Category Archives: SİNEMA SANATÇILARIMIZ

.::Diler Saraç (1937)::.

    1937 yılında İzmir-Karşıyaka’da doğdu. Karşıyaka Lisesi’nde okudu. 1962 senesinde Ses Dergisi Artist Yarışması‘na katıldı ve finalist oldu. Aynı yıl Hulki Saner’in yönettiği ve başrollerini Belgin Doruk ve Göksel Arsoy‘un paylaştıkları ‘Aşka Karşı Gelinmez’ filminde rol alarak sinema kariyerine başladı.

   1963‘te Tarık Dursun K.‘nın yönettiği ‘Korkusuz Kabadayı’ adlı filmle ilk kez başrol oynadı. Lakin o yıllar sinema serüveni çok sürmedi. 1963 yılında Hava Üstteğmen Tufan Trakyalıdan ile evlenerek sinemayı bıraktı. Flora ve Murat Kaan adında 2 çocuğu dünyaya geldi. 1971 yılında tekrar sinemaya döndü.

   ‘Pisi-Pisi’ adlı filmdeki rolüyle 13. Antalya Altın Portakal Film Festivali‘nde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü aldı. Şimdiye kadar 200’ü aşkın film ve onlarca dizide görev aldı. Okurlarımız kendisini Süper Baba‘daki, Şevket’in ağabeyinin cefakar eşi olarak da hatırlayacaklardır.

   Kendisine selam ve saygılarımızı gönderiyor, sinemamıza kattığı tüm güzellikler için şükranlarımızı sunuyoruz.

 *Üçüncü Adam

Reklamlar

.::Ramazan Selek (1954-2012)::.

Üçüncü Adam’ın facebook grubundan Emrah Bahadır Vural adlı okurumuz, geçen hafta bizlere, Savulun Battal Gazi Geliyor adlı filmdeki Çen-yu karakterini kimin oynadığı ile ilgili bir soru yöneltti. O günlerde bu konuda bir bilgi sahibi olmadığımızdan, hemen araştırmaya giriştik ve filmin jeneriğinde bize yabancı gelen isimleri araştırmaya koyulduk.

Bu araştırma esnasında maalesef çok bilgi bulamadık lakin, fotoğraftaki oyuncumuzun filmdeki sahnelerinde ciddi karete bilgisi gerektirecek hareketler yapması araştırmamızı belirli bir yönde şekillendirdi ve nihayetine Ramazan Selek isminde karar kılabileceğimiz birkaç bilgiye ulaştık.

http://www.turkkarate.com adlı sitede yer alan, Atilla Çeliktürk‘e ait yazıda, karate sporuna emek vermiş olan değerli sporculara ve eski yıllardaki çalışma koşullarına ait satırlar dikkatimizi çekti;

“…Biz böyle olanaksızlıların içerisinde mücadele ettik. Şimdi acaba Türk Karatesinin Federasyonsuz yaşanan o yıllarını bilmeyen antrenörlerimizin, sevgili müsabıklarımızın bu zorlukları anlayabilmeleri mümkün mü?  Benim dileğim elbette hem antrenör kardeşlerimin, hem sevgili sporcularımızın çok daha mükemmel ortamlara sahip olmalarından yana ama Türk Karate DO sunun bugünlere nerelerden geldiği de bir şekilde bilinmelidir diye düşünüyorum. Gerçekten çok zorluklar yaşadık, o zorlukları yaşayan bizler henüz hayattayken böyle tarihe tanıklık etmeliyiz, böyle tarihe not düşmeliyiz ki bunlar bilinsin.

*Hakkı KOŞAR, Kazım AKTAN, Ramazan SELEK, Uğur KESİM, Zafer ALTIOK, Hüseyin BAHAR, Mithat OKAY, Sezai ÖZBEK, Atilla BALAMİR, Serdar SITAÇ, Hakan ALPAY, Alev ORAL, Halil ÖDEMİŞ, Yavuz KUTLU, Ömer DOĞANLAR,Rıfat EGEMEN ve ben Atilla ÇELİKTÜRK gibi daha niceleri bu zorlu yolun yılmaz savaşçıları oldular. Şimdi bu isimlerin çoğu da aramızdan ayrıldı. ALLAH RAHMET EYLESİN… (Allah aramızdakilere hayırlı ve uzun ömür nasip etsin. Başta HAKKI KOŞAR  ve KAZIM AKTAN  hocalarımıza.) Yani Türk Karate DO sunun bugünlere ulaşmasında çok zorlu ama çok ta yürekli bir mücadele verildi.”

