.::Ali Adıgüzel’den Behçet Nacar’a Dair Bir Anı: “Fotoğrafını çekmek istedim, ‘Evladım, sevgili Ali, benim hayranlarım, bu yaşlı halimi görmesinler…'” dedi::.

*Fotoğafın üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz.

Ali Adıgüzel, Üçüncü Adam için yazdı…

“Filmlerinle büyüdük Behçet baba… Seni çok seviyoruz…”

8 yıl kadar önce İstanbul-Taksim, Sadri Alışık sokaktan girdim ve ilk aradan sağa döndüm. Mutlak her gittiğimde çayını içtiğim, tüm Yeşilçam piyasasının mutlak uğrak yeri olan ve bir çok dizi-sinema filmi projesinin hayat bulup şekillendiği, geliştiği ve çekim molalarında dinlenme yeri olan Hayat Kahvehanesi’nde çayımı yudumlar iken, az ileride, solda, sinema ve dizi çekimlerine kostüm kiralama işi yapan -ve onun filmleriyle büyüdüğümüz-, Yeşilçam’ın unutulmaz karakteri Behçet Nacar abimizin iş yerini ziyaret edip, onunla sohbet etmek istedim. Ayrıca benim için ayrı bir değeri daha vardı kendisinin; Sevgili dayıoğlum, Yeşilçam’ın ‘Uzun saçlı Osman’ abisi ve tüm Yeşilçam piyasasının çok iyi tanıdığı ve çok sevdiği, ışık şefi Osman Tanış abime ve tüm evlatlarına sahip çıkmıştı Behçet Nacar baba… Dayımın oğlu Osman abimizin elinden tutup, bu günlere gelmesinde çok emekleri vardır. Tıpkı evladı gibi, Osman abimizin evlatlarına da torunları gibi sahip çıktı ömrü boyunca. Bu sebeple de kendisini çok seviyordum.

Çayımı içip, oradaki Yeşilçamın unutulmaz karakterleri büyüklerimle sohbet edip ellerini öpüp müsaade istedim ve yavaş adımlarla, Behçet Nacar’ın iş yerine doğru ilerledim. Zaten 30-40 adımlık mesafede idi. Tarihi bir binanın 1.katında, penceresi ve balkonu muhteşem güzel bir iş yerindeydi ve ”Selamünaleyküm” diyerek girdim kapıdan içeri. Nazik bir konukseverlik ile karşıladı beni. ‘Ben güller diyarı Isparta’mızdan, sizin filmlerinizle büyümüş bir hayranınız olarak sizi ziyaretinize geldim…’ diyerek heyecanla başlayan cümlelerimle elini öpmek istediğimde, elini öpmeme müsaade etmeden benimle tokalaştı ve gözlerimden öptü. Çok duygulanmıştı… İş yerinin içerisi tüm film ve dizlerin kokusunu taşıyan kostümlerle doluydu… Tarihi filmler için kullanılan kostümler muhteşem güzeldi. Masasında, tıpkı bakkal Ahmet amcamızın veresiye defterini andıran bir defter duruyordu ve az sonra Behçet baba, defteri karıştırarak, içinden bir bayan müşterisini telefonla arayıp, çok kibar bir üslupla; ‘Kızım neden getirmediniz kostümleri, bak söylediğiniz süreden bu yana 3 ay geçti evladım?’ diyerek başlayan konuşmasıyla, ben biraz kenara çekilip, yavaş adımlarla tarih kokan kostümleri bir bir inceledim. Merhum Belgin Doruk‘lu, Sadri Alışık‘lı, Hulusi Kentmen‘li, Küçük Hanımefendi‘li, Battal Gazi, Malkoçoğlu, Karaoğlan‘lı, Keloğlan‘lı filmlerin kostümleri buradaydı ve benim için tam bir Yeşilçam müzesiydi girdiğim bu muhteşem oda.

Daha sonra telefon konuşması biten Behçet baba, beni nazikçe yanına çağırarak, yemek veya çay ikram etmek istediğini söyledi. Ben heyecanlı cümlelerimle ve tıpkı küçük bir güvercinin kanat çırpışı gibi çarpan kalbimin sesi ile, ‘Çok teşekkür ederim Behçet baba, sohbetimizin benim için en büyük ziyafettir…’ dediğimde, çok duygulandı ve benim güller diyarı bir şehirden geldiğimi söyleyince, Eğirdir’de çektikleri bir film geldi aklına ve başladı bana Eğirdir-Isparta anılarını anlatmaya. Daha sonra benim heyecanım biraz geçince, ışık şefi Osman Tanış’ın, benim öz dayımın oğlu olduğunu söylediğimde ve kendisinin Osman abimizin üzerinde müthiş emeklerinin olduğunu, bu minnet duygularımın teşekkürünü sunduğumda müthiş duygulandı ve sevindi. Ve sözümün devamında da dedim ki ”Akşam Osman abimlerin evinde konakladım ve kahvaltımı yapar iken, en baş köşede sizin fotoğrafınız çerçeveli şekilde asılı duruyordu… Bir yandan kahvaltımı yapar iken, Osman abimden de sizi ziyaret edebilmek için adresinizi istedim ve şimdi buradayım. Sizi çok seviyoruz Behçet baba, Osman abim ve evlatları için yaptıklarınızdan dolayı size çok minnettarım… Çok müteşekkirim…” dediğimde çok sevindi. Mali Taniş, İsmail Engin Taniş ve Gökhan Tanış yeğenlerimi de çok sevdiğini, Osman abimi çok sevdiğini söyledi ve onlarla ilgili hatıralarını kısa kısa anlatmaya başladı. Sohbetimiz çok güzel şekilde devam edip ayrılık vakti yaklaştığında, bir fotoğrafını çekmek istediğimde dedi ki ‘Evladım, sevgili Ali, benim hayranlarım, bu yaşlı halimi görmesinler…” Hafif tebessüm ile, ona hak veren saygım ve hürmetimle ayrıldım, o güzel muhteşem sıcak, misafirperverlik dolu, Yeşilçam müzesini andıran oda’dan…

Ali Adıgüzel/3.10.2014

(Ali Adıgüzel ağabeye sonsuz teşekkürler.)

Reklamlar

2 responses to “.::Ali Adıgüzel’den Behçet Nacar’a Dair Bir Anı: “Fotoğrafını çekmek istedim, ‘Evladım, sevgili Ali, benim hayranlarım, bu yaşlı halimi görmesinler…'” dedi::.

  1. Behçet abiyi sevenlerin ne kadar haklı olduklarını çok iyi anlıyoruz.sinemaya yıllarını vermiş sanatçılarımızın geride iyilikleri ile hatırlanması unutulucağına inanmıyorum.mekanı cennet olsun.üçüncü adam sende sağol.

  2. BİZ BEHCET ABİYLE BABA OĞUL GİBİYDİK AMA,BEN BEHCET ABİDEN MAAŞ SİGORTA GİBİ BİRŞEYİMİZ YOKTU ORDA ÇALIŞANLAR OLARAK.BİZ BEHCET ABİDEN LAMBA KİRALARDIK,ADRESİMİZ BELLİ OLSUN DİYE ORAYA TAKILIRDIK.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s