.::Yavuz Karakaş (1937)::.

DOLU DOLU GEÇEN BİR HAYAT

Dedelerim, aslen Elazığ Harputlu olup babamın dedesi vazifesinden dolayı Gaziantep’e göç etmiş; burada gaziantepin en tanınmış eşrafından olmuş.Beş kardeşimde Antepte doğdu. Antep’te o zamanlar “Hasan Fuatlar” diye anılırdık.Hatta orada adımıza “Hasan Fuat Çıkmazı” diye özel sokağımız vardı.Hasan amcam,Fuat babamdı.Aannemin babası dedem Osmanlı zamanında Harputlu Arif Ağa diye anılırdı.Dedem sonradan Harput’tan göç edip o zamanlar Osmanlı devletine ait olan Suriye’de Halep’eyerleşmiş.Birçok arazi alıp Halep’te ağalığına devam etmiştir. Halep’te hala gayrimenkulleri bulunmaktadır. Annem Halep doğumludur, babamla annem amca çocuklarıdır.Annem 15 yaşında babam ile evlenip Gaziantep’e yerleşmiştir.Dedem Arif Ağa Halep’te vefat etmiştir.

1943 senesinde babam beş kardeşimi, yani tüm çocuklarını alıp İstanbul’a gelmiştir. O zaman babam İstanbul Sirkeci’de 2 tane otel almış; otellerin ismi Gaziantep Oteli ve Cumhuriyet Hendek oteliydi.Antep’ten geldikten sonrada 3 kardeşim de İstanbul üsküdar’da doğdu ve böylece 8 kardeş olduk. 5 erkek ve 3 kız kardeş..İstanbul’a geldiğimiz zaman 2 nci Dünya Harbii devam ediyordu.Bu arada Suriye’deki dedemin malları Suriye’de kaldı.. Suriye ve Türkiye arasında emlak değiştirme veya satımı olmadığından dolayı orada bulunan arazilerimizi alamadan bu günlere kadar geldik.Hatta abim(Nihat Karakaş) ve kardeşim(Nejat Karakaş) Suriye’ye giderek arazilerimizi alabilmek maksadıyla oldukça uğraştılar, ancak bir sonuç alamadılar.Bu konuyu yakınen takip ediyorum, ancak iki ülke arasında bu konuda bir anlaşma olmadığından bir sonuç alamıyoruz.Birazda kendimden bahsedeyim. Babamın erken yaşta ölümünden sonra hayata atıldım, karemela şeker satmakla ticarete atıldım ve ardında kırtasıye dükkanı işlettim; bakkal dükkanı çalıştırdım, temizleme üzerine dükkan açtım.Anlayacağınız birçok işte çalıştım.Bu arada Üsküdar’ da Salacak gazinosu diye bir yer vardı; buraya çocukluğumdan beri giderdim.Bu arada  müziğe heves saldım; o ara Üsküdar Musiki Cemiyetine devam ettim; ayrıca kız kulesi musiki cemiyeti kurulmuştu.Muhsin Hocadan ve Şekip Ayhan Özıışık’tan ders aldım.Askere gitmeden evvel orkestrada batari çaldım.Orkestra da kurdum ve birçok gece kluplerinde düğün salonlarında orkestralığa devam ettim.

Askerden geldikten sonrada 1959 senesinde Ceylan yayınlarının fotoromanlarında, Kızılderili rolunde yer aldım.Daha sonra Kolsuz Bebek çekildi, hemen ardından filmi çekildi, ben de o filmde ilk defa rol aldım.1960 yılından itibaren Yeşilçam’da jön karekter rollerinde oynamaya başladım.Bu güne kadar sayısını hatırlayamadığım film ve dizilerde rol aldım. Önemli filmlerim arasında; Çanakkale Aslanları, Kocamın Nişanlısı (Rahmetli Sadri Alışık Gönül Yazar ve Çolphan İlhanla beraber), Bir Dağ Masalı (Türkan Şoray’ ın ağabeyi), Başımı Belaya Sokma (Eşref Kolçak’la)İyi Aile Çocuğu, Şaban Şark Bülbülü, İnek Şaban (Kemal Sunal ile) gibi filmlerimi sayabilirim.. STV’ de Sır Kapısı, TGRT’de birçok dizide, Berivan adlı dizide Merdan Ağa roluyle Sibel Can ile beraber olmak üzere birçok TV dizisinde rol aldım ve çalışmalarım devam etmektedir.