Bu yazı çalışmasından ve Savulun Battal Gazi Geliyor filminin jenerikteki isim -önem- sırasından yola çıkarak, filmdeki Çen-Yu karakterinin Ramazan Selek olduğuna kanaat getirdik. Kendisi ile ilgili edindiğimiz güncel bilgiler şu doğrultuda;

Eslen Ispartalı olan Selek, kalp ve ciğer rahatsızlığı dolayısıyla 2012 yılında hayatını kaybetmiş. Yıllarca Üsküdar’da oturan oyuncumuz, askere gitmeden önce 2 filmde oynamış ve asker dönüşü kendisine teklif edilen erotik/komedi’lerde oynamayı reddederek, henüz yeni başladığı sinema macerasına erkenden son vermiş. O yıllarda kurduğu ve işlettiği Mahmutpaşa’daki Selek Giyim’i, şimdilerde oğlu ve kardeşi işletmekteymiş.

Yakınları tarafından oldukça iyiliksever ve cömert bir insan olduğu söylenen Ramazan Selek’i rahmetle anıyoruz.

*Güncel bilgiler için, -yazı çalışmamız sonrası araştırma yapan- Emrah Bahadır Vural’a sonsuz teşekkürler.

*Hakkı Koşar, Tarkan Kolsuz Kahraman’a Karşı filmindeki unutulmaz Wang-Yu karakterini canlandırmıştır.

Fotoğraflar:

.::Kubilay Hakan (1950)::.

Sinemamızın renkli karakter oyuncularından Kubilay Hakan‘a selam olsun…

Genellikle aile komedilerinde -özellikle Sezercik filmlerinde- uşak, garson ya da konak çalışanı olarak gördüğümüz Kubilay Hakan, şimdilerde Alanya-Mahmutlar’da ufak bir dairede, tek başına yaşamakta. Çevresi tarafından oldukça sevilen oyuncumuz, her karakter oyuncumuz gibi eski günleri özlemle anmakta…

Okurlarımız kendisini Hazreti Ömer’in Adaleti filmindeki Bilal-i Habeşi karakteri ile yakından tanıyacaklardır…

Değerli sanatçımızla ilgili güncel fotoğrafları bizlerle paylaşıp, kendisi ile ilgili bilgilendirdiği için, sinema ve tiyatro sanatçısı Zeki Demir ağabeye sonsuz selam ve sevgilerimizi sunuyoruz.

Fotoğraflar:

.::Aliye Rona (1921-27.8.1996)::.

Aliye Rona1921’de Suriye’nin Dera kentinde dünyaya geldi. Avni Dilligil‘in kızkardeşidir. Beyoğlu Akşam Kız Sanat Okulu’nda okudu. 1930’ların sonlarında Kadıköy Halkevi’nde amatör olarak tiyatro oyunculuğuna başladı. Ulvi Uraz, Avni Dilligil ve Arena tiyatrolarında sahneye çıktı. İzmir Şehir Tiyatrosu’nda birlikte çalıştığı Zihni Rona ile evlendi.

Sinema oyunculuğuna 1947 yılında Kerim’in Çilesi filmiyle başlayan Aliye Rona, Türk sinemasında, uzun yıllar karakter rollerinin değişmez ismi oldu. Uzun yıllar dublaj da yapan Rona, sinemada çilekeş, direnen, dikbaşlı, hakkını hukukunu arayan, kavgacı, töreci köylü kadını ve ana rollerini canlandırdı.

Yaklaşık yarım asırlık sanat hayatı boyunca 204 filmde rol aldı. 1965’te Hepimiz Kardeşiz, 1967’de Zalimler, 1968’de Son Gece ile Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “En Başarılı Yardımcı Kadın Oyuncu” ödüllerini aldı. 1969 Adana Altın Koza Film Festivali’nde Kuyu filmiyle “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” seçildi.

Ömrünün son yıllarında sağ tarafına felç inen ve tekerlekli sandalyeye mahkum olan Rona, Pendik’te bulunan bir huzur evinde kalıyordu. Yine bu huzur evinde yaşanan sağlık ve şiddet olayları televizyon haberlerinde gündeme gelmiş ve Aliye Rona bu huzur evinde çok kötü bir halde bulunmuştur. Yine bu huzureviyle ilgili haberler sırasında son isteğinin *“Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ı oynamak” olduğunu belirtmiştir. 29 Ağustos 1996 tarihinde kaldığı huzur evinde geçirdiği beyin kanaması nedeniyle vefat eden sanatçı Karacaahmet Mezarlığı’nda aile kabristanına defnedildi.

