Tag Archives: vefat etti

.::Değerli Sanatçı Tarık Akan Hayatını Kaybetti::. 

Sinema sanatçısı Tarık Akan hayatını kaybetti. Akan bir süredir kanserle mücadele ediyordu. Üçüncü Adam olarak kendisini sevgi, saygı ve rahmetle anıyoruz. 

.::Değerli Sinema Sanatçısı Mahmut Hekimoğlu Hayatını Kaybetti::. 

Değerli sinema sanatçısı Mahmut Hekimoğlu hayatını kaybetti. Sanatçımız prostat kanseri ile mücadele etmekteydi. Ruhu şad olsun. 

.::Gülgün Erdem Gideli Çok Olmuş… Çok Üzgünüz…::.

Dost sitemiz Sinematik Yeşilçam‘da okuduğumuz bu haber bizleri çok üzdü… Sinemamızın güzel yıldızlarından Gülgün Erdem‘i sessiz sedasız kaybetmişiz dostlar.

______________________________________________________

Sinematik Yeşilçam;

Gülgün Erdem hakkında, hem içeriği ile hem de ortaya çıkış şekli nedeniyle çok üzücü bir haber aldık.

Yeşilçam’ın en güzel kadınlarından, Fantastik sinemamızın Dişi Killing‘i, Dişi Tarzan‘ı Gülgün Erdem meğer 2 yıl önce aramızdan sessiz sedasız ayrılmış. Ölümü hakkında ne bir haber var medyamız da ne de bir ilgi. Pek çokları için ana bilgi kaynağı Wikipedia‘da da ölüm bilgisi yer almıyor. Türkan Şoray‘ın alışveriş merkezini ziyaretini bile haber yapan, sosyal medyada toparladıkları yazılar derleyen Ulusal basınımız bu sefer gerçekten sınıfta kaldı anlayacağınız ama Yeşilçam emektarlarının kaderi bu. Şahsen ben bu habere yeni ulaştığım için utandım. Bu acı haberi Agah Özgüç bizlere ulaştırdı. Bizim yapmamız gereken de haberin daha fazla kişiye ulaşmasını sağlamak…

Dört yapraklı yonca değilse Türk sinemasında yer alan bir kadın oyuncuların haber değerleri yok belki de… Hele hele Gülgün Erdem gibi sinemadan elini eteğini çekmiş oyuncularımız hakkında bilgi almamız pek mümkün olmuyor. Oyuncumuz artık göz önünde olmamayı seçmiş olsa da ölüm haberini 2 yıl sonra almış olmamız ve haber paylaşımındaki dengesizlik ister istemez bazı soruları sordurtuyor…

Dişi Killing, Süpermen Fantoma’ya Karşı, Korkusuz Kaptan Swing, Tarzan Korkusuz Adam, Casus Kıran, Kızıl Maske, Altın Çocuk Beyrut’ta, Keloğlan, Çifte Tabancalı Damat, Demir Pençe Casuslar Savaşı, Red Kit, Killing Ölüm Saçıyor, Dişi Tarzan gibi pek çok Fantastik filmde yer almış olan Gülgün Erdem sinemaya 1963 yılında başlamıştı. 1976 yılında evlenip sinemadan ayrılana kadar da 100’ün üzerinde filmde yer alan bu güzel oyuncumuz 1976 yılında bir daha geri dönmemek üzere sinemadan ayrılmıştı. Bir süreden beri rahatsızlık çeken 2 çocuk sahibi oyuncumuz 2014 yılında sessiz sedası aramızdan ayrılmış…

İlerleyen günlerde bu konu hakkında daha fazla bilgiye ulaşırsak yazımızı güncelleyeceğiz.

Güle Güle Gülgün Erdem!

Kaynak: Sinematik Yeşilçam

.::Tiyatro ve Sinema Sanatçısı Kazım Eryüksel Hayatını Kaybetti::.

Tiyatro ve sinema sanatçısı Kazım Eryüksel hayatını kaybetti. Tüm sevenlerine başsağlığı dileriz. Ayrıntılı bilgiler geldikçe sizlerle paylaşacağız…

1963’de Devlet Tiyatroları Çocuk Bölümü’nde oyuncu olarak görev alarak sahne ile tanıştı. 1965’de İstanbul Belediye Konservatuarı’nda Tiyatro Bölümü’nü okuyarak yaşamını sanata adadı. O günden bugüne, tiyatro-sinema-televizyon filmi ve dizileriyle ömür tüketen Eryüksel, Türk Tiyatrosu oyuncularının hemen hepsiyle çalışmış, bilgi birikimini artırarak yılları geride bırakmıştır.

Birçok oyunda önemli roller alan, dizilerde canlandırdığı unutulmaz karakter tipleriyle yakından tanıdığımız Eryüksel, son 12 yıldır oyunculuğun yanı sıra tiyatro eğitmenliğini sürdürmekteydi. 1974 yılında senaryo yazmaya başlayan Eryüksel, bugüne dek senaryo ve oyun yazımında muhtelif ödüllerin sahibiydi… TRT’de “Çığ” isimleri senaryosu, TOBAV’da “Başakzar” adlı oyunu, Kültür Bakanlığı Hasan Ali Yücel Oyun Yazarlığı Yarışması’nda “Gri Bölgeler” isimli oyunu ödüle layık görülmüştü…

Kaynak: Yusuf Ekşi

.::Ünlü Sinema Ve Tiyatro Sanatçısı Tekin Akmansoy Hayatını Kaybetti::.

Tekin Akmansoy

Kaynanalar dizisindeki ‘Nuri Kantar’ tiplemesiyle de tanınan oyuncu Tekin Akmansoy, vefat etti.

89 yaşındaki sanatçı zatürre teşhisiyle kaldırıldığı hastanede bir süredir tedavi görüyordu.

Akmansoy’un ‘Kaynanalar’ dizisinde ‘Nuriye Kantar’ karakterini canlandıran rol arkadaşı Leman Çıdamlı da yaklaşık iki ay önce 18 Aralık 2012’de hayatını kaybetmişti.

*http://www.ntvmsnbc.com

Ünlü Tiyatro Ve Sinema Sanatçısı Baykal Kent Hayatını Kaybetti.

Bugüne kadar 164 filmde rol alan ünlü oyuncu Baykal Kent (69), sabah saatlerinde hayatını kaybetti. 24 Ocak tarihinde kalp yetmezliği sebebiyle Bursa Devlet Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nde yoğun bakıma alınan Kent, sabah saat 07.30 sıralarında kalp yetmezliği sonucu hayatını kaybetti.

Geçtiğimiz senelerde Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne ait huzurevinde kalması ile gündeme gelen Baykal Kent, bir süre önce Bursa’da ev tutmuştu. Ünlü oyuncu, “Cennet Mahallesi”, “En Son Babalar Duyar”, “Hanım Ağa”, “Tatlı Hayat”, “Çiçek Taksi”, “Kahpe Bizans”, “Hababam Sınıfı”, “Tarzan Rıfkı” gibi dizi ve filmlerde rol almıştı.

Üçüncü Adamlar Hakkında…

Sinemanın “yıldız”ları vardır. Yakışıklıdırlar, güzeldirler, alımlıdırlar, bir bakışları ile insanı kendilerine aşık edebilirler. Bu yıldızların posterleri vardır. Her sinema severin odasında, en güzel yerde, en az bir tane bulunurlar. En güzel bakış ve duruşları ile bazen bize bakarlar, bazen de ulaşılmaz ufuklara. Öyle güzel ve yakışıklıdırlar ki, uğruna akrostiş şiirler yazılabilir, geceler boyu resimleri ile uyunabilir, hatta çoluğumuza çocuğumuza bile onların isimleri konabilir. Bir tutkudur yıldızlara bağlanmak. Onlar hep afişlerde en önde durur,isimleri en üstte yazılır. Paranın da,şöhretin de,sevginin de en fazlasını hep onlar alırlar. Çünkü buna hem layıktırlar hem de muhtaçtırlar. Başka türlü yaşayamazlar, var olamazlar. Başka türlüsünü düşünemezler dahi. Bu iniş çıkışları gözden kaçıran yıldızların bazıları kayar, düşer, yok olur. Yalnız asla değerlerini kaybetmezler. “Bir yıldız vardı bir ara…” diye başlayan cümlelerin de başrolleridirler hep. Kısacası hayat, kader, dünya -ne derseniz deyin-, onları zirveden indirmemekte karar kılmışlardır. Unutulmazlar, her daim hatırlanırlar…

Bir de “üçüncü adamlar” vardır. Bu üçüncü adamlar, her daim vardırlar, lakin nedense yokmuşçasına uzaklarda, kıyılarda, köşelerde dururlar da, yıldızlara bakalar. Yıldızlardan -rol icabı- devamlı dayak yerler, küfür yerler, öldürülürler, bağışlanırlar, sevilirler… Üçüncü adam olmak zordur, önce bunu bilirler. Hiç bir afişte isimlerinin yer almayacağını bilirler ama yine de bazen bir sevda uğruna, bazen de karın tokluğuna yıldızların gölgesinde yer alırlar. Bazı yıldızlar onları önemsemez, aynı evrende bulunmaktan dahi çekinirler. “Kestik!!” denildi mi, bir üçüncü adam ile yıldız hemen ayrılır başka masalara giderler. Ama yıldızların iyileri de vardır. Kendi yemez üçüncü adamlara yediririler. “Ben ısınıyorsam o da ısınacak derler”… Sevgileriyle ısıtırlar. Varlıklarıyla ısıtırlar. Ama bu türlü yıldız her daim gözükmez insana, her daim nasip olmaz üçüncü adama. Yıldız, yeni işlerde yine yıldız olmak için,elbette ki köprüden atlamacaktır. Öyleyse köprüden kim atlayacaktır? Tabii ki kolunun kırığı geçen ay düzelmiş, üçüncü adam… Üstelik kendisine sorulmadan “ben yaparım diyecektir…” Peki niye yapacaktır bunu üçüncü adam. Çünkü iki kuruş daha kazanacaktır. Çünkü bütün iş için aldığı ücreti, önceki gün kahvedeki borcuna saymış, yine cebi delik gelmiştir yıldızların yanına…

Sonra yıllar geçmiştir. Üçüncü adam yaşlanmıştır. Bedeni kendini taşıyamaz olmuştur. Hiç bir hayat güvencesi yoktur. Ve… Bir üçüncü adam terk ediverir alemi. Ki bu adam,üçüncü adamların en devi, en yufka yüreklisi, Yadiğarı… Bir kış sabahı, İstanbul’un bir parkında, donarak ölmüş bulurlar Yadigar’ı… Üçüncü adamların en kocamanı, terk eder yıldızlarını. Cebinden yeni rolü için giymesi gereken beyaz elbisesinin parası dahi çıkmaz. Bir kez dahi ısınamadan göçer, göçer gider sessizce. Kendi gider, adı kalır Yadigar… Üçüncü adamların kaderi budur. Üç kuruş için en olmadık filmlerde oynamışlardır. Zamanında kötü adamların en kötüsü olan üçüncü adamlar, 78’lerde anadan üryan soyunup, sönmüş yıldızlarla “kaçak” filmlerde oynarlar. Bazı yıldızlar renki kutu aracılığı ile onları eleştirdiklerinde de “mecburduk” dahi demezler. Diyemezler. Diyemeden göçüp giderler. Kimi bir kahve köşesinde, kimi bir otel odasında, kimi pis bir apartman dairesinde, kimi belediyelerin bakım(!) evlerinde, ilk ve son başrollerini oynayıp, hayatlarında ilk kez yıldız olurlar….

İşte bu blog, üçüncü adamlarımız için, Yeşilçam’ın “üçüncü adamları” için hazırlanmıştır. Bu blog, geç kalmış bir vefa borcunun temsilcilerinden biri, en sonuncusudur! Vefalı abilerimize teşekkür, en büyük övgüyü hak eden “Üçüncü Adamlarımız” a saygıyla….İlk konuğumuz Savaş Başar usta…

.:Genseriko:.