1970 senesinde Yeşilçamdaki  seks filmleri furyası başlayınca, yani kepaze fimler devri başlayınca ben sinemaya küserek filmlere ara verdim ve Almanya’ya, Hambuurg’a gittim.Köln’de kızım Ebru doğdu, bunun üzerine Türkiye ye tekrar döndüm.Eskiden okuyuculuk yaptığım için alt yapım olduğundan, film yerine 2 plak doldurdum.O zamanlar kaset, Cd yoktu, plak doldurulurdu. 4 parça okumuş oldum. O dönemlerde Şükran AY çok meşhurdur, beraber turnelere çıktık.özellikle Trakya ve Ege bölgelerinde 45 günlük turnelerimiz oldu.Seneler bu şekilde geçti, büfeler, restaurantlar, marketler.Şu anda film çalışmalarımla beraber oğlum Tolga ile beraber, Derya Dijital isimli fotoğraf stüdyosunu işletiyoruz.Büyük oğlum Fuat 41 yaşında, kızım 36, Tolga ise 31 yaşında. İki erkek, iki kız, 4 torunum var, günlerim onlarla geçiyor.Eşimle beraber mutlu bir şekilde yaşıyoruz.Seneler geçiyor, yaşımı merak edenlere; 1937 Gaziantep doğumluyum.Sizlerle beraber geçireceğimiz daha nice seneler dilek ve temennisiyle… 

YAVUZ KARAKAŞ

Yukarıdaki bilgiler Yavuz Karakaş abimin internet sitesinden alınmıştır. Kendisi, yaşantısını kendi kalemi ile en samimi şekilde anlatmış. Şimdi gelelim her zamanki gibi esas meseleye:  Benim kalemimden emektar sanatçı, bir İstanbul beyefendisi ve aile dostumuz Yavuz abimi anlatmaya…

Selam, sevgi ve sonsuz saygılarımla…

2007 yılıydı. Üniversitedeki ikinci senemi bitirip üçüncü seneme geçecektim. Bitirme projesi olarak bizlerden belirli temalar doğrultusunda kısa filmler çekmemiz istendi. Biz de üç arkadaş oturduk ve üç ayrı senaryo yazdık. Bu senaryoların ilkinde aşk, ikincisinde namus, üçüncüsünde –benim yazdığımda-  ise saygı temaları işlenecekti. İlk filmin çekimleri hemen bitti. Herkes birbirinin filminde kayda değer bir görev üsleniyordu. Ben diğer iki filmin de görüntü yönetmeniydim.

İlk film çekilirken ben saygı teması üzerine yazmış olduğum İstanbul Efendisi adlı filmim için oyuncu arayışımı sürdürüyordum. Filmi yazarken çıkış noktam, her sabah okula gitmek için beklediğim otobüs durağından geçen yaşlı bir amcaydı. Şık giyimli, her daim güler yüzlü, konuşkan bir adamdı. Senaryom bittikten sonra filmi ilk olarak kendisine teklif ettim ve hakkında çok yanıldığımı anladım. Kaba bir dille teklifimi reddetmişti. Kendisine yakıştıramadığım bu davranışı yaşlılığına verdim ve üzülerek yanından ayrıldım. Bana ilham verdiği için ve Yavuz abimi tanımama vesile olduğu için kendisine buradan teşekkürlerimi yolluyorum.

Aradan geçen günlerde diğer oyuncuların birçoğunu bulmuştum ama ana karakterim olan Niyazi Bey –ismini dedemden alır- hala muammaydı. Bir gün iş yerimizde otururken, daha sonradan aile dostumuz olduğunu öğrendiğim Yavuz Karakaş abim içeri girdi. Bir selam, bir hürmet derken sohbet başladı ve ben ilk fırsatta kendisini Kemal Sunal filmlerinden tanıdığımı ve çok sevdiğimi söyleyiverdim. Her daim sinemamızın emektarlarına sonsuz saygı duymuşumdur ama Yavuz abime olan saygım hoş sohbeti ve babacanlığı ile o an bin kat daha artıverdi. Tabii filmi hemen kendisine teklif edemedim. Çünkü çekiniyordum. Sinemamıza yıllarca emek vermiş, birbirinden usta yönetmenlerle çalışmış Yavuz Karakaş, benim gibi ikinci sınıfını bitirmek üzere olan genç bir yönetmen adayına nasıl yaklaşırdı bilemiyordum. Babam çok geçmeden o tatlı sohbetinin arasına benim filmi de sıkıştırıverdi. Gerçekten heyecanlandığımı hatırlıyorum. Yavuz abim de “Oynarım tabii ki canım, ne olacak. Evladımızın işi görülsün…” dediği an kalkıp elini öptüm ve sonsuz teşekkürler ederek filmden bahsetmeye başladım.

Senaryoyu çok beğendiğini söyledi ama bir sorun vardı: Yavuz abi şimdiye kadar oynadığı filmlerin hiçbirinde kendi sesi ile oynamamıştı ve sufle almaya alışık bir oyuncuydu. Benim ise filmi çekip üzerine bir de dublaj yapacak zamanım yoktu. Bu işin ancak şöyle üstesinden gelebilirdim: uzun diyalogları cümle cümle çekecektim ve kurguda aralara karşısındaki kişinin dinleme planlarını atarak, sahne bütünlüğünü bozmadan, filmden de hiç diyalog kesmeden filmimi çekecektim. Şimdi düşünüyorum da, iyi ki filmden diyalog atmadan düşündüğüm gibi çekmişim. Sonucu gerçekten de tatmin edici oldu ve izleyenler tarafından beğeni ile karşılanan bir filme sahip oldum.

Yavuz abi ile çalışmanın en güzel yanı ise, karşınızda bitmek bilmeyen bir enerji ile duran, tam profesyonel bir oyuncu olmasının sete yaydığı enerjiydi. Apartmanın merdivenlerinden çıktığı bir sahneyi beş-altı tekrar çektiğimi hatırlıyorum. Her defasında bana “iyi olana kadar çek” diyordu ama ben “acaba yoruldu mu, sıkıldı mı” diye düşünmekten kendimi alamıyordum. Setimizin ikinci günü onun bana aşıladığı bu güven ile çok daha rahat çalışmaya başlamıştım. Kadraja sırtı dönük duruyorsa ve “biraz sağına Yavuz abiciğim” diyorsam, milimetrik ayak hareketleri ile istediğim yere doğru hemen geliveriyordu. Bu, yıllarca sufle ile çalışmanın ona kazandırmış olduğu müthiş bir teknikti. Müzik altı planlarda da buna benzer şekilde çalışıyorduk. “Şimdi uzaklara bak Yavuz abiciğim… Biraz başını salla… İç geçir ‘ah nerede o eski günler’ der gibi… Tamam, şimdi aşağıya doğru yürü…” dediğimde sanki bunları duymuyormuş da kendi istediği gibi hareket ediyormuşçasına doğal hareketlerle oyununu oynuyordu. Bana da bu görüntüleri zevkle kaydetmek ve yaptığım işten zevk almak kalıyordu.

50 yılını sinemaya vermiş emektar bir sanatçının kendi sesi ile oynadığı -ve sesli olarak çekilmiş- ilk filmini çekmiş olmanın vermiş olduğu tarifsiz mutluluğu ve gururu ise inanın kelimelerle anlatamam.

Film üniversitede hocalarım tarafından da çok beğenildi ve sınıfın en yüksek notunu bir başka arkadaşımla beraber paylaştık. Elbette ki ne not, ne de sınıfı geçmem önemliydi. Bu işte önemli olan şey, Yavuz Karakaş abimi tanımak, onunla beraber çalışabilmek ve sağlam bir dostluk bağı kurmaktı. Ne zaman çayını içmeye gitsem yahut yolda karşılaşsak, dakikalarca sohbet edip, neler yaptığımızı ve bundan sonra neler yapacağımızı konuşmak kadar güzel bir şey yok.

Ömrün uzun olsun Yavuz abiciğim. Bana kattığın tüm güzellikler için sonsuz teşekkürlerimi sunuyor, selam, sevgi ve saygılarımı canı gönülden yolluyorum…

Filmimle aynı ismi taşıyan İstanbul Efendisi adlı çalışmalarını kullanmama izin veren Cengiz Onural‘a ve İncesaz ekibine de sonsuz teşekkürler.