*http://tr.wikipedia.org

________________________________________________________

Üstün oyunculuk gücü ile perdede göründüğü an izleyiciyi tedirgin eden, kaşlarını çatıp başını hafif öne eğerek attığı bakışlarla etrafına kötülük saçan, büyük karakter oyuncumuz Aliye Rona‘yı saygı ve minnetle anıyoruz…

Kendisi, sinemamızın yarattığı tek düze kötü kadın tiplemelerini yıkmış, üstün oyunculuk gücü ile bu tiplemeleri karakter haline getirmiş, çok önemli bir sanatçımızdır. Neredeyse her filminde kendini seslendirmiş, nadir sanatçılarımızdan da biridir.

*Sanatçımızın son günlerine ait görüntülerin, sinemamızın usta yönetmenlerinden Ülkü Erakalın‘ın arşivinde olduğunu da belirtelim. Aliye Rona’nın wikipedia’da belirtilen “Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ı oynamak” isteği, Ülkü Erakalın’ın çektiği görüntülerde, bizzat kendisi tarafından dile getirilmektedir. Kendisi bu görüntüleri, Cahide Sonku‘nun son görüntülerini ve diğer sanatçılarımızla yapmış olduğu röportajları/belgeselleri tek kişilik gösterisinde izleyiciye sunmakta. Kendisine selam ediyor, saygılarımızı sunuyoruz…

Üçüncü Adam

.::Ayten Koçak::.

Sinemamızda karakter oyuncusu olarak görev almış ve yüzlerine aşina olduğumuz sanatçılarımızın yanında, yine aynı şekilde yüzlerine aşina olduğumuz, diyalogsuz -ya da çok az diyaloglu- bir çok sahnede görev almış, yüzlerce ‘figüran’ımız vardır.

İşte yukarıda fotoğrafını görmüş olduğunuz Ayten Koçak, onlarca filmde görev almış ve ‘Ben bu kadını bir yerden tanıyorum…’ diyebileceğiniz, sinema sevdalısı figüranlarımızdan biridir. Kendisi aynı zamanda sinemamızın emektar set amirlerinden Necip Koçak‘ın da eşidir.

Yaptığımız araştırmalar sonucu, kendisinin bir filmin, birden farklı bir çok kalabalık bar sahnesinde görev aldığını, set amirlerinin ‘Ayten sen önceki sahnede de vardın, olmaz…’ demelerine rağmen, ‘Olsun ağabey, kıyıda köşede oturur kalabalık yaparım…’ diyerek bu tarz sahnelerin herhangi bir yerinde, illa ki yer aldığını öğrendik.

Kendisinin şimdilerde Sarıyer-Boyacıköy’de yaşamakta olduğunu biliyor, sağlıklı, uzun ömürler diliyoruz…

Fotoğraflar:

.::Yaşar Şener (1926 – 14.09.2012)::.

Türk Sineması’na 200 küsür filmle emek vermiş, değerli karakter oyuncumuz Yaşar Şener‘i ağırlıklı olarak bakkal, manav, mahalleli, zabıta ve polis rollerinde izledik ve sevdik.

Kendisi, meslek yaşantısına son verdikten sonra Müjdat Gezen Sanat Merkezi‘ne ait huzur evinde yaşamış, 14 Eylül 2012’de solunum yetmezliğinden dolayı vefat etmiştir.

Emektar karakter oyuncumuzu saygıyla anıyoruz.

Fotoğraflar:

.::Gülten Kaya (1946)::.

Sinema yaşantısına 1971 yılında başlayan Gülten Kaya, ağırlıklı olarak erotik/komedi’lerde ve mahalle komedilerinde yer almış, 79 yılına kadar 90’a yakın filmde irili ufaklı rollerde oynamıştır.

Okurlarımız kendisini ağrılıklı olarak, Ah Nerede adlı filmdeki, istenmeyen nişanlı kız olarak hatırlayacaklardır. İri yapısı ve keskin yüz hatlarıyla, hamarat ev kadını, eli maşalı bir kızkardeş gibi, anaç rollerinde çok daha fazla görmeyi dilerdik kendisini…

Gülten Kaya’nın şimdilerde yaşamını nasıl idame ettirdiğine dair kesin bir bilgi sahibi değilsek de, 70’lerin sonunda sinemayı bıraktıktan sonra evlendiğini ve gözlerden ırak bir yaşam sürüğünü duyduk.

Kendisine sağlıklı ve uzun bir ömür diliyoruz.

Fotoğraflar: