.::Unutulmaz Karakter Oyuncusu Hakkı Kıvanç: “Rejisör geliyor… ‘Tamam mı, hazır mıyız?’… Hazır… Motor… Bir tekrar! En fazla iki defa! Başka yok!::.

Süheyl Eğriboz röportajında bahsettiğimiz üzere, Hakkı Kıvanç ve Necdet Kökeş ile yaptığımız röportajları görüntülü olarak gerçekleştirmiştik. Kendisi bizi müthiş bir nezaketle karşılamış, sorularımıza içtenlikle cevap vermişti. Bizi kırmayıp, bu güzel röportaja vakit ayırdığı için kendisine sonsuz teşekkür ediyoruz.

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, kendisi ile röportajımızı görüntülü olarak gerçekleştirdik ama internet kullanımında kota sorunu olan ve düşük hızda internet kullanan okuyucularımızın da bu röportajdan mahrum kalmaması adına, röportajı yazılı olarak da sizlere sunmak istedik. Yani sevgili okurlarımız, gerçekleştirdiğimiz bu röportajı ister izleyin, ister okuyun.

Çekim yaptığımız mekanın bir kahvehane olmasından kaynaklı ses kirliliğinden dolayı affınıza sığınıyor, sizleri, unutulmaz karakter oyuncumuz Hakkı Kıvanç ile yapmış olduğumuz röportajla başbaşa bırakıyoruz. Keyifli dakikalar geçirmeniz dileğiyle…

-Sinema kariyeriniz nasıl başladı? Birkaç anınızı bizlerle paylaşır mısınız?

Hakkı Kıvanç: Şimdi, ben sana şöyle söyleyeyim; Ben 1957 senesinde sinemaya girdim… İlk oynadığım film, ‘Beni Şafakta Vurdular’… Orada bir ‘mecnun’ rolünü oynadım… Yani köyün, sevişmiş, bilmem ne olmuş, sevgilim ölmüş bir ‘mecnun’ rolünü oynadım… Benim ilk lanse olduğum filmim, Rahmi Kafadar çekmişti, Allah rahmet eylesin… Ondan sonra ‘İstiklal Yolu’ diye bir filme çalıştım… Ve akabinde yavaş yavaş buraya kadar geldik… Benim Türk sinemasında aşağı yukarı çalışmadığım bir jönprömiye ve jön ve dam yoktur… Hepsiyle çalıştım… Bir halinde… Hepsiyle çalıştım; Ayhan’la (Işık) çalıştım, Eşref (Kolçak) ağabeyle çalıştım, Kenan Pars’la çalıştım, Yılmaz Duru’yla çalıştım, Yılmaz Güney’le çalıştım… Yani çalışmadığım kimse kalmadı… Ödüller aldım, beş altı tane ödül aldım… En son 50 senelik ödülümü aldım… Şimdi rahatsızlık geçirdim… Ve sinemayı şey edemiyorum… Yani, şimdi bir de sinema, sesli çekilmeye başlandı tabii… Sesli çekilmeye başlanınca biz yaşlandık tabii… Ha, öyle ufak diyaloglar olursa çalışırız… Ama böyle uzun uzadıya, diyaloglar… İmkânı yok çalışamayız…

Şimdi Yılmaz Güney ile boğazda bir film çekiyoruz… Yılmaz Güney’in böyle sırıklarla etrafı çevrilmiş, kimse içeri girmesin diye… Bana dedi ki, ‘Baba sen biraz dinlen… Şunlarla ben bir bitireyim…’ dedi… ‘Olur Yılmaz kardeş…’ dedim… Bir ara bir baktım bir çocuk, ağlayarak gidiyor… ‘Ne oldu oğlum, hayırdır?’ dedim, ‘Yılmaz…’ dedi, ‘Bana tokat vurdu, karakola gidiyorum…’ dedi. Yahu bir baktım, hakikaten karakola gidiyor… Hemen Yılmaz’a koştum… Dedim ki ‘Yılmaz, böyle böyle… Bu çocuk karakola gidiyor… Vurmuşsun… Üstünde bir şeyler varsa boşalt…’ Adana’dan gelmiş bir oğlan… (Yılmaz) ‘Aman, yahu ne olacak?’ dedi… Ekip geldi, Yılmaz’ı aldı, götürdü… Neyse işi halletti Yılmaz, geldi… Beni çağırdı… ‘Gel baba…’ dedi. O’na (çocuğa) döndü… ‘Sen…’ dedi, ‘Hakkı Kıvanç’ı tanıyor musun?’‘Tanımıyorum…’ dedi… (Yılmaz) ‘Bu…’ dedi, ‘Benim hemşerim, Adanalı… Eğer beni uyandırmasaydı, benim işim gücüm burada yarım kalacaktı…’

Bir de yine ‘İmzam Kanla Yazılır’ diye bir hikâye çekiyoruz onla (Yılmaz’la)… Müthiş kasa hırsızı… Tövbe istiğfar ediyor, Kayseri’ye yerleşiyor… Benim de görevim, komiserim, Kayseri’ye geliyorum vazifeyle, Yılmaz da orada kütüphanede çalışıyor… İşte bunun sevgilisini falan kaçırıyorlar… En sonunda işte, ben biliyorum suçsuz olduğunu… Tevkif edeceğim bunu… Rahmetli Mehmet Aslan çekiyor… Yönetmene dedim ki, ‘Ağabey ben bu adamı tanıyorum… Bu adamın suçu cefası yok… Ben elimde böyle silahla gitmeyeyim… Silahı aşağıya indireyim…’ (Mehmet Aslan) ‘Tamam Hakkı ağabey…’ dedi… Uzatmayalım, geldim… Yılmaz’ın kafası yere eğik… Konuştum, konuştum, konuştum… Gözlerim doldu tabii… Biliyorum çünkü suçsuz olduğunu… Yılmaz başını bir kaldırdı, onun da akıyor gözleri… (Mehmet Aslan) ‘Stop!’ dedi… Yılmaz; ‘Baba…’ dedi, ‘Şu sahne için sana teşekkür ederim…’ dedi… Dedim ‘Rica ederim kardeş…’ Yani böyle, güzel şeyler de geçiyor başımızdan…

-Sinemamızın eski tadı kaldı mı?     

Hakkı Kıvanç: Yok… Şimdi bura (röportajı gerçekleştirdiğimiz Gazeteci Erol Dernek Sokak’ı kastediyor) bitti… Şimdi, sana şöyle izahını yapayım; Şimdi buradaki eski firmalar, bütün paraları aldı, işi başka yere yatırdılar, voltalarını aldılar… Gittiler… Şimdi bizim eski yönetmenlerimiz, Orhan Aksoy, Natuk Baytan, Osman F. Seden, Lütfi Ö. Akad (gibi) birçok rejisörlerimiz vefat etti… Vefat edince ne oldu; piyasa bitti… Yani bizim sinema piyasamız bitti… Şimdi ne oldu; piyasa el değiştirdi… Şimdi filmleri seyrediyoruz… Şu kadar film çekildi, her televizyon şu kadar film yaptı… Üniversite talebesi… Hangi kanalı aç(san), üniversite talebesi filmi… Yani eli ayağı düzgün bir film yok kardeşim!

-Sinemamızda set disiplini nasıldı?

Hakkı Kıvanç: Şimdi oraya gelelim… Şimdi sinema başka bir âlem… Sinemada vazifeni çok iyi bileceksin… Laubalilik yok… Sete gelirsin, rejisör de gelir, oturur, çay kahve içer rejisör… Asistan ‘set hazır’ der… Rejisör herkesi yerine kor… Mizansenlerini verir… Kameraman der ki; ‘Bir prova göreyim…’ O niye prova alıyor; ışık provası… Rejisör hareket veriyor… ‘Bu kelimeyi buraya söyleyeceksin, buraya geleceksin, şuraya gideceksin falan…’ Pardon, daha evvelinde, asistan o sahnede oyuncuların hepsi alıyor, diyalog geçiyor… Herkes kendi diyalogunu biliyor… Ondan sonra (az önce) dediğim noktaya geliyoruz… Rejisör geliyor… ‘Tamam mı, hazır mıyız?’… Hazır… Motor… Bir tekrar! En fazla iki defa! Başka yok! Çünkü o zaman filmler çok pahalıydı… 1.500 lira falandı… Bir de Rusya’dan geliyordu, yanan filmdi (film negatiflerinin hassasiyetini belirtiyor)…

Sahne bitti, herkes oturur, çayını kahvesini içer… Bu arada set amiri der ki: ‘Arkadaşlar, bir şeye ihtiyacınız varsa, dışarı çocuğu gönderiyorum, alsın ihtiyaçlarınızı…’ Sigara alırlardı, şunu-bunu alırlardı… Set hazırlanırdı, yine aynı, dediğimiz gibi herkes vazife başına gelir, asistan gelir, o sahneyi okur… Herkes diyalogunu kafasına kor… Ezbere değil ama bak dikkat et, aynı anda beş kişinin diyalogunu geçiyor, ben o diyalogu kafama koyuyorum, ‘kimden sonra ben konuşacağım?’ diye… Bu ezberden daha kötü…

Ben, Fransızlarla çalıştım, İtalyanlarla çalıştım… İtalyanlarla bir film yaptım, o zaman kavgacıydım, onların kavga direktörleri vardı… Seni hazırlıyor sete… Gitti rejisöre dedi ki; ‘Hazır’… Rejisör: ‘Böyle olmaz… Böyle şey olur mu? Neyi hazır?’ demiş… Tercümana sordum, demiş ki: ‘Kardeşim, bu adamlar çok zeki… Allahtan lisanları yok…’ Onun dışında bir İtalyan filminde çalıştık… Bizim sahnemiz var, prodüksiyon amiri başkalarını çağırmış… Jön demiş ki ‘Olmaz, yok… İlle onlar gelecek…’ Bak bak, adamın dediğine bak… Neyse İtalyanlarla, Cüneyt (Arkın) falan bir film yapıyoruz… Biz hep, Süheyl (Eğriboz), ben, Kudret (Karadağ) Cüneyt’le kavga ediyoruz… O adam keriz mi? Cüneyt’e dedim ki: ‘Niye Hakkı ağabey?’ dedi… Dedim, ‘Hep seninle kavga ediyoruz, yarın bu adam su koyuverecek…’ İkinci gün su koyuverdi adam… ‘Yok, ben de onlarla kavga edeceğim…’ diyor… Bak başımıza gelenlere…

-Yadigâr Ejder’i biraz anlatır mısınız?

Hakkı Kıvanç: Kardeşim, Yadigâr Ejder, pavyonlarda kabadayılık yapan bir adam… Sonradan sinemaya geldi… Tipi de müsait… Birkaç filmde oynadı… Onu Natuk (Baytan) ağabey aldı, iri yarı ya, Kemal’in (Sunal) karşısına koydu… Onu Natuk ağabey meşhur etti…

Hakkı ağabeyin, onu görmeye gelen diğer sinemaseverlere de vakit ayırabilmesi için, söyleşimizi burada noktalıyoruz. Kamerayı kapatmadan, siz değerli okurlarımıza şöyle sesleniyor üstat;

Üçüncü Adam’ı takip edin, ben de Üçüncü Adam’dayım! Hakkı Kıvanç! Teşekkür ederim…

Biz teşekkür ederiz üstat, çok yaşa sen!

*Necdet Kökeş röportajı çok yakında…

Genseriko (Nam-ı Diğer Lüzumsuz Adam)

Reklamlar

6 responses to “.::Unutulmaz Karakter Oyuncusu Hakkı Kıvanç: “Rejisör geliyor… ‘Tamam mı, hazır mıyız?’… Hazır… Motor… Bir tekrar! En fazla iki defa! Başka yok!::.

  1. çocuklar şu röpörtajı dışarıda daha sessiz bir yerde yapsaydınız..çok iyi olacaktı.birşey anlaşılmıyor.sevgiler…))

  2. Üçüncü Adam

    Çok selam Hasan abiciğim… Maalesef bahsettiğiniz şartları oluşturamadık. Başlarda ses biraz boğuk gelse de, ilerleyen dakikalarda düzeliyor. Çok ani oldu ve müthiş bir tesadüf eseri karşılaştık kendisi ile… Yeni çalışmalarımızda daha hazırlıklı olacağız umarım. Teşekkürler ilgi ve alakanız için…

  3. Röportajınızı hem izledim hem de okudum.Çalışmanız için teşekkürler ederim.Sinemamızın yaşayan emekçilerinden sayın Hakkı Kıvanç’ın da ağzına sağlık.

  4. Öncelikle böyle bir projeye gönül verdiginiz için sizi tebrik ediyorum. ne yazıkki böyle saygı deger sanatcıları hayatlarını kaybettik’den sonra kıymetleri biliniyor. keşke gönül isterki hayatta olduklarında degerlerinin bilinmesini ve daha güzel yerlerde olmaları ama ne yazıkki şu röportajı izlerken bile sayın hakkı kıvançı bu kare içindeki kahvehane de degilde daha iyi bir yerde ortamda görmek isterdim , sizlerinde benim düşüncemde oldugunuzu düşünüyorum. sayın hakkı kıvanç bu röportajında benim de babamdan söz ediyor RAHMİ KAFADAR . 14.12.2012 de ( gecen hafta cuma günü ) hayatını kaybetti . kendisini istanbul habibler yayla mezarlığına defnettik. ALLAH bütün hayatını kaybetmiş saygı deger satcılarımızın ruhunu cennet eğlesin. hayatta kalanlarada uzun ömürler versin . hayata böyle sanatcılar bir defa gelir umarım bundan sonra hayatta olan sanatcılarımızın degeri bilinir. saygılarımla . KARTAL KAFADAR ( rahmi KAFADAR oğlu ) …..

  5. Üçüncü Adam

    Güzel düşünceleriniz için çok teşekkür ediyoruz Kartal Bey. Ayrıca başınız sağ olsun, babanız nur içinde yatsın. Sinemamıza emek vermiş değerli insanlarımızı ne yazık ki bir bir yitiriyoruz. Onlardan kalanları yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak en temel dileğimiz. Şu sıralar işlerimiz dolayısıyla paylaşım hızımızı biraz düşürdük. İşlerimiz rahatlayınca, sizinle de bir röportaj yapmak isteriz. Çok selamlar.

    • Ben teşekkür ederim gercekten güzel bir site hazırlamışsınız . umarım dahada güzel projelere imza atarsınız . bizlerde elimizden geldigi kadarıyla size destek olmaya calışırız . saygılar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s