldim. 18 dikiş atıldı kafama. Dört beş gün hastanede yattım. Haa bir de ilk zamanlar hanımla sokağa çıkamazdım. Sokakta insanlar, “Bak! Gene düşürmüş bir kadını götürüyor” derlerdi…”

Türk sinemasının bütün kahrını çekmiş, gizli kahramanlardan biri Süheyl Eğriboz, yumruk atan jönler kadar, bir yumrukla pencereden çıkanların da değerinin bilinmesi gerektiğini söylemiş.

Filmlerde kilit rollerde oynadıklarını, setlerin ağır işlerini üstlendiklerini, ama buna rağmen yine de bir başrol oyuncusu kadar tanınmadıklarını ve kazanmadıklarını açıkça dile getiriyor. Sinemanın emeklisi olmayacağını da sözlerine ekleyen Eğriboz, şimdilerde günlerinin büyük kısmını evinde, bahçesiyle ilgilenerek geçiriyor.

*Üçüncü Adam

İhsan Gedik

Doğum Tarihi: 10.6.1942

1942 yılında Samsun’da bir çiftçi ailesinin çocuğu olarak dünyaya geldi. İlkokul hayatında yazlık ve kışlık sinemalarda çalışırdı. İlkokula giderken içinde bir sinema aşkı başladı. Okula gidiyorum diye evden çıkar, ama sinemaya kaçardı. Sinemalarda gazoz sattı. Teşrifatçı oldu. Rahmetli annesi sürekli peşindeydi. 7 kardeşin en haylazıydı.

1959 yılında annesi ve babası İhsanı da yanlarına alırlar ve İstanbul’a Çifte havuzlarda ki kızlarının yanına gelirler. İhsan çifte havuzlarda bahçıvan olan Dayısı Ali Berber yanında bir hafta çalışır. Çiçekleri sular. Yabani otları temizler. Galata Köprüsü’nü filmlerde gören haylaz İhsan, köprüye gitmek için dayısından bir miktar harçlık alır ve Galata Köprüsüne gelir.

Sonrasını İhsan gedik şöyle anlatır;
“Karaköy’den Eminönü yönüne doğru sandalda balık satanların yanına geldim. Samsun’dan arkadaşlarımı gördüm. Hoş geldin dediler, bana balık ısmarladılar. Oradan da sirkeciye geçtim. Bir baktım ki yine bizim arkadaşlar, Otobüslere yolcu taşıyorlar. Onlarla da görüştüm. Sonra tekrar Çifte Havuzlara döndüm. Yaklaşık 10-15 gün dayımın evinde kaldım. Sonra Samsun’a gittim. Samsun’a gittim ama İstanbul hiç aklımdan çıkmıyordu. İstanbul çok hoşuma gitmişti. Fırsatını buldum annemin sandığına anahtar uydurdum. Sandıktan para çaldım kaçtım. Akdeniz gemisi ile İstanbul’a geldim. Eminönü’nde arkadaşları gördüm onlar balık ekmek satıyorlardı. Ertesi gün de Beyoğlu’na çıktım. Tesadüfen emek sinemasının arkasında ki Yeşilçam’a gelmişim. Orada minibüsler sırayla dolup bir yerlere gidiyor. Bir arkadaşımı gördüm yine, ona dedim ki’ Bunlar nereye gidiyorlar? Arkadaşım da “kısa film” çekimine gidiyorlar dedi. “Dur, dün bir arkadaşımı Memduh Ün kovdu. Prodüksiyona bakan Semih Sezerli gelsin seni kovulan arkadaşın yerine işe alalm” dedi.

Biz çay içe duralım Semih Sezerli geldi. “Abi hemşerim İhsan Gedik” diye beni tanıttı. O zamanlar 16 yaşındaydım. Kovulan arkadaşın yerine teknisyen olarak işe başladım. Erdek de Rahmetli Ayhan Işık ile bir filme başladılar. Ayhan Işık’ı öldürecek iki adam lazımdı. Bende tabi çalışıyorum sette adam gelmeyince Yavuz Selakman’ın yanına biri lazım. Memduh Ün dedi ki’ “bir ceket verin İhsan’a gelmeyen arkadaşın yerine o oynasın”. Badigart rolünü bana verdi. Hemen kendimi o işe adapte ettim. Rahmetli Ayhan ışık’a saldırdık. Kavga yaptık rolümü başardım. Memduh Ün meşhur lafını söyledi “aferin tokmak”. Bana da o zaman 50 kr verdi. Çok iyi paraydı 50 kr o zaman. Yakut filmin değişmez elemanı olmuştum. Memduh Ün’ün deposu vardı set malzemelerinin olduğu yerde bana da yat kalk burada diye yer gösterdi”.

Birçok ünlü sinema yıldızları ile 500′den fazla filimde farklı rollerde oynayan İhsan Gedik, şu anda film ve dizilerde oynama imkanını bulamadığından dolayı, farklı bir şeyler yaparak günlük hayatını idame ettirmek gerektiğini düşünerek, “Dünden bu güne İhsan Gedik” albümü çalışmalarına başladı ve 48 yıllık sinema geçmişini, yaptıklarını bir kitap halinde derleyerek hazırladı.

*Üçüncü Adam

Kudret Karadağ

Doğum Tarihi: 16.5.1928
Ölüm Tarihi: 23.2.2004

16 Mayıs 1928 tarihinde İstanbul Burhaniye’de doğmuştur. Kavgaya girmeden önce bıyıklarını burkmasıyla ünlüdür.

Türk sinemasının kötü adamlarından biri ve önemli karakter oyuncularında birisi olan Karadağ, 23 Şubat 2004 tarihinde İstanbul’da hayata gözlerini yummuştur.

Taner Ay – Yeşilçam sokağı fotoğrafları kitabında sanatçıdan şöyle bahseder; “Hafızam beni yanıltmıyorsa, 1980 veya 1981 yılında Kadıköy’lü eski bir çocuk olduğunu öğrendiğim Kudret Karadağ, Çiçek Pasajı’ndan sarhoş çıktığı bir 1956 gecesinde, Kuşdili Çayırı’na Ahmet Rasim sohbetleri gibi geniş yayılan evinin yolunu şaşırıp 68 adımlık Yeşilçam Sokağı’na giren şanssızlardan biridir. Şanssızlığı, gelecek va’deden genç bir kötü adamken, esrar tekkesindeki Neyzen Tevfik bakışlarının setten sete koşuşturan hasta ve kilolu Ahmet Tarık Tekçe’nin avantür sahneleri için Ahmet Tarık Tekçe dublörü olarak ayrılmasıyla daha da perçinleşir. Ahmet Tarık Tekçe’nin zamansız ölümünden sonra ise, Yılmaz Güney için düşünülmüş “Ali Duran” filmleri O’na ‘Önce Ekmekler Bozuldu’ şanssızlığını kırmasında büyük imkânlar sağlamasına rağmen, asla bir Hayati Hamzaoğlu yahut Kâzım Kartal tırmanışını yapamaz Kudret Karadağ : İdeolojideki muhafazakârlığının bedelini, Ahmet Tarık Tekçe’nin ölümünden sonra bile hep Ahmet Tarık Tekçe’nin dublörünü oynamak isteyerek yeteneğinin kanatlarını kesmekle öder.

Sahi, Medrano Sirki’nden kaçan Cüneyt Arkın’ın dövmek için istediği adam, kaldırımlarında aç yatılan bir sokakta yeteneğini bir ekmek parasına kendi elleriyle boğan adam değil midir zaten?”

*Üçüncü Adam

Yadigar Ejder

Doğum Tarihi: 1951
Ölüm Tarihi: 4.3.1991

Biz ekip olarak onu ne zaman ansak, gözlerimiz doluyor, ufacık bir tebessüm yerleşiyor dudağımızın kenarına. Bilen bilir, tertemiz, ufacık bir çocuk yüreği vardır Yadigar’ın. 1991 Mart ayında, yemek yedikten sonra girdiği lokantanın tuvaletinde ayağı kaymış, başını taşa vurarak oracıkta hayatını kaybetmiştir. Tertemiz bir sinema emekçisi kayıp gitmiştir sinemamızdan, ardında bir dolu film bırakarak…

Keşke şimdi “Mazlummmm!!” diye bağırsak da başı önünde sallana sallana gelse. Dövmek için değil, koşup sarılmak için kalksak ayağa. Sinemamıza kattığı güzellikler için teşekkür etsek kendisine.

Ruhun şad olsun Yadigar.

*Yadigar Ejder’in hayat hikayesini tüm detayları ile anlatan ‘Bir Yadigar Ejder Kitabı’ tüm D&R’larda ve kitap satış sitelerinde…

Bir Yadigar Ejder Kitabı

*Üçüncü Adam

Sönmez Yıkılmaz

Doğum Tarihi: 1945

1945 Rize doğumlu oyuncunun sanat hayatına başlangıcı oldukça ilginç. Yönetmenlerin dikkatini çekebilmek için yaz-kış hergün Galatasaray – Taksim arasındaki yolu, üzerinde atlet, kafasında bir kovboy şapkası, ayağında botlar yürümüş.

Bu uğurda hamallık, ırgatlık, kameraman asistanlığı dahil herşeyi yapmış. Sonunda başarmış…

‘Killing Ölüm Saçıyor’ adlı filmde başrol vermişler.

Türk Sineması’nın kötü adamlarından Sönmez Yıkılmaz, yüzü aşkın filmde oynadı. ‘Manisa Tarzanı’, ‘Silaha Yeminliydim’, ‘Türk Rambosu’, ‘Rockçı Kekolor’, ‘Killing Ölüm Saçıyor’ filmlerinde ise başrol oynadı.

Nasıl kötü adam olduğunu şöyle anlatmış;
“Boyum 1.86, kilom 100′ün üstünde. Karate, Tekvando ve boks biliyordum. Dağcılıkta çok iyiydim üstelik yüzme şampiyonluğum da vardı. Türk savaş sanatlarında uzmanlığım var. Vücut da kaslı ve fazla gelişmiş olunca, sinemada kötü adam oluverdik.”

Yeşilçam’da erotik filmler furyası başlayınca ‘Bize bu işler yakışmaz!’ deyip kendi filmini yapmak için yapımcılığa el atıp, sahibi olduğu Anzer Filmcilik’i kurdu. Şimdilerde cafe işletiyor. Eskiden pek hoş görünmeyen sokağın adam olması için çok uğraş vermiş, sonunda sokağa, Cafe De Femmes’i (kadinlar kahvesi) açmış.

*Üçüncü Adam

Kadir Kök

Doğum Tarihi: 1939

2008’in kış aylarında kısa bir belgeselini hazırladığım ahşap ve bakır ustası Sedat (Özbek) amcamın atölyesinde oturuyordum. Selçuk Sanat Evi adlı bu atölye, her şeyiyle bir bilgi ve huzur yuvası olduğundan, bir kere selam vermek için dahi uğradığımda, saatlerce oturup Sedat amcamla muhabbet ettiğimi bilirim. O gün, hazırlamış olduğum belgeselini kendisine –biraz gecikmeli de olsa- vermek için gelmiştim. DVD’yi, kapağında kendi resminin bulunduğu kutusunun içinde eline tutuşturunca, gözlerinin sevinçle parladığını görmüş, ondan daha çok mutlu olmuştum. Belgeseli hemen o an izlemek istediğinden “Gel seni bir yere götüreceğim” dedi. Nereye gideceğimizi sorduğumda “Meslektaşlarının yanına… Onlar da senin gibi sinemacı” diye ekledi ve atölyesinden çıkıp, aynı hanın içinde bulunan bahsettiği dükkana doğru yürümeye başladık.

Oradaki ilerimi hallettikten sonra hemen çıkmayı planladığımdan, ara ara kendisine çok fazla kalamayacağımı, gitmem gereken başka bir yer daha olduğunu hatırlatıyordum. Koridorlardan sonuncusunu döndüğümüzde, uzakta, iş yerinin önündeki sandalyesinde bacak bacak üstüne atmış, ayağında eski moda, yumurta topuk bir ayakkabı ile oturan sakallı bir adam gördüm. Hararetli bir tonda birisi ile sohbet ediyordu. İçimden kendisinin, muhtemelen  türkücülere, şöhret olmak isteyen zengin şirket sahiplerine ve toprak ağalarına film çeken, eksi moda bir yönetmen olduğunu geçirdim ve birazdan yaşanacak neşeli sohbet için kendimi hazırlamaya başladım. Çünkü bu tür işler üreten ağabeylerimle konuştuğumda, genellikle hep bir gırgır şamata olur, “falancanın filmi çok tuttu mesela”, “filanca bu filme çok para yatırdı ama havasını aldı”, “Aşkın Serzenişi adlı filmin afişini gördün mü bak?” tarzında cümlelerle geçen sohbetlere doyum olmazdı. Onlar da yaptıkları işin basitliğinin, kalitesizliğinin farkındaydılar ve ara ara bana “sen sevmezsin şimdi bunları biliyorum, bakma biz de para için çekiyoruz…” diyerek hem benim nabzımı ölçer hem de içlerini rahatlatır, sohbete devam ederlerdi. Lakin, biraz önce uzaktan gördüğüm adama yaklaştıkça, kendisini yavaş yavaş anımsamaya başladığımı hissettim. Ve birkaç adım sonra yanına vardığımda ayağa kalktı, “Merhaba kardeşim…” diyerek elini uzattı… Gülümsüyordu… Ben de birkaç saniye yüzüne gülümseyerek baktıktan sonra artık kesinlikle emindim… Bu adam, Türk Sineması’nın unutulmaz kavgacılarından Kadir Kök’ten başkası değildi… Yıllar su gibi akmış, yaşlanmıştı…

“Siz” dedim… Anımsayamadığımı düşünerek “Sinemamızın kavgacılarından Kadir ağabeyin…” dedi… Hemen ellerinden öptüm ve tüm samimi duygularımı anlatmaya başladım. İçeri geçip oturmayı, birer çay içmeyi beklemeden başlamıştım cümlelerime. Onu ve arkadaşlarını ne kadar çok sevdiğimden ve önemsediğimden, sinemamızın gerçek emekçileri olduklarından, filmleri ile büyüğüme kadar kısa kısa her şeyden bahsediverdim. “Dur yahu, geç otur hele öyle konuşalım…” diyerek beni içeri davet etti. Duvarlar tam da tahmin ettiğim gibi 90 sonrası şöhret olmaya çalışan, birer İbrahim Tatlıses olmak için her şeylerini vermeye hazır türkücü filmlerinin afişleri ile donatılmıştı. Odadaki iki dolabın tüm raflarında eski Türk filmlerinin VHS kasetleri vardı. Kadir ağabeyciğim kısaca bana, burayı bir yazıhane olarak kullandıklarından, küçük şirketlerin tanıtım filmlerinin ve eskisi kadar popüler olmasa da halen sürmekte olan türkücü filmlerinin kurgularının burada yapıldığından -ek olarak bir de VHS kasetlerden aynı kalitede DVD’ye kayıt yapabildiklerinden- bahsetti. Yanında bir de bu teknik işlerle uğraşan arkadaşı vardı. Beni buraya getiren Sedat amcam tüm bu olup bitenlere çok şaşırmıştı. Çünkü kendisi Kadir Kök’ü tanımıyordu. Ben anlatınca anımsamaya, “Hay Allah yahu desene be…” deyip, konuştuklarımızı dikkatle dinlemeye başladı. Bir süre duvardaki afişlerden, VHS kasetlerden kısa kısa sohbetler ettik ve konuyu Yeşilçam’a getirdik. “Ben…” dedi… “Cüneyt Arkın ile tam 20 sene bir fiil (sayısını kendi de bilmediğinden tahminde bulunuyor ve çok fazla film yaptıklarından ortaya çıkan sayı bir hayli fazla oluyor) 500 filmden başka Malkoçoğlu, Kara Murat, Battal Gazi, Tarkan gibi filmlerde oynadım… “. Söylediği rakamın fazla olduğunu bilse de, sinemamızın ne yazık ki adam akıllı bir arşivi olmadığından bu sayınının aksinin iddia edilemeyeceğini biliyordu. Cüneyt Arkın dahi bir yerde 300, bir yerde 400, bazen 700 küsür filmde oynadığını iddia ediyor, sinema izleyicileri de en aşağı 300 filmde “başrol” oynamış bir aktörün verdiği diğer rakamlara, elde kesin bir veri olmadığından, ihtimal dahilinde yaklaşıyordu. Çünkü yönetmen Çetin İnanç, bir söyleşisinde, 70’li yıllarda, film şirketinin deposunda yer olmadığından, başka kopyaları olmadığı halde, çektiği bir çok filmi Sarayburnu’ndan denize döktüğünden bahsediyordu. Bu durum da hem Kadir Kök’ün, hem de Cüneyt Arkın’ın verdiği rakamları bir çırpıda silip atmamızı engelliyordu.

Bir süre daha sinemamızdan bahsettikten sonra, kendisine para kazanıp kazanmadığını sordum. Bana “Çok olmasa da, elbette ki kazandık… Çünkü hayatımızı sürdürmek zorundaydık… Ama biz para kazanırken vefayı, sevgiyi, saygıyı, birbirimizi sahiplenmeyi hiç unutmadık… Mesela Cüneyt biliyorsun Cüneyt abi geçenlerde hastalandı (o günlerde Cüneyt Arkın boynundan bir ameliyat geçirmiş ve ortaya felç olduğundan, yoğun bakımda ölümle pençeleştiğine kadar yalan yanlış haberler atılmıştı. Şükürler olsun hastaneden o çok sevdiği karate figürlerini sergileyerek çıktı. İlk biz gittik kavgacılar olarak. Süheyl (Eğriboz), İhsan (Gedik)… Gözleri doldu vallahi…” Onun da gözleri dolmuştu. Dayanamadım ve aniden (onları yavaş yavaş kaybettiğimizi bir kez daha idrak ederek) “Senin bir belgeselin çekilse ağabeyciğim… Hatta ben çeksem ne dersin?” dedim. Hiç ummadığım bir tepki verdi ve; “Aman diyeyim paşam… Ben o işlerde yokum… İstemem…” dedi. Bir an yüzüm asılsa da nedenini idrak etmem çok geçmedi. Kim bilir kaç tane benim gibi genç sinemacı yanına gelmiş, sırf hocalarının verdiği ödevi yerine getirebilmek için onun zamanını almış, röportaj yapmış, görüntülerini kaydetmişti ama hazırladığı söyleşiyi kendisine ne getirmişti, ne de bir televizyon kanalında yayınlanmıştı. Oysa adım gibi eminim ki, kayıt için kendisini ikna eden o genç sinemacı (!), bu çekeceği görüntünün kanallarda yayınlanacağından, bunun kendisi için reklam olacağından ballandıra ballandıra bahsetmişti. Diyecek çok sözüm var ama, şimdilik susuyor, sinemamızın emektarlarını, internetten indirilen bir fotoğraf karesi ya da bir gazete makalesi niyetine kullanmaya çalışanları şiddetle kınıyorum!!!

*Üçüncü Adam

İbrahim Uğurlu

Doğum Tarihi: 1946

Cüneyt Arkın’dan arada derede mutlaka birkaç yumruk almayı beceren, kalabalık kavgacı gurubundan kendini sıyırıp ön plana çıkmaya başarmış kavgacımız. Her yumruk yediğinde dalgalanan saçları, yer aldığı kavga sahnelerindeki gerçeklik etkisini arttırmaktadır.

*Üçüncü Adam

Mehmet Uğur

Doğum Tarihi: 21.5.1950

Aynı zamanda bir akrobat olan Mehmet Uğur, Cüneyt Arkın aksiyonlarının vazgeçilmez kavgacılarından biridir. Genellikle kavga sonrası türlü cezalandırılmalara maruz kalan ve akrobatlığını kullanarak bundan durum komedisi çıkarmayı başaran Memet Uğur şimdilerde yorgun bedenini dinlendirmekte…

*Üçüncü Adam

İbrahim Kurt

Doğum Tarihi: 1940
Ölüm Tarihi: 2001

1940 İstanbul doğumlu olan İbrahim Kurt, Süheyl Eğriboz ile birlikte, sinemamızdaki “en çok dayak yiyen kötü adam” ünvanına sahiptir. Sahte Kabadayı, Avanak Apti, Gerzek Şaban, Üç Kağıtçı, Tokatçı, En Büyük Şaban, Tarzan Rıfkı, Talih Kuşu, Ateş Böceği, Deli Yusuf, İki Arkadaş, Yangın, Silah Arkadaşları, Baraj, Vahşi Gelin, Paramparça, Kurban gibi filmlerde rol almış, Küçük Ağa dizisinde Şemsi Ağa rolünü oynamıştır.

Oynadığı karakterlerin tam zıttı bir karaktere sahip güzel bir insan olan İbrahim Kurt 2001 yılında emekli olduğu gün, aramızdan ayrılmıştır.

*Üçüncü Adam

Çetin Başaran

Doğum Tarihi: 1940

Bir zamanların Türkiye vücut geliştirme şampiyonu olan Çetin Başaran, Yeşilçam’ın unutulmaz aktörlerinden ve Türk sinemasına yıllarını vermiş emektar oyuncularından biridir. 1940 Mudanya doğumlu olan sanatçı, İlkokulu bitirdikten sonra İstanbul’a gelir.

Çetin Başaran, Yeşilçam’la tanışmasının öyküsü şöyle anlatıyor;

“13 yaşında Eminönü’nde işportacılık yapıyordum. O zaman zabıtalar olmadığı için polisler tezgahlarımızı kaldırıyordu. Beni de bir türlü yakalayamıyorlardı. Bir ay peşime düştüler ama yine başarılı olamadılar. Çok kızıp teşkilat kurmuşlar. O zamanlar tanesi beş liraya jarse gömlek satıyordum. Polisleri görünce koşmaya başladım, bu sefer hazırlıklı oldukları için beni iki koldan sardılar. Korku içinde Galata Köprüsü’nden aşağıya attım kendimi, bir buğday motorunun içine düştüm. Rastlantıya bakın, yönetmen Osman Seden oradan geçiyormuş, benim cesaretime hayran kalıp arkadaşlara kartını bırakmış. Önce önemsemedim. Daha sonra ekonomik sıkıntılar başlayınca, kapısını çaldım.”

İlk filmi Sadri Alışık’la oynadığı İftira’ydı daha sonra Ayhan Işık, Eşref Kolçak, Yılmaz Güney, Ekrem Bora, Fikret Hakan la birçok filmde oynadı. Tarzan filminde ise başrol oynadı.

Oyuncu bu film ile ilgili anısını şöyle anlatıyor;

“O zamanlar yokluk içindeydik. Bizim çalıştığımız firmalar ikinci, üçüncü sınıf firmalardı. Firma sirke para verip fil’i kiralayamadı. Ben gittim sirk’e bakıcı ile güzel bir diyalog kurdum adam sağ olsun bana filleri, maymunları verdi. Bunu yapmakla da üzerine büyük bir risk aldı. Eğer ki çekimlerde bu hayvanlara bir şey olsaydı yanmıştı bu arkadaş. Buna benzer türlü imkansızlıklarla Tarzan filmini çektik. Bu filmin devamını getiremedik. Fil yok, maymun yok, para yok. Şimdi stüdyoda da bu hayvanları ayarlayabiliyorsunuz.”

Genelde kötü adamı oynayan sanatçı, bu rolleri nedeniyle sokakta ne gibi olaylarla karşılaştığı sorulduğunda ilginç bir anısı anlatmış:

“Rahmetli Yılmaz Güney ile ‘Yabancı Düşman’ adlı bir filmde oynuyoruz. Filmde Yılmaz Güney’in annesi Aliye Rona. Ben de bu filmde kötü adamı oynuyorum. Annesine tarlada tecavüz edip öldürüyorum. Filmin galasını yapmaya gittik Adana’ya. Film başladı benim sahne geldi. Sinemanın içinde küfürlerin bini bir para… Yılmaz güney, Erol Taş, ben locada oturuyoruz. Sinemanın içinde peş peşe 4-5 el silah sesleri duyuldu. Makinist ışıkları yaktı filmi durdurdu. Beyaz perde de 5 tane kurşun deliği. Adam beyaz perdedeki beni vurmuş. Rahmetli Yılmaz Güney, Adana şivesi ile konuşurdu.. “Ağam şöyle geri gel, bu seni görmesin buraya da ateş eder” dedi, beni geri çekti. Adam gözümüzün önünde beyaz perdeden beni vurdu. Bu olayı gazeteler bile yazdı. Gazeteler – Türk sinemasının kötü adamı Tarzan Çetin’i dün akşam beyaz perdede vurdular- diye başlık atmıştı.”

*Üçüncü Adam

Oktay Yavuz

Doğum Tarihi: 1943

Dayak yiyen kötü adamdan, tecavüzcü kötü adama doğru yol almış önemli kavgacılarımızdan biri. Oynadığı yüzlerce filmde birbirinden kötü karakterleri oynayan Oktay Yavuz, ağırlıklı olarak avantür filmlerde yer almıştır.

*Üçüncü Adam

Tevfik Şen

Doğum Tarihi: 1952

Aksiyon-komedi’lerin vazgeçilmez kavgacılarından biri olan Tevfik Şen, genellikle canlandırdığı “ispiyoncu kötü adam” karakterleri ile her daim hatırlanacak. Tevfik Şen şimdilerde İsviçre’nin Zürih kentinde bir lokanta işletmekte.

*Üçüncü Adam

Cevdet Balıkçı

Doğum Tarihi: 1941

1941 Erzincan doğumlu olan oyuncuyu genelde mafya babasının adamı rolünde izledik hep. Çoğunlukla da ya telefona bakarken ya da kapıda nöbet tutarken… Pos bıyıklı ve dazlak kafalı imajını hiç değiştirmemiştir.

Talihsizler filminde koğuş ağası, Bitirimler Sosyetede filminde Çeşme meydanlı haydar, Sahte Kabadayı filminde Kemal Sunal’ı vurmak için tutulan kiralik katillerden biri, Umudumuz Şaban filminde mahkum, Yedi Bela Hüsnü filminde malik bey’in adamlarından biri, Gerzek Şaban filminde altına işeyen kabadayılardan biri, Davaro filminde Bekiro’nun adamlarından biri, Şark Bülbülü filminde Hilton Otelinin kapısında üniformasi ile duran bekçi, Çarıklı Milyoner filminde bayram için tutulan korumalardan biri ve bunun gibi bir çok filmde yardımcı rollerde oynamış, Yeşilçam emektarlarından biridir.

*Üçüncü Adam

Yusuf Çetin

Doğum Tarihi: 1946

1946 yılında Ağrı’da doğan Yusuf Çetin, 1967-69 yılları arasında İzmir Bornova ve İzmit Köseköy’de askerliğini yaparak, terhis sonrası, 1969 yılında İstanbul’un sanat ve kültür insanlarının doğal uğrak ve yaşam yeri, Pera (Beyoğlu) ilçesine yerleşti. 1971 yılında Lâle Oraloğlu Tiyatrosu’nda sanat hayatına atıldı; kısa bir süre sonra da kendini Yeşilçam’ın oyuncuları arasında buldu.

Oynadığı tüm filmlerde kötü karakterleri canlandırdıran Yusuf Çetin, ‘Karakter oyuncusu’ olarak yüzlerce filmde rol aldı. 1977 yılında, temeli atılan, DİSK’e bağlı, Sinema Emekçileri Sendikası (SİNE-SEN)’in kurucuları arasında yer aldı. Daha sonra bu sendikanın Genel Başkan Yardımcılığı’nı ve Örgütlenme Daire Başkanlığı’nı üstlendi.

Halen Sine-Sen Genel Başkanlığını yürütmektedir. 1990′lı yıllarda, kurulan Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği (ÇASOD)’un da yedi dönem Denetim Kurulu Başkanlığı’nı sürdürdü ve hâlen devam ediyor.

*Üçüncü Adam

Yılmaz Kurt

Doğum Tarihi: 1927
Ölüm Tarihi: 24.2.2009

300 küsür filmde yer alarak, sinemamızın en çok filmde oynayan kötü adamlarından biri Yılmaz Kurt. Kendisini avantür filmlerden, Cüneyt Arkın aksiyonlarından ve Kemal Sunal komedilerinden hatırlamak mümkün. Kendisini rahmetle anıyoruz.

*Üçüncü Adam

Erdoğan Seren

Doğum Tarihi: 1936
Ölüm Tarihi: 2001

Sinemamızın unutulmaz kavgacılarından olan Erdoğan Seren’i, şüphesiz ki bir çoğunuz Yedi Bela Hüsnü filminde, Hüsnü’nün dövmek için tuttuğu adamlardan biri olarak hatırlıyorsunuz. Gözüne yediği yumruk ile yüzünün aldığı komik şekli unutmak gerçekten mümkün değil. Son olarak 2001 yılında Zeki Demirkubuz’un yönettiği Üçüncü Sayfa filminde oynayan Seren, 194 filmde hem kavgacı, hem de karakter olarak -kötü adamın baş yardımcısı- başarıyla görev almış, 2001 yılında aramızdan ayrılmıştır.

*Üçüncü Adam

Niyazi Gökdere

Doğum Tarihi: 1938
Ölüm Tarihi: 1999

Gazetecilik Enstitüsü’nden mezun olan Niyazi Gökdere, sinemamızın unutulmaz kavgacılarından biridir. Edinilen bilgilere göre, kavgacılar arasında “Asker” lakabı ile anılan Gökdere, ömrünün son yıllarını bilincini kaybetmiş bir şekilde geçirmiştir. Oynadığı 166 filmin büyük bir çoğunluğunda, esas kötü adamın yardımcılarından birini oynamıştır.  Kavgacı olarak yer aldığı filmlerin yanında, iri yapısı ve karakteristik yüzü ile kalabalık kötü adam ekibinin yanında “yalnızca durduğu” filmlerin sayısı da oldukça fazladır. Kendisini rahmetle anıyoruz…

*Üçüncü Adam

Dündar Aydınlı

Doğum Tarihi: 6.12.1943

1960 yılında başladığı sinema kariyerine tam 257 film sığdıran emektar karakter oyuncumuz Dündar Aydınlı, -başta Cüneyt Arkın’lı aksiyonlar olmak üzere- sinemamızın birçok aksiyon filminde, mafya babasının yardımcılarından birini canlandırmıştır. Sert yüz hatları ve kapkara bıyıkları ile sinemamızın karakter oyuncuları arasında bilinen bir yüz olmuştur. Kendisi halen dizi ve sinema filmi çalışmalarını sürdürmektedir.

Kardeş sitemiz sinematürk’te kendisi ile 2009 yılında yapılmış bir röportaj bulunmaktadır. Röportajı okumak için tıklayınız.

*Üçüncü Adam

Aydın Haberdar

Doğum Tarihi: 1936
Ölüm Tarihi: 30.3.2006

Cüneyt Arkın’lı aksiyonların unutulmaz karakter oyuncularından Aydın Haberdar, oynamış olduğu 108 filmin büyük bir bölümünde kavgacı olarak görev almıştır. Onu diğer kavgacılarımızdan ayıran en temel özelliği, kavgacılar ekibinin elebaşı olarak kendini göstermesi ve genellikle ispiyoncu karakterleri canlandırmasıdır. Kumarhane patronu ve esas kötü adamın sağ kolu karakterleri de akılda kalıcıdır. Emektar sanatçımızı rahmetle anıyoruz.

*Üçüncü Adam

Günay Güner

Doğum Tarihi: 15.4.1944

Farklı türlerde çekilmiş, birçok filmde canlandırmış olduğu kavgacı karakterleri ile hatırlanan Günay Güner, kavgacılığın yanı sıra canlandırdığı yan karakterler ile de oyunculuk gücünü izleyiciye ispatlamış, önemli bir karakter oyuncusudur. Esas kötü adamın fedailerinden biri olmanın yanı sıra, mahalle bakkalı, şoför, ve köylü gibi renkli karakterlere de hayat vermiştir. Oyunculuğun yanı sıra, birkaç filmde de, yapım sorumlusu ve prodüksiyon amiri olarak görev almıştır.

*Üçüncü Adam

Ferhat Ünal

Doğum Tarihi: 1949

Sinemamızın önemli kavgacılarından biri olan Ferhat Ünal, filmografisine sığdırdığı 50 küsür filmde canlandırdığı mafya adamı tiplemeleri ve karakteristik yüz ifadesi ile hatırlanmaktadır. Geniş yüzü ve sıska vücut yapısı ile Sahte Kabadayı filminde hem mafya babasının adamlarından birini canlandırmış, hem de kahvehanede çıkan kavga sahnesinde Kemal Sunal’ın dublörlüğünü yapmıştır. Yediği yumruk ile kahvehanenin penceresinden çıkıp eskici arabasına düşen kişi Ferhat Ünal’ın ta kendisidir. Ayrıca Cüneyt Arkın’ın Kin adlı filminde, Cüneyt Arkın’dan yediği uçan tekme de akılda kalıcıdır. Kendisini saygıyla anıyor, selamlarımızı iletiyoruz.

*Üçüncü Adam

Mehmet SamsaMehmet Samsa

Doğum Tarihi: 1951
Ölüm Tarihi: 2002

1951 yılında Bilecik’te doğdu. Bursa Emirsultan İlkokulu’nu bitirdi. Babasının manav dükkanında çalıştı. Bunun yanı sıra Söröz Gençlerbirliği’nde kaleci olarak futbola başladı. Sonra hocasıyla birlikte Bursaspor Genç Takımı’na transfer oldu. Transfer ücreti olarak bir keçi aldı. 1969 yılında Kasımpaşa Spor’da oynamak için İstanbul’a geldi fakat aradığı adresi ve fakat aradığı adresi ve kişiyi bulamayınca futboldan vazgeçti. 1969’da Duygu Sağıroğlu’nun yönettiği “Vatan ve Namık Kemal” filminde küçük bir rol oynayarak sinemaya başladı. 200’e yakın filmde 25 televizyon dizisinde karakter rolleri oynadı. 30 senaryo yazdı ve bunun 25 tanesinin yönetmenliğini üstlendi. 5 senaryosunu başka yönetmenler çekti. Mehmet Samsa 41 filme yönetmen olarak imza attı. Yapımcı olarak da 6 film yaptı. 1984’de evlenen Mehmet Samsa, yapımcı, yönetmen, senarist ve oyuncu olarak onlarca filmde görev aldı. Mehmet Samsa 2002 yılında aramızdan ayrıldı.

*SODER Sanatçılar Ansiklopedisi / Üçüncü Adam

Akif Kilman

Doğum Tarihi: 1945

Sinemamızın unutulmaz kavgacı-karakter oyuncularından biri olan Akif Kilman’ı okurlarımız, Tosun Paşa filmindeki renkli oyunculuğu ile hatırlayacaklardır. Cüneyt Arkın’lı aksiyonlarda da sıkça rastladığımız sanatçımızı bazı lobi kartı, afiş ve jeneriklerde Akif Kilman, bazılarında ise Akif Kilvan olarak görmek mümkün. Yaşantısı ve şimdilerdeki durumu ile ilgili henüz net bir bilgi edinemesek de, 90’larda ve 2000’lerin başında televizyon filmlerinde oynadığını biliyoruz. Değerli sanatçımıza selam ediyor, durumunun iyi olmasını temenni ediyoruz.

*Üçüncü Adam 

Fotoğraflar:

Aydın Haberdar 4Erdoğan Seren 6Ferhat Ünal - Mehmet Uğur - Murat Erton - İbrahim Kurt - Ata SakaSönmez Yıkılmaz - Kadir KökOktay Yavuz 2İhsan Gedik 5Kadir Kök - İbrahim Kurt

71 responses to “SİNEMAMIZIN KAVGACILARI

  1. harika bir site hazırlamışsınız,vefa böyle bir şey olsa gerek sizi tebrik ederim

  2. Üçüncü Adam

    Çok teşekkür ederiz efendim. İlgi ve alakanız bizleri çok mutlu ediyor…

  3. sinemanın emektarlarını unutmamışsınız.sadece başrol oyuncuları değil onlarda çok önemli.teşekkürler….

  4. Üçüncü Adam

    Biz teşekkür ederiz efendim. Sağ olun.

  5. tek kelimeyle harika emeği gecen herkeze teşekkürler

  6. Üçüncü Adam

    Sağ olun efendim. Katılımlarınız bizi mutlu ediyor.

  7. Çok güzel bir site hazırlamışsınız. Tebrik ediyorum sizleri.

  8. Üçüncü Adam

    Teşekkür ederiz efendim. Sağ olun.

  9. BİLAL SARIGÜL

    Yeşilçamın En güzel dönemlerinde figuran olarak adlandırılan bu kişler aslında çok başarılı birer oyuncudurlar çünki onlar olmazsa o filimlerin tadı olmaz yönetmenlerin,yapımcıların sırf ticari amaç gütmek için filimlerinde bedavaya oynattıkları bu değerli insanlar bir bir yok olup gittiler bugün yeni yetme denen oyuncular sinemada,televizyon kanallarındaki dizilerde korkunç paralar aldılar oysa onların agbeyleri olan bu değerli insanlar yönetmen ne verirse onu aldılar halen anlayabilmiş değilim bu yapımcılar niçin bu değerli emektar insanlara filimlerde,dizilerde yer vermezler ki bence bu yapımcılar birgün NE MUTLU BANA Kİ ben Süheyl EĞRİBOZU,Tarzan ÇETİN i ,ve son kalan birçok oyuncuyu kendi yapımlarımda oynattım iyiki bunu yapmışım deme mutluluğunu yaşamalı diyorum hem böylelikle bir vefa borcunu hemde o kişinin belki küçük bir sıkıntısını telafi etmiş olacaktır YİNE MEVSİMLER GEÇECEK,YİNE YAPRAKLAR DÜŞECEK GİDEN OYUNCULAR GERİ GELMEYECEK hepsini Saygı,Sevgi ve Rahmetle Anımsıyorum Türk Halkı Sizleri çok sevdi sizler 100 yıl sonra bile hatırlanacaksınız.saygılarımla.UzmanÇavuş Bilal SARIGÜL-SİİRT-

  10. Üçüncü Adam

    İçten yazınız içim çok teşekkür ederiz Bilal Bey, çok selamlar.

  11. bize onları tanıtma mutluluğu verdiğiniz için çok tşk..emeğinize sağlık

  12. Teşekkür ederiz efendim. Çok sağ olun.

  13. Bilal bey, cok güzel yorumlamissiniz..ellerinize yüreginize saglik..yeni yetmeler parayi alsin aksama diskoya bara gitsin…bu abilerimizin aileleri vardi,cocuklari vardi,ve kötü adam diye disarda dayak yese bile hic bir zaman kimseye kin duymadan ve yönetmenin verdigi 3-5 kurusla yinede oynadilar..simdikere dayak atinca 1 ay magazinden düsmüyor…

  14. çok güzel bunlar daha cok olmalı daha cok daha cok detay

  15. bu sinema emekcileri hepsi birer efsane

  16. bunlar olmasıydı şayet başrol oyuncuları olmazdı ama ne yazıkki bu ustaların çogu sefalet içinde veya öyle ölüp gittiler çok yazık

  17. BİLAL SARIGÜL ün hepimizin içinden geçenleri yazmış,sağolsun,varolsun.şahsen ben;bu değerli oyunculara vefasızlık edenlerin yaptıkları dizileri falan seyretmiyorum.ayrıca bu site için emek verenlere,bu sinema emektarlarını bizlere hatırlatanlara sonsuz tşekkürlerimi iletmek istiyorum.

  18. Üçüncü Adam

    Biz teşekkür ederiz ilgi ve alakanız için efendim, çok sağ olun.

  19. üçüncü adam gerçekten siteniz çok güzel yeşilçam filmlerini bize sevdiren ne yazıkki kıymeti bilinmeyen bu insanların katkıları çok büyük bu insanlar için böyle bir site oluşturmanız benim gibi yeşilçam filmleri sevenler için çok büyük bir şans emeği geçenlere ne kadar teşekkür etsek az kalır.bir de sizden seyhan karabay,cesur barut,gündüz akar,aytekin akkaya,yeşim yükselen,sami tunç,efkan efekan,birtane güngör bilgilerine ulaşabilirseniz çok memnun oluruz şimdiden teşekkürler.

  20. Üçüncü Adam

    Biz teşekkür ederiz ilginiz için efendim. Çalışmalarınız devam etmekte. Bahsi geçen isimlere ulaşabilirsek, çalışmalarımızı sizlere sunarız. Çok selam.

  21. HEPİNİZİN,YÜREĞİNE KALEMİNE SAĞLIK.GÜZEL BİR SEVGİ HİZMETİ,SAĞOLUN VAROLUN.

  22. Üçüncü Adam

    Teşekkür ederiz efendim. Sağ olun..

  23. Vermiş olduğunuz emekler için teşekkür ederim. müsadenizle bir düzeltme yapmak istiyorum. rahmetli kudret karadağ’ın oğluyum babamın doğum yeri balıkesir değil istanbul burhaniyedir.saygılar.

  24. Üçüncü Adam

    Çok teşekkür ederiz ilginiz için efendim. Hemen düzeltiyoruz… Babanızın ruhu şad olsun…

  25. sinamaya hayat ve tat veren karakterler sinema sizinle güzeldi

  26. Sizin sayenizde Eski Türk Sinamasi Oyunculari unutulmuyor.Ben kendim Türk Sinamasiyla cok ugrasiyorum ve meraklisiyim.Insallah Hakkı Kıvanç,Süheyl Egriboz,Ihsan Gedik ağabeylerimi bana görmek nasip olur.Gercekten eski Türk Sinama ve Oyuncularina cok merakliyim ve hastasiyim.Iyikin böyle bir Sayfa kurulmus.Böyle devam edin

    Saygilarimla Selamlar A.Yilmaz

  27. Üçüncü Adam

    Çok teşekkürler efendim. Sağ olun.

  28. Bu kadarıyla iktifa etmeyin bence zira geç kalmış olabilirsiniz!

  29. Üçüncü Adam

    Biz, değerli sanatçılarımızı anmak ve anılarını yaşatmak için yılmadan çalışıyoruz Seray Hanım. İktifa edenler, arada bir filmlerinde onları görüp, gülümseyip geçenler, şu anda ne durumda olduklarını merak etmeyenlerdir. Bloğumuz 4 yıldır sinemaseverlere hizmet vermekte. Siz de aramıza hoş geldiniz. Geç kalmış sayılmazsınız. Selamlar.

  30. BU SİTEYİ HAZIRLAMANIZ BENİ ÇOK MUTLU ETTİ. AMA GÜCENDİM. NEDEN BEN BU SAYFADA YOKUM. 🙂 SİZLERİN EMEKLERİ BENİ ONURLANDIRDI. BEN 8 YASIMDAN BU ZAMANA SİNEMA VE TİYATRO DÜNYASINDA YEŞİLÇAM’DA EMEK VERMİŞ ABİLERİM İLE BİRLİKTEYİM. HALA BİRİKTE TİYATRO SAHNESİNDEYİZ. 29 YAŞINDAYIM VE SANAT YAŞANTIMDA 21. YILIM. ŞU ANDA BİRLİKTE ÇALIŞTIĞIM KADİR KÖK , CEVDET BALIKÇI , İHSAN GEDİK İLE BİRLİKTE TİYATRO VE SİNEMAYI AYAKTA TUTMAYA ÇALIŞIYORUZ.

  31. Ben 1965 doğumluyum 70 li yıllarda bahçeli sinamalar vardı.. Biz bu BÜYÜK sinema ustaları ile büyüdük. küçükken televizyon yoktu.
    Bu ustalarımızı unutmadığınız için sizlere çok teşeşkür ederim….
    Bu siteyi yapanlardan allah razı olsun…

  32. Üçüncü Adam

    Çok teşekkür ederiz güzel düşünceleriniz için efendim. Volkan Bey size de selam olsun, emektar sanatçılarımıza selamlarımızı iletirseniz çok seviniriz.

  33. selam merhaba öncelikle samımı söylüyorum bu siteyi yapanlardan çok tesekkur ederim bu kötü karakterleri unutmadıgınız için SORUMA CEVAP VERİRSENİZ MİNNETTAR OLURUM
    SORU 1: NEDEN ESKİ TÜRK SİNEMASI GİBİ BU DÖNEMLERDE BÖYLE YAN ROL VEYA KABADAYI KORUMALARI DAYAK YİYEN YARDIMCI OYUNCULAR NEDEN OLMAZ PİYASA OLMUŞ PARA TUZAGII TORPİL İLE GİDİYOR
    SORU 2: ÖNCELİKLE YAPIMCI YÖNETMEN SENERYO CULAR SİZLER VARYA ŞUAN ESKİ TÜRK SİNEMASININ UNUTULMAZ OYUNCULARI OLSUN YÖNETMENLERİ OLSUN ONLAR GİBİ HIRSLI TEKNİK OLAMASSINIZ SİZLER AÇ GÖZLÜ PARA İÇİN SANATI SATANLARIN ARASINDA YER ALIYORSUNUZ
    SORU 3: ŞİMDİKİ AJANSLAR İYİ DİNLEYİN KULAK VERİN FİGURANLAR ÜZERİNDER KAZANAN ÇAKMA AJANSLAR SİZLER FİGURANLARA ŞU FİLMDE ŞU DİZİDE ŞUNU VEYA BUNA YAPACAKSINIZ DİYEREK ELLERİNE VERİRSİNİZ 15 İLE 25TL ARASINDA PARA ONU ÇOGU FİGURAN OYUNCU OLACAK DİYE VAAD EDERLER HAYAL EDERLER PARAYI SONRA ALIRIZ DERLER VE SIZINDE İŞİNİZE GELİR PARALARINI VERMEMEK ICIN
    SORU 4: AJANS SAHIPLERİ YÖNETMEN YAPIMCI SENERYO HİKAYE GENEL YÖNETMENLER BU LAFLARIM SİZLERİ ÇOK AMA ÇOK İLGİLENDİRİYORR LÜTFEN DİNLEYİN VE KIZMADAN OKUYUN
    FİGURAN OLMASSA OYUNCULAR FİLMİNİ SİNEMASINI DİZİSİNİ ÇEKEMEZLER BUNUDA AKLINIZA SOKUN FİGURANLARA BAŞROL OYUNCULARINIZA SAHIP CIKTIGINIZ GIBİ FIGURANLARINIZADA SAHİP CIKIN AYRIMCILIKTA YAPMAYINIZ LÜTFEN SANAT AŞKINIZ VAR İSE FİGURANLARA VE SANAT EGITIMI ALMIŞ OYUNCULARIMIZA SAHİP ÇIKIN SAYGILARIMLA İYİ GECELER SORARSANIZ BENİ ANKARADA SEFER DEMİR DERLER KISACA ANKARA OTOGARINDAN LAKABI KARA KULE DERSENIZ TANITIRLAR YARDIMCI OLURLAR …

  34. Üçüncü Adam

    Merhabalar Sefer Bey. Öncelikle ilginiz için teşekkür ederiz. Yukarıda başlıklarla ayırdığınız ve ‘soru’ olduğunu belirttiğiniz başlıklardan yalnızca ilki bir ‘soru’. Diğerleri sizin dünya görüşünüzü ve sanata bakışınızı belirten açıklamalar. Bizler de sizin düşüncelerinize katılıyoruz. Emeğin değeri pek bilinmiyor, vefasızlık gerçekten çok fazla. İlk sorunuzun cevabını da diğer açıklamalarınızda gayet güzel vermişsiniz. Çok selam.

