.::Neyin Şerefine İçiyoruz?::.


Bir süredir işlerimin yoğunluğundan Not Defteri’ne yazamıyorum. Bu süre içerisinde ekip olarak, aylık yayınlanacak bir Üçüncü Adam Dergisi projesi üzerine çalıştık ve detaylı bir arşiv düzenlemesi yaptık. Aklımda onlarca yazı, fotoğraf, anket, araştırma dururken, arşiv düzenlenmesi esnasında bir kareye rastladım. 76’da Fikret Hakan’ın yönetip, İrfan Atasoy’un başrolünü oynadığı Hamal filminden bir kareydi bu, bizim Üçüncü Adam serüvenimizi başlatan karelerden biri… Heyecanla sizler için düzenledim ve üzerine birkaç cümle yazmak istedim.

Yukarıdaki karakterlerin tümü, filmin kötü adamları. Hayrettir ki Süleyman Turan’ı da kötü –hatta kötülerin elebaşı- bir karakter olarak izliyoruz. Filmde çok rolü yok. Esas kötüler, onun haricindekiler. Bir intikam hikâyesi olan bu filme televizyonda rastlamanız neredeyse imkânsız. Filmdeki tecavüz sahneleri ve kötü adamların cezalandırılma yöntemleri yüzünden olabilir bu. Bu sahnede de şerefine kadeh kaldırdıkları durum İrfan Atasoy’un kızına tecavüz edilmesi ve bu yolla onun cezalandırılması.

Ama tabii benim bu yazıyı yazmamın sebebi filmi anlatmak değil, bu karenin çekilmesi esnasında Süleyman Turan dışındaki “keyifli kötü adamları” oynayan sinema emekçilerinin -üçüncü adamların- gerçek hayatlarında pek de keyifli olmadıkları gerçeği… Düşündüm de, acaba eşleri dostları ile kaç kez böyle bir araya gelip, akıp giden parayı düşünmeden içebildiler, yarını düşünmeden kahkahalarla gülebildiler? Elbette bir şekilde yaşıyorlardı. Belki kendilerine göre keyifliydiler ama yarını herkesten çok düşünme zorunluluklarının, yürek sıkıştıran baskısı üzerlerinden hiç gitti mi? Beyoğlu’ndaki bir kahvehanede rol beklerken yudumladıkları çaydan, yukarıdaki karedeki kadar keyif alıyorlar mıydı?

Tahmin etmek hiç de zor değil. Beş sene önce vefat eden Karga Kemal’in (Kemal İskender) Beyoğlu/Gazeteci Erol Dernek Sokak’taki cenazesinde, soldan ikinci oyuncu Tarık Şimşek (1991 yılında vefat ettiğinden) ve ortadaki Süleyman Turan haricindeki tüm emekçilerin ellerini sıkmış, kısa bir sohbet etmiştim. Ağlayıp isyan etmiyorlardı ama mağdurdular. Sönmez Yıkılmaz, eski ama eskimemiş takım elbisesinin iç cebinden bir kart çıkartıp uzatırken bana yardımcı olamayacağını biliyordu. İnanmıyordu ama kendini önemsemem adına dik duruşundan hiçbir şey kaybetmiyordu. İçlerinde Battal Gazi filmlerinden “zıpzıp” rolü ile hatırlayacağınız Necdet Kökeş’in de bulunduğu 15-20 kişilik bir gurup ile cenaze sessiz sedasız cenaze arabasına konulmuştu. Gazetelerin üçüncü sayfalarında “Karga Kemal öldü” diye ufacık bir haber verildi ve konu onlar için kapandı.
Lakin konu benim ve ekibim için kapanmadı ve asla kapanmayacak. Üçüncü Adam bu yüzden var. Bu yüzden var olmaya da devam edecek. Nereden nereye geldi yazı yahu? diye düşünmeyin. Arşivden çıkan masum bir kare, birkaç sinema emekçimizi daha anmamıza sebep oldu, fena mı?

Ruhunuz şad olsun Kemal İskender ve Tarık Şimşek…
Yazıda adı geçen ve hayatta olan emekçilerimize ise sağlıklı uzun ömürler…

Reklamlar

4 responses to “.::Neyin Şerefine İçiyoruz?::.

  1. Öncelikle Üçüncü Adam Dergi projenizde çalişmalarınızda başarılar dilerim.Sinemanın keyifli adam rolünü oynayan emekçi aktör ve aktrislerimiz gerçek hayatlarında keyifli olabilecek kadar maddi imkanlara sahip olamamışlardır.Zira şimdiki yeni yetme dizi oyuncuları gibi aldıkları yüklü paralarla hak edilmeyen lüks bir hayat yaşamamışlardır.Ama onlar kötü rolde oynasalar bile medyatiklik ve popülerlik peşinde olmayan yürekleri zengin insanlardı.Bu insanlarımızın dişe dokunur,görsel zenginlik sunacak bir yaşantıları olmadığı için tv ve yazılı basında yer edinememişlerdir.Sadece ölüm haberleri küçük bir karede verilerek vefalarını gösteriyorlar..! Onlar için unutulanlar bizim için unutulmayacak gerçek emekçilerdir.Sistemin temsilcisi egemen medya ve basın araçlarından emektar aktör,aktrisler adına vefa beklemek beyhudedir.Hepsi de gönlümüzde yaşıyor.Yaşayanlara sağlıklı ömürler ölenlere allahtan rahmet dilerim.Saygılar.

  2. Üçüncü Adam

    Ne güzel dile getirmişsiniz, ellerinize sağlık. Saygı ve selamlar bizen olsun efendim.

  3. bizim sinema emekcilerimiz hiç bir zaman amerikadaki şart ve imkanlarla filmler çekmediler,geçen senelere kadar ne bir sendikaları -ne bir örgütleri vardı ,nede sosyal güvenceleri onlar amatör bir ruhla yeşilçamı yaşattılar iyiki varsın üçüncü adam belki senin sayende yeşilçam daha geniş kitlelere hitap edecek belkide yeni nesil eski nesili daha iyi tanıyacak

  4. Üçüncü Adam

    Çok teşekkürler efendim. Sağ olun.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s