Eskişehir’de Festival Rüzgarı

Eskişehir Film Festivali sanatseverlerle buluştu.

1-11 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek olan festivalin açılış töreni, Anadolu Üniversitesi Sinema Anadoluda gerçekleştirildi.

Burada konuşan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Davut Aydın, üniversitenin yılda 2 bin 200 etkinlik gerçekleştirdiğini, bu etkinliklerin bin 300’ünün kültür ve sanat etkinliklerinden oluştuğunu söyledi. Prof. Dr. Aydın, “Göreve geldiğim süre boyunca yaklaşık 360 etkinlik gerçekleştirdik. Söz konusu etkinliklerin 289’u kültür sanat faaliyetleriyle ilgiliydi. Anadolu Üniversitesi, kültür sanat faaliyetlerine çok önem veren bir üniversitedir” dedi.

Konuşmanın ardından Cüneyt Arkın ile Zuhal Olcay’a “Onur Ödülü”, Hilmi Etikan ile Sadi Çilingir’e “Sinemaya Emek Ödülü” verildi. Olcay, ödülünü alırken gözyaşlarına hakim olamadı.

BÜYÜKERŞEN’İN CÜNEYT ARKIN İLE İLGİLİ ANISI
Arkın’a ödülünü veren Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, yaptığı konuşmada, Arkın’ın Eskişehir’de Askeri Hastane’de yedek subay olduğu zaman, kendisinin de kentte bir tiyatro oyununda rol aldığını belirtti. Büyükerşen, Arkın’ın da askeriye de görevli olduğu için sadece oyunun provalarını seyredebildiğini ifade etti.

Arkın’ın askeri elbiseler içinde düzgün fizikli bir yapıda göründüğünü anlatan Büyükerşen, şöyle konuştu:

“İkimiz de okul sıralarından beri birlikte olduğumuzdan birbirimiz iyi tanıyoruz. Aslında ikimiz de çarpık bacaklıyız. Doktorlar Caddesi’nde karoların üzerinde mankenler gibi bacaklarımız düzelir mi diye yürürdük. Onun bacaklarının yamukluğu ata binmekten değildir.

Halit Refiğ bir film çekiyordu o sıralar. Genç subaylara da roller veriyordu. ’Ben de Halit Refiğ’i muayenehane çağır. Sana rol verirler’ dedim. Gitmiş, sormuş. Film bitmiş o sırada. O da Cüneyt’e bir kart vermiş. Daha sonra Cüneyt’i İstanbul’a çağırmış. Cüneyt’in gidişi o gidiş oldu. Yurt dışında da filmler çekti. Ben de sinirimden Eskişehir Anadolu Üniversitesinde sinema okulunu kurdum.”

Arkın da “Büyükerşen, sinema sanatçısı olsaydı, Anadolu’nun ortasındaki bir bozkırda böylesine güzel bir kent ve güzel bir Anadolu Üniversitesi oluşturulmazdı” dedi.

Sinemaya başladığında ülkenin nüfusunun 30 milyon olduğunu ve 1 yılda 15 milyon kişinin sinemaya gittiğini anlatan Arkın, şöyle konuştu:

“Şalvarlı kadın bile 2 ayda bir sinemaya giderdi. Karakter oyuncuları ülkenin değerleri ayakta tutarak Türkiye toplumunu da ayakta tuttu. Kaynaştırdı, ülke değerlerinde birleştirdi. Yeşilçam bitti. Ülkedeki kutuplaşmalar başladı. Bu bir gerçek. Türk sineması bir zamanlar ülkenin yaşama biçimiydi, kültürüydü.”

Ödül töreninin ardından festivalin açılış filmi olarak da yönetmenliğini Christian Carion’un yaptığı Fransız yapımı “Elveda” filmi gösterildi.

http://www.radikal.com.tr

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s