Filmimi izlemek isteyen okuyucularımıza keyifli seyirler dilerim. Filmin sonlarına doğru radyoda çalan “Hiç Mi Gülmeyecek Benim De Yüzüm” adlı şarkıyı Yavuz Karakaş abim seslendirmiştir. Kendisinin aynı zamanda ses sanatçısı olduğunu da belirtmekte yarar var.

Yönetmen & Senaryo : Erhan Tuncer
Görüntü Yönetmeni & Kurgu : Erhan Tuncer
Ses : Kaan Yenileyen
Crane Operatörü : Ali Yeşilçimen
Müzik : İncesaz
Oyuncular : Yavuz Karakaş, Yusuf Ekşi, Onat Esenman, Murat Engiz, Harun Özdamar, Çağlar Köknaroğlu, İsmail Yıldız, Oğuzhan
Yapımcı: Nampas Film

FİLMOGRAFİ:

Kahramanlar 2009
Arka Sokaklar 2008
Memur Muzaffer 2008
Doktorlar 2007
Taşa Yazılan Aşk 2006
Diyet 2006
Başlık Parası 2006
Yanık Koza 2005
Büyük Buluşma 2004
Melekler Adası 2004
Gizli Dünyalar 2004
Elveda 2003
Yeşilçam Denizi 2003
Berivan 2002
Sırlar Dünyası / Sır Kapısı 2002
Bizim Aile 2001
Küçük Besleme 1999
Aynalı Tahir 1998
Yaman Gazeteci 1995
Afacan Tatlı Bela 1994
Aşklar Yalan Olmuş 1994
İnsanlar Yaşadıkça 1994
Aldanış 1993
Tutku 1993
Hoş Memo 1993
Gerçek Kesit 1993
Çıkmaz 1992
Büyük Mükâfat / Molla Hüsrev Hz. 1992
Sahipsizler 1989
Talih Kuşu 1989
Hedef 1989
Kızım ve Ben / Gurbet Kadını 1988
Umutların Ötesi 1988
Kızımın Kanı 1987
Lodos Zühtü 1984
Yaktı Beni 1983
Gazap Rüzgârı 1982
Bir Damla Ateş 1981
Vazgeç Gönlüm 1980
Aşkı Ben Mi Yarattım 1979
Bekçiler Kralı 1979
İnsan Sevince 1979
Nazey 1979
Şark Bülbülü 1979
Yanmışım 1979
İnek Şaban 1978
İyi Aile Çocuğu 1978
Kanlı Savaş 1974
Sevmek 1974
Ana Yüreği 1969
Ayrı Dünyalar 1969
Abbase Sultan 1968
Gök Bayrak 1968
Kafkas Kartalı 1968
Mezarım Mermerden Olsun 1968
Parmaksız Salih 1968
Bir Dağ Masalı 1967
Ah Bu Kadınlar 1967
Ajan 14 Yosmalar Arasında 1967
Cango Ölüm Süvarisi / Korkusuz Adam 1967
Son Gece 1967
Felaket Kuşu 1967
Battal Gazi 1966
Burçak Tarlası 1966
Fatih’in Fedaisi 1966
Hazreti Süleyman Ve Saba Melikesi 1966
İstanbul Dehşet İçinde 1966
Yiğitler Ölmezmiş 1966
Elveda Sevgilim 1965
Ağlayan Gözler 1965
Bize Türk Derler 1965
Dokunma Bozulurum 1965
Gönül Kuşu 1965
Kardeş Belası 1965
Kocamın Nişanlısı 1965
Adanalı Tayfur Kardeşler 1964
Fıstık Gibi Maşallah 1964
Afilli Delikanlılar 1964
Atçalı Kel Mehmet 1964
Ayvaz Kasap 1964
Çanakkale Aslanları 1964
Halk Çocuğu 1964
İçimizdeki Şeytan 1964
Yankesici Kız 1964
Ayşecik Canımın İçi 1963
Helal Olsun Ali Abi 1963
Korkusuz Kabadayı 1963
Sabahsız Geceler 1963
Aşk Yarışı 1962
Sokak Kızı 1962
Ümitler Kırılınca 1962
Zorla Evlendik 1962
Vatan Fedaileri 1961
İzmir Ateşler İçinde 1959

Genseriko (Nam-ı Diğer: Lüzumsuz Adam)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s