.::Yılmaz Kurt: “Ağrılı anılarımız vardır… Ama yanlış yumruk atanı gelişinden anlarım, bileğini tutarım attırmam, yumruklu sahne yeniden çekilir… Biz de döveriz ama insaflıyız abi, kimseyi incitmeyiz… Başkaları da böyle olsa ne iyi…”::.

Yakın zamanda elimize, sevgili ekip arkadaşımız Sinem Çalış‘ın arşivinden, SES dergilerinin 1980-1981 yıllarına ait sayıları geçti. Ciltlenmiş, yüzlerce sayfadan oluşan bu arşiv, ekibimiz için büyük bir hazine değeri taşıyordu. Bizler, bloğumuzu ilgilendiren tüm sayfaların tek tek fotoğraflarını çektik ve Üçüncü Adam‘ın arşivine ekledik. (Çok kalın bir cilt olduğundan, tarama işlemi yapmamıza imkan yoktu.) Ses dergisine ait bu eşsiz kareleri zamanı geldikçe sizlerle paylaşacağız.

Bahsi geçen fotoğraflarını çekerken, derginin içeriği ve haber dağılımı ile de ister istemez bilgi sahibi olduk. Dergide bolca yerli yıldızlarımıza dair magazinsel haberler, film piyasasından dedikodular, yabancı filmlerden ve sinema yıldızlarından güncel haberler, o dönem yayında olan birkaç televizyonun yayın akışları, Türkiye/dünya gündeminden ilginç/önemli haberler, beyaz eşya reklamları (bazılarında sinema yıldızlarımızın olduğu) ve yarışma başvuru formları (ses yarışması, film yıldızı olma yarışması gibi) vardı.

Bu zengin yazıların yanında bir de, son sayfalara doğru, Galata köprüsünde balık tutan bir çocuğun, yıllardır lokantacılık yapan emektar bir aşçının, terzilik yaparak evini geçindiren bir annenin kısa hikayelerinin anlatıldığı ‘45 milyondan biri’ adlı mini bir röportaj dizisi mevcuttu. İki yıla ait tüm sayıları tek tek incelerken, bu röportaj dizilerinden birinde, sinemamızın emektar kavgacılarından Yılmaz Kurt‘la yapılmış bir röportaja rastladım. Heyecanla röportajın fotoğraflarını çekip bitirdikten sonra, aniden içimin burulduğunu hissettim. Yılmaz Kurt’a dair bir röportaj okumak elbette bizim için çok önemli bir olaydı ama, bu röportajın, derginin son sayfalarında yer alan ve genellikle sinema dışı meslek erbaplarının hikayelerinin yer aldığı kısımda bulunuyor olması gerçekten üzücü bir olaydı. Yılmaz Kurt’u hatırlayıp (!), önemseyip (!) onunla röportaj yapmalarına sevinemeden, bu röportajın ’45 milyondan biri’ kısmında yer almasına üzülüverdim. Şimdi değerli okurlarımızdan bazıları söyle iç geçiriyorlar belki de;  ‘Boş ver sevgili kardeşim, bir şekilde yapmışlar ya… Ona bak sen…’

Boş veremiyoruz sevgili okurlarımız. Boş veremediğimiz için Üçüncü Adam var. Boş veremediğimiz için bunca emek, bunca çaba… Biz, Yılmaz Kurt’un, derginin sinema haberleri kısmında yer almasını isterdik, ’45 milyondan biri’ kısmında değil… Onlar, bizim bloğumuz başrolleri… Ne yapıyorsak, hepsi o güzel, emektar insanlar için…

Son söz olarak, daha rahat okunabilmesi için, dergideki röportajı kelimesi kelimesine bilgisayara aktardığımızı eklemek istiyoruz.

Aşağıdaki röportaj, 14 Şubat 1981 tarihli, SES dergisine aittir.

Yılmaz Kurt: 13 yıl kadar önceydi abi… Beyoğlu’nda bir kahvede oturuyordum. İzmir’den yeni gelmiştim, işsizdim. İçeri iyi giyimli iki kişi girdi. Şöyle bir oturanlara baktılar. Sonra elleriyle işaret edip ‘sen, sen sen gelin..’ dediler. Ötekiler kalkınca ‘Elle gelen düğün-bayram’ deyip bende kalktım. Bizi götürdüler, kurulu bir masaya oturttular. Bende o sıralar parasızdım. Karnım bazen doyuyor..  Oh dedim bize yemek çıktı. Önümüzde salatalar var, yemek var. Bize ‘Yermiş gibi ağzınıza götürün ama sakın yemeyin, geri koyun’ dediler. Sonra bir de rakıya benzer beyaz bir içki vardı. Bir yudum tattım, sütü sulandırmışlar, öyle tatsız bir şey. Meğerse film çekiyorlarmış, bizi de figüran diye toplamışlar. O gün 50 TL verdiler. Bir sevindim, bir sevindim sorma… Sonra birkaç ay işsiz kaldım, o kahveye gidip oturdum, hiç iş çıkmadı. Derken bir ara iş bir açıldı, arka arkaya 30 filmde oynadım. Tipim müsaitti, evvelce de biraz dövüşkendim. İzmir’de.. Beni hep dövüş rollerine koymaya başladılar. Ne zaman dövüşlü film olsa, gelip beni buluyorlardı. Zamanla senin anlayacağın ‘Baş figüran’ olduk abi… Bol dayak yedik, bazen de attık rol icabı…

1000’e yakın filmde oynadım. Şimdi 53 yaşındayım ama hala dincim. Daha da oynarım. Bazen filmleri seyrederken aklıma takılıyor abi… Şurda Cüneyt fena dirsek geçirmişti, fena kıvranmıştım. Şurda Kadir tekmeyi ölçüsüz salladı, üç gün topallamıştım diye… Ağrılı anılarımız vardır. Ama yanlış yumruk atanı, gelişinden anlarım, bileğini tutarım attırmam, yumruklu sahne yeniden çekilir. Biz de döveriz ama insaflıyız abi, kimseyi incitmeyiz, başkaları da böyle olsa ne iyi… Biz de çoluk çocuk besliyoruz. Oğlum elektrikçi oldu kurtardı kendini, kızımı İzmir’de yatılı okulda okutuyorum. Şimdi film olunca yevmiye 1500 TL aldığımız olur. Allah’tan ilk işyerimden sigortamı devam ettirip, emeklilik de çıkarttım, idare ediyoruz.

Her zaman değil ama bazen üzülürüm. Filmden önce isimler çıkar ya, bazen orada figüranların, dayak yiyenlerin ismini yazmazlar. İşte o zaman biraz üzülürüm. Sinemada ‘kavgacılar’ azaldı abi, millet bu işte çalışmıyor, aldığın para ile ancak kendini düzeltiyorsun. Ama adımızı da yazsalar iyi olur. Benim adım mı? Benim adım Yılmaz Kurt abi. Yeşilçam’da ‘Kavgacı Yılmaz’ diye de çağırırlar.

Gelgelelim, bir türlü belirli bir çizgim olmadı sinemada. Kimi filmde polis oldum, kimi filmde azılı bir katil. Kimin de bir Anonim Şirketin İdare Heyeti’nde yer aldım, kiminde parasız bir serseri, kiminde bir multi milyoner…

Böyle çelişkiler içinde geldik bugüne. Sağlığım elverirse bir 1000 filmde daha oynamak istiyorum. Kimbilir bir rekor kırarım belki bu alanda… Bir dünya rekoru…

Genseriko (Nam-ı Diğer Lüzumsuz Adam)

Sinem Çalış’a sonsuz teşekküler…

Reklamlar

2 responses to “.::Yılmaz Kurt: “Ağrılı anılarımız vardır… Ama yanlış yumruk atanı gelişinden anlarım, bileğini tutarım attırmam, yumruklu sahne yeniden çekilir… Biz de döveriz ama insaflıyız abi, kimseyi incitmeyiz… Başkaları da böyle olsa ne iyi…”::.

  1. Hazırlayanın da sunanın da ellerine sağlık.Beğenerek okudum devamını bekliyoruz.

  2. böyle adamlar hollywood da olsa şimdi ne durumda olurdu acaba? insan 30 sene hep aynı rolleri verirmi aktörlere?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s