  35. BİLAL SARIGÜL

    BEN FİGURAN TABİRİNİ HİÇ BİR ZAMAN KABUL ETMEM YEŞİLÇAMIN GERÇEK EMEKTARLARIDIR BU İNSANLAR BANA GÖRE BİR HÜSEYİN ZAN,SÜHEYL EĞRİBOZ,HASAN CEYLAN,KUDRET KARADAĞ,TARZAN ÇETİN,OKTAR DURUKAN,TARIK ŞİMŞEK,KAZIM KARTAL EĞER AMERİKADA OLSALARDI ÇOK İYİ YERLERE GELEBİLECEK NİTELİKTE OYUNCULAR OLABİLİRLERDİ BU İNSANLAR GEREK YÜZ MİMİKLERİ GEREKSE BEDEN DİLLERİNİ O KADAR GÜZEL OYNAMIŞLARDIR Kİ HAYRAN KALMAMAK,TAKDİR ETMEMEK NANKÖRLÜK OLUR BU KİŞİLER FİLİMLERİN BİR BÜTÜNÜDÜR ONLAR OLMAZSA O FİLİMLERİN TADI OLMAZ HEP DÜŞÜNÜRÜM KURTLAR VADİSİ V.B DİZİLERDE BU DEĞERLİ OYUNCULARA NEDEN YER VERMEZLER Kİ NİÇİN BU YEŞİLÇAM EMEKTARLARININ BİRER BELGESELİ HAZIRLANMAZ Kİ GİDEN GİTTİ GERİDE ÇOK AZI KALDI AKLINI KULLANAN BİR YAPIMCI,SİNEMA ARAŞTIRMACISI BU GÜZEL İNSANLARIN HATIRALARINI,ANILARINI YAŞAMLARINI NEDEN SİNEMA SEVERLERLE PAYLAŞMAZ Kİ UMARIM Kİ YEŞİLÇAMIN KALAN SON ADAMLARININ BİR BELGESELİNİ ÇEKECEK BİRİ ÇIKAR ADINIDA KALAN SON ADAMLAR KOYAR SEVGİLİ GENÇLER,SİNEMA SEVER DOSTLAR BU DEĞERLİ AĞBİLERİMİZİ GÖRDÜĞÜNÜZ YERDE ELLERİNİ ÖPÜN BOYUNLARINA SARILIN VE DEYİN Kİ İYİ Kİ VARSINIZ HALK SİZİ UNUTMADI SİZİ UNUTANLAR OYUNCUYUM DİYE GEÇİNEN YENİ YETMELER, KENDİNİ YÖNETMEN,YAPIMCI ZANNEDENLER BANA KİMSE DARILMASIN AMA BEN ÖYLE ALGILIYORUM OYUNCULAR ÖLENE KADAR SAHNEDE MUTLAKA OYNAYABİLECEKLERİ BİR ROLLE SEYİRCİNİN KARŞISINA ÇIKARLAR NETİCESİNDE YEŞİLÇAMIN EMEKTARLARINA EKRANLARDA,FİLİMLERİNİZDE LÜTFEN YER VERİN
    SAYGI VE SELAMLARIMI İLETİRİM. BİLAL SARIGÜL-PERVARİ-SİİRT

  36. tesadüfen rastladığım sitenizden dün geceden beri çıkamadım bayıldım gözlerim doldu gerçekten…harika bir site olmuş başarılarınızın devamını diliyorum…

  37. Üçüncü Adam

    Çok teşekkürler Bilal ağabeyciğim, ellerine sağlık. Ne de güzel yazmışsın. Ömer Bey size de selamlar, çok teşekkürler güzel düşünceleriniz için.

  38. mehmet ali özakbaş

    çok güzel bir site olmuş , duygulanmamak elde değil..

  39. gercekten müthiş bi iş çıkarmısnnz ne desek az sayenızde içimde bambaşka duyggular yasyrm bole eskı ve yenı hallerını görmek ınsanı cok duygulandryr sıze ne kadar teşekkur etsek azdr allah sızden razı olsn burdakı tum karekterlerın ellernden opyrm (Sag olanlaR ) hakkın rahmetıne kavusanlarada ganı gani rahmet dılıyrm onların sayesnde güldük onların sayesınde yeşılcamı sevdk allah hepsınden razı olsn herzmn bole ınsanlarala yuzyuze gelmek ıstemsmdr umarım bna nasıp eder bole ınsanlarla tanısmayı onlarala gecmışı konusmyı cok ısterım.

  40. Alaattin KAÇAR

    Ne desem ne yazsam biliyorum boş olacak çünkü bu değerli yeşilçam oyuncularını anlatmaya dil varmıyor onların yerini yeni yetmeler alamaz çünkü onlar türk sinemasınnın emektarlarıydılar şimdiki yeni yetmelere bakıyorumda beş para etmiyor hayatları keşme keş anlamadığım bir nokta var neden bu değerli oyunculara vefakarsızlık yapılıyor Türk sineması yeşilçam klasiği onlarla var oldu bu siteyi kuran arkadaşlara başarılarının devamını diliyorum.

  41. Hepsinin kalbimizde ayrı ayrı özel yerleri var. Bazen isimlerini unutsak bile simalarını görmek ayrı bir özlem tadı bırakıyor benliğimin içinde.

  42. Çokkk duygulandım ne kadar güzel insanlar.onlarla büyüdük.

  43. Ne desem ne yazsam yetmez ellernize emeyinize saglik çok duygulandim inanin ben dogma büyüme beyoğluluyum 48 yasındayımbu abilerimin icinde büyüdüm rahmetli dayımda bir sinema emekcisi idi (RAMAZAN YAŞILAK )eski alyon sokakta annemin kuaför dükkanı vardı cocuklugum sinema salonlarında gecerdi arkadaşlarımla cüneyt arkının, kadir inanırın veya serdar gökhanın ve daha bir çok jönün filmlerinde kötü adam diye seyrettigimiz bu abilermizin sinema çıkişı yanlarına giderdik( AHMET TARIK TEKCE )nin kahvesine öyle bakardık onlara hepside güleryüzlü birbirleriyle şakalaşan insanlard çocukluk hali tuhaf gelirdi kusura bakmayin paylaşmak istedim bu anımı tekrar emeğinize sağlık başarılar

    • Üçüncü Adam

      Ellerinize sağlık Cengiz Bey, ne de güzel yazmışsınız. Ne güzel anılar bunlar. Çok teşekkürler paylaştığınız için…

  44. böyle bir sitenin varlığını.ben bende oyunculuğa yeşilçamda başlamış biri olarak ilk defa gördüm gerçekten sinema ve sinema oyuncuları ile ilgili yazı ve görüntüler şimdiye kadar hiç bir yerde yoktur olacağınıda zannetmiyorum..1 numarasınız elineize sağlık

  45. teşekkürler ederim emeğinize alakanıza onları daima hatırlamak güzeldi

  46. süper bir çalışma ve vefa örneği, emeği geçenlere teşekkür ederim…

  47. HALİT ÇEVİRGEN

    cüneyt arkın dahil yeşilçam da çekilmiş aksiyon ve tarihi filmlerde en aranılan dublör ve oyuncu ferhat ünal dır tehlikeli ve akrobasi gerektiren tüm filmlerde ilk akla gelen kişidir aynı zaman da kavgacılar gurubunun da önemli bir üyesidir..malesef googlee dahil kaynaklarda kendisiyle ilgili çok az bilgi vardır..hayatlarını sadece sinema aşkı adına tehlikelere atarak ekmek parası kazanma peşin de olan emekçilerimize hakettikleri değeri vermeli ve onlardan daha çok bahsetmeliyiz..kendisiyle zaman zaman karşılaşıyorum bundan sonraki ilk karşılaşmam da küçük bir sohbet için randevu isteyeceğim..sağlıklı uzun yıllar temennisiyle selamlıyorum..

    • Üçüncü Adam

      Merhabalar Halit Bey, ilginiz için çok teşekkürler. Ferhat Ünal ile biz de kısa süre sonra görüşme gerçekleştirmeyi düşünüyoruz. Kendisinin balıkçılık yaparak hayatını idame ettiği bilgisine ulaştık. Doğruluğunu da birkaç kaynaktan teyit ettik. Umarım kendisi ile ilgili daha çok bilgiye ulaşırız.

      Çok selamlar.

  48. çok güzel bir site olmuş , duygulanmamak elde değil tsklrrrr

  49. valla ne diyeyim türk sinemasında cefakar oyuncularımız sonları hazin bitti şimdiki tv dizlerinde baş rol oynayan oyuncular para ile oynuyorlar yazık yazık kötü adam krakter oyuncuların eline şimdiki baş rolde oynuyan oyuncular eline su bile dökemezler

  50. GÜZEL Bİ SİTE HAZIRLIYANLARA TEŞEKÜRLER.

  51. yeşilçamın adeta kadrolu dayak makineleri,içlerinden baş karakter oyuncu kariyerinde olan hatta başrole bile yakışan kudret karadağ bir istisna olmak üzere geride kalanların tümü gerçekten sağdan soldan derme çatma toplanmış fakat yüz ifadesi olarak yinede yüzlerce insanın arasından seçilmiş tiplerdir,kudret karadağ gerek yüz ifadesi,ahmet tarık tekçeye benzerliği ve oyun gücüyle diğerlerinden apayrı bir yeri vardır benim için,fakat sinemada kudret karadağ layık olduğu şekilde değerlendirilememiş daha çok ufak tefek rollerle sanatçıyı bozuk para gibi harcamışlardır sinemanın en iyi dönemlerinde daha çok öne çıkan karakter rollerde görünsede kudret karadağ benim için bir bilal inci,turgut özatay ve hayati hamzaoğlu ayarında hatta onları bile sollayabilecek mesabede olmasına rağmen ne yazıkki harcanmış yeterince değerlendirilememiştir,koskoca yeşilçam dört yonca denilen fatma türkan filiz hülyalı kör kız topal oğlan basma kalıp senaryolarla abd nin kötü salon filmlerin yine birer kötü taklidi filimlerine mahkum edilmiştir,ve sonuçta yeşi,lçamında sonunu getirmişlerdir.

  52. fatma girik,türkan şoray,filiz akın hülya koçyiğit,erkeklerden başta ediz hun kartal tibet göksel arsoy yeşilçamın katilleridir,yıllarca çektikleri aynı basma kalıp abd nin kötü salon taklidi filimleriyle ve bunları destekleyen yapımcılar yeşilçamın sonunu getirdiler,arada istisna nadirde olsa iyi filmleri olsada bunlar ne yazıkki yeşilçamı katletmişler insanları sinemadan soğutmuşlardır,bu yeşilçamın en acı bir gerçeği olarak önümüzde durmaktadır.

  53. Okurken duygulandim cunku bunlar guclulerin yaninda gucsuzlerdi yesilcam hayraniyim basrolden cok hep bu kisileri merak ederdim sizlerin sayesinde bildiklerimden biraz daha aydinlanmissam ne mutlu bans saygilar

  54. ne diyeyim..sonsuz teşekkürler..baştan sona bütün ustaları yad ettik..siteyi hazırlayanlara sonsuz teşekkürler..çok iyi bir iş çıkarmışsınız ..

  55. 1990-91 gibi çanakkale çimenlik kalesinde cüneyt arkın’ın bir filminin çekimleri oluyordu. filmin adını tam hatırlayamıyorum . kilitbahir kalesinin de kısmi olarak surları restore edilmişti film için. çimenlik kaleisne gittik merak ile. orada bir kalabalık … ne oluyor diye gidip baktık ve ibrahim kurt altında tayt ve çizmeler , üstü çıplak etrafına toplananlarla sohbet ediyordu. oldukça babacan bir adamdı. çok sigara içiyordu. arka arkaya bafra… sonra her kes ısrarla kemal sunal’ı sordu, nasıl bir adam diye. verdiği tek cevap “bırak şu pezevengi ya” idi.

  56. Tek kelime ile muhteşem bir site, emeği geçen herkesin eline ve yüreğine sağlık.. Çocukluğumuz gençliğimiz bu gerçek sanatçıları izlemekle geçti o nedenle yazıları ve yorumları okurken veya fotoğraflara bakarken duygulanmamak elde değil. Genç nesillerin büyük bir bölümünün tanımadığı bu sanatçıların adları sokaklara caddelere verilmeli..

    1998 senesinde bir İstanbul seyahatinde belki bu insanlardan bir kaçını görürüm diye Yeşilçam sokağına gitmiştim, bir kahvede rahmetli İbrahim Kurt’u görmüştüm, dalgın bir şekilde sobanın başında yanında bulunan arkadaşları ile hiç konuşmadan oturuyordu; iyi görünmüyordu çok üzülmüştüm.

  57. En ünlü kavgacı aktörlerin doğum tarihleri ve yerleri şöyle:

    Süheyl Eğriboz: 7 Nisan 1927; Gönen, Balıkesir
    Yadigar Ejder (Gerçek adı Adnan Ayberk): 5 Ekim 1951, Sivas.
    İbrahim Kurt: 15 Temmuz 1940, İstanbul; vefat 15 Ocak 2001, İstanbul
    Erdoğan Seren: 30 Kasım 1936, Samsun; vefat 1 Ocak 2001, İstanbul

  58. Şuan hepsi bir huzur evinde bakıma muhtaç. Yazık

  59. Keşke şuanda bu kişilerin yarısı bile olamayan insanlara verilen değer ve ilgi hak eden bu unutulmayan değerli oyunculara verilseydi . üzülmemek elde bile değil. Saygılarımla.

  60. Gerçekten güzel bir bölüm olmuş. Bu arada bir bilgiyi düzeltirseniz sevinirim. Geçen yıl vefat eden Süheyl Eğriboz’un doğum yeri Balıkesir’in Gönen ilçesidir.

  61. neden daha once gormemisim bu siteyi ? emeginize yureginize vefaniza saglik efenim

  62. ya valla şansa resimlere tıklarken buldum bu siteyi çok zewngin resimler ve bilgiler var valla helel olsun bu siteyi kuranlara müthiş

  63. siteniz çok güzel. emekleriniz için teşekkür ederim.

  64. 1968 Yilinda sinemaya merhaba dedigim donemlerde tanistigim ve beraber oynadigim Yesilcamin guzel insanlarina verilen deger beni cok mutlu etti.Elinize yureginize saglik
    Aramizdan ayrilan bu guzel insanlarin mekanlari Cennet olsun.Hayatta olan dostlarimin hayatlari guzel gecsin cunku onlar her seye layiklar. Sevgi ve Saygilarimla

    Yılmaz Serif
    25.09.2016

  65. Elinize Sağlık. Çok Güzel. Emekleriniz için teşekkürler.

  66. KAYSERİ ERDEM 1980

    GERÇEKTEN ARAYIPTA BULAMADIĞIM SANATÇILARIN ÇOĞUNU BURDA BULDUM VE ÇOĞUNUDA BİLGİ EDİNDİM ESKİDEN ERÇEKTEN ŞİMDİKİ GİBİ YÜKSEK MEBLALAR DEĞİL DÜŞÜK ÜÇRETLERLE OYUNCULUK YAPILIYORDU; AMA O ZAMANKİ FLİMLER KAÇ SENE GEÇSEDE HALEN İZLENİYOR VE ACI-TATLI TEBESSÜM EDİYORUZ.İYİKİ VARDILAR MEKANLARI CENNET OLSUN ÖLENLERİN KALANLARIN İSE ÖMÜRÜNÜN SON GÜNÜNE KADAR MUTLU VE SAĞLIKLI OLURLAR İNŞALLAH… BU ARADA BU SİTENİN YAPIMINDA BULUNAN KİŞİ VEYE KİŞİLERE SONSUZ TEŞEKKÜR EDER DEVAMINI BEKLERİZ NİCE KİŞİLERLE…

  67. Murat Eskicioğlu

    Çok güzel bir çalışma olmuş vefat eden büyüklerimize ALLAH tan rahmet diliyorum.Unuttuğunuz bir ismi hatirlatayim SALİH ESKİCİOGLU